İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Türkiye'ye tuzak

'Åžeytanın en büyük hilesi, dünyayı var olmadığına inandırmaktır.' Bu cümle Baba filminden...
Son aylarda olup bitenlere bakınca sık sık ÅŸeytanın kurnazlığını düÅŸünüyorum.
'Görünen' her ÅŸey tuhaf.
Derinine indikçe daha da garipleÅŸiyor.
Büyük bir tuzak kurulmuÅŸ, çok yönlü bir kandırmaca...
Gerçekler var, onun esas aktörleri, bir de ÅŸahit olduÄŸumuz olaylar. Bizleri bir ÅŸeylere 'inandırmak' istiyorlar. Birilerinin devreye girip 'Türkiye dikkat! Oyuna gelme' demesi lazım. Aklıselim birileri, akil adamlar, yüksek siyaset katının, devletin zirvelerinin sahipleri...'Oyun ve tuzak bozucular.'
Bekleyelim bakalım kim sahne alacak?
Kurumlar arası kavga tırmandı. Karşılıklı güvensizlik doruk noktasında. Emniyet'in en üst düzey görevlileri tutuklanıyor. 'Kurum içi temizlik mi?' yoksa 'güç ve iktidar kavgası mı?'
Aynı şekilde MİT mensupları cezaevine giriyor...
Bazı hakim ve savcılar belli hassas konularda soruÅŸturma yapıyor. Sonra onlarla ilgili baÅŸka soruÅŸturmalar, davalar açılıyor. Kim haklı, hangisi doÄŸruyu yapıyor? Yargı kendi içinde mi bölündü, siyasallaÅŸtı mı? Cezalandırma mı yapılıyor, karartma mı? Yoksa siyaseti yönlendirmek isteyen yargıya bizzat yargı mı müdahale ediyor? Hangisi?
Bir hakim CumhurbaÅŸkanı'na ve BaÅŸbakan'a dava açıyor, sonra kendisine yönelik suçlamalar yapılıyor, meslekten ihracı isteniyor. O da dinleme merkezine baskın yaptırıyor, ortaya vahim iddialar çıkıyor. O hakim, MİT ve Emniyet yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Hakim kurban mı, adalet arayan bir Don KiÅŸot mu yoksa yargının siyasallaÅŸmasının bir   aktörü mü?

DARBE OLASILIÄžI YOK, AMA...
Ülke ve bölgenin tarihinin en kritik döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri hedef tahtasında. Başındaki komutan kurumlararası iÅŸbirliÄŸi çaÄŸrısında bulunuyor, aksi halde çatışma ihtimalinden bahsediyor. Komutan haklı, kurum yıpratılıyor. Öte yandan kurumun hiç alışık olmadığımız hatalar yaptığına tanık oluyoruz. Ve ilk defa her ÅŸey bütün Türkiye'nin gözünün önünde oluyor. Hayır Türkiye'nin deÄŸil, bütün dünyanın gözünün önünde... Bunun bir amacı olmalı, TSK'nın gücünü zayıflatmanın anlamı...
Asker, yargı, Emniyet, MİT...
En kritik, en hayati kurumlarla ilgili tablo taşınabilir, tahammül edilebilir mi sizce? 
Åžu anda devlet yapısı böyle. Siyasal iktidara bakalım. Onun da başı, neredeyse bütün kurumlarla dertte.
İşte tuzak burada...
Türkiye yönetilemez olsun isteniyor.
Devlet parçalı hale gelsin, karar alamasın, politika uygulayamasın...
Bize yön ve yörünge empoze etme peÅŸindeler.
22 Temmuz seçimlerinden itibaren Türkiye'de iktidar partisi almış olduÄŸu büyük oy desteÄŸine denk ölçüde 'muktedir' deÄŸil. Bir tek dış politikayı istisna tutuyorum. İşte onun için de sürekli yurtdışındalar.
Hiçbir parametreye göre Türkiye'de bir darbenin gerçekleÅŸme olasılığı yok. KiÅŸisel fikrim, son 10 yılda da hiç olmadı. Hangi çılgın aklından geçirmiÅŸse de ÅŸaÅŸarım, bu bir dönemin kuvvet komutanı olsa da...
Ama son sekiz yıldır sürekli bir 'darbe' tezi ve buna paralel, 'darbe olmayacak' söylemi gündemde tutuldu. Bilinçli olduÄŸu düÅŸüncesindeyim. İktidarın kimyasını bozdular. Kaos duygusu, karmaÅŸa psikolojisi yarattılar. İktidar da bu girdabın bir parçası haline geldi.

HEDEF SADECE İKTİDAR DEĞİL, TÜRKİYE
Artık Türk toplumunun kolektif zihniyeti de devletin kurumsal hafızası ve refleksi de darbeye kapalı. Uluslararası konjonktürü zaten geçiyorum. Artık herhangi bir suikast veya çok kanlı katliamlar bile darbe ortamı yaratamaz.
Ergenekon soruÅŸturmaları sürerken, hem de en güçlü dalgaları yaÅŸanırken, 'olaÄŸan ÅŸüpheliler listesinin' başındakiler evlerinde krokiler, bahçelerinde cephanelikler ve bilgisayarlarında listelerle yakalandılar.
Türkiye üç gündür Bülent Arınç'ın mahallesindeki dünyanın en komik teknik takip veya suikast senaryosuyla oyalandı. Dün TSK açıkladı da 'köstebek avı' olduÄŸu anlaşıldı.
Sanki çok tehlikeli, vahim ve kanlı birtakım eylemlerin içinde olan karanlık odaklar bu faaliyetlerini gizlemeye çalışmıyorlar. Tam tersine özellikle böyle bir dehÅŸet algısı yaratmak istiyorlar ve bilinçli olarak yakalanıyorlar gibi...
Büyük bir mühendislikle karşı karşıyayız. Bunların hepsini tek bir merkez yapıyor demek, bir ülkeyi, bir istihbarat örgütünü suçlamak yanlış. Ama büyük resim bize burada kurbanın salt iktidar olmadığını, Türkiye'nin elinin kolunun baÄŸlanmak istendiÄŸini gösteriyor.
Maalesef yapımız 'kırılgan' ve 'provokasyona açık' hale getirildi. Ciddi bir zafiyet. Türkiye'de darbe olmaz ama Türkiye'ye darbe vuruyorlar, durmadan. Bunu kim önleyecek? Ben çözümü yine BaÅŸbuÄŸ'la ErdoÄŸan'ın bu konuya özel görüÅŸmesinde görüyorum.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3