AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-12-21
Cumartesi akşamı CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçaroğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ile İstanbul Zanzibar’da bir akşam yemeği yedik.
Siyasetin hemen her alanında bir ufuk turu yaptığımız bu yemekte, bana büyük itimat gösterdiler ve sansürsüz konuştular.
Dolayısıyla, ben de onların bu samimi güvenine binaen bağlamından kopabilecek sözleri değil, yemeğin ruhundan çıkarttığım izlenimleri ve kendi sözlerimi yazacağım.
1. Kılıçdaroğlu ve Tekin her konuda aynı şeyi düşünmüyorlar. Ama aralarında yüksek bir uyum var. Kendi aralarında da müzakereye açıklar.
2. Türban ve diğer dinsel konularda katiyen CHP yönetiminden farklı, daha özgürlükçü düşünüyorlar.
3. Ergenekon davası konusunda eleştirileri var ama ‘avukatız’ diyen bir tutumları yok.
4. Demokratik Açılım’a değil, uygulanma biçimine karşılar. Ayrıca bugün konuşulanlardan daha ileri adımlar atılması gerektiğine de inanıyorlar.
5. Söylediğim gibi, buraya yazdığım hiçbir şey demeç değil, konuşmanın bütününden benim çıkarttığım sonuçlar... CHP’nin ‘Demokratik Açılım’ sürecini daha iyi ve güvenlikli yürütebileceği kanaatinde oldukları izlenimini aldım.
6. CHP’deki entelektüel kadro sıkıntısı konusunda ana hatlarıyla benimle aynı fikirleri paylaşıyorlar.
7. Onur Öymen’in ‘Dersim Gafı’ konusunda, Dersim’li Kılıçdaroğlu bütün samimiyetiyle Öymen’in kötü niyetli olmadığını ama bu konudaki bilgisizliğinin kurbanı olduğunu düşünüyor.
8. İstanbul’da CHP’nin 1. parti olduğuna kesin gözüyle bakıyorlar.
9. Koalisyon ihtimalleri konuşulduğu zaman, tek başına iktidara vurgu yapıyorlar ama ihtimallerin spekülasyonlarını da yapıyorlar.
10. Bu ihtimal spekülasyonları arasında CHP-AK Parti koalisyonu ihtimalini onlar telaffuz etmedi ama ben ısrarla sordum. Bu ihtimal üzerine de konuştuk.
11. Genel olarak, CHP’nin bugün kamuya yansıyan tutumundan oldukça farklı düşünceler taşıdıkları sonucu ortaya çıkıyor.
12. Ama anladığım kadarıyla, asla CHP dışına çıkmak veya CHP liderliğini hedef almak istemiyorlar. Samimi bir siyasi mücadeleyle partilerini geliştirmeyi ve değiştirmeyi hedefliyorlar. Halihazırdaki CHP siyasetinden daha demokrat, daha solcu, daha sosyal adaletçi, daha entelektüel bir söylemi tercih ediyorlar.
13. Hem CHP müktesebatını koruyan hem de onu geliştirip bugünün ülke sorunlarına cevap bulmaya çalışan bir entelektüel çaba içindeler.
14. Bırakın böyle bir çabanın katacağı zenginliği; benimle bu Zanzibar yemeğinde kullandıkları siyasal dili ve tutumu kamuoyuyla paylaşabilseler CHP oylarına önemli bir puan ekleyebileceklerini söyledim. Ekranlarda izlediğimizden çok daha yüksek profilli ve tesiri çok daha yüksek bir söylemi , seçim sath-ı mailine saklıyor olmalılar.
15. Zanzibar bir ‘Beyaz Türk,’ restoranı. Biraz rahatsız olduğum için evime yakın olsun diye burayı ben tercih ettim. Ve çok ilginç bir manzara ile karşılaştık. Kılıçdaroğlu ve Tekin’in yanına gelen CHP’lilerin, onlar her ne kadar söylenenleri benden saklamaya çalıştılarsa da, ‘Genel Başkan’ın tutumundan şikâyet ettikleri anlaşılıyordu.
Bütün bunlardan vardığım sonuç ise şu:
Kılıçdaroğlu ve Tekin ikilisinin partilerine ve liderlerine muhalefet etmeyerek onların gelişmelerine yardımcı olan tutumları CHP için son şans. Hem yenilikçi hem de ısrarla partiye ve lidere sadakat gösteren farklı ve samimi bir siyaseti tercih etmişler.
Önümüzdeki nisan ayında CHP’nin önünde bir kongre var. Bu kongrede CHP; Kılıçdaroğlu-Tekin’in temsil ettiği değişim söylemini ne oranda tercih ederse, iktidar alternatifi olma niteliğini o oranda yükseltecek, diyebiliriz...
Tabii iktidar olmak isterse...
Meraklısına not: Kılıçdaroğlu-Tekin ikilisine; bir sonraki yemeği, Fatih’te dindar entelektüellerin devam ettiği ‘Eski Kafa’ isimli kafede yiyeceğiz.