Nedim Atilla nedim.atilla@aksam.com.tr

kategori2

Bereketli bir yıl olsun!

Ağız tadıyla geçmesini dilediğimiz yeni bir yılın ilk günlerindeyiz. Her yeni başlangıçta olduğu gibi huzur ve bereket derdindeyiz. Bereket deyince de, Anadolu mutfağının etnik zenginliği geliyor insanın aklına kuşkusuz...
Geçtiğimiz cumartesi günü, evlere bereket olsun diye pişirilen 'Aşure' günüydü... Kerbela'yı yad etti insanlar önce Anadolu'da. Caferiler, Hazreti Muhammed'in torunu İmam Hüseyin ve yakınlarını, şehit edilişlerinin 1370. yılında andı. İmam Hüseyin anısına yemek ve helva dağıtıldı; hayırseverler tarafından camilerde anma etkinliklerine katılan vatandaşlara 'ihsan yemeği' ikram edildi. Geçen salı da aşureler pişirildi hep birlikte...
Cumartesi günü ise Muharrem'in 10. günüydü ve Alev” dostlarla, üzeri çekirdeksiz narlarla süslü aşurelerimizi kaşıkladık iştahla. Aşurenin olmazsa olmazı buğdayın, Anadolu'nun ortak dilinin de bir parçası olduğunu konuştuk. Buğday, insanoğlu tarafından ilk ekilip biçildiğinden bu yana daima bereketin sembolü olmuş. Türk cumhuriyetlerindeki 'Nevruz' kutlamalarında, çimlenmiş buğdayın yeri ayrı örneğin. Ana malzemesi buğday olan aşure de, bir tür yeni yıl tatlısı. İslam” takvimin birinci ayı Muharrem, aynı zamanda 'Aşure Ayı' olarak anılıyor. Hepimiz biliriz; aşure, tam bir bereket aşıdır. Aynı zamanda bir matem yemeğidir de... Hz. Ali'nin oğlu Hüseyin'in Kerbela'da öldürülüşünün yası tutulur. Bu sebeple Aleviler, Muharrem ayının ilk 12 günü boyunca matem orucu tutarlar; orucun son günü de aşure yapıp dağıtırlar.
20 gün kadar önce de, Yahudi yurttaşlarımız Hanuka (Işıklar) bayramını kutladılar. Bir yandan 'Hanukiya' adı verilen dokuz kollu şamdanlarda, sekiz gün süreyle, her gün bir tane artırarak yakılan mumlar ya da kandiller, ümidin ve neşenin simgesi olurken, hemen her evde pişirilen kadayıf ve susam tatlıları da yeni yılın ümidine eşlik ettiler.
1 Ocak gününün ilk saatlerinde ayrıca, yine 'nar'lar kırıldı bolluk ve bereket adına; evlerin, işyerlerinin önünde. Hemen her etnik grubun geleneğinde olan 'narları kırıp tanelerini ortalığa saçma' geleneği yaşatıldı bir kez daha. Bereket, bir iken bin olsun diye...  
Ermeni yurttaşlarımız ise, 6 Ocak günü kutlayacaklar Noel'i.  Diğer Hıristiyan mezheplerinden farklı olarak, 'Vaftiz Yortusu' ile birlikte kutlanan Ermeni Noeli'ne 'Gağant' adı veriliyor. Gağant, aynı zamanda zengin ziyafet sofralarına da verilen ad. Zeytinyağlı, bol soğanlı, baharatlı yaprak ve lahana sarmaları, midye dolması, topik, hindi ve Ermeni aşuresi 'anuşabur', bu sofralarda mutlaka bulunuyor. Takuhi Tovmasyan, 'Sofranız Şen Olsun' adlı kitabında, yılbaşlarında Rum komşuları Madam Fofo ile yapılan yiyecek alışverişini anlatırken, 'Her yılbaşı bizden bir tabak anuşabur alır, karşılığında da kocasının Hacıbekir'den getirdiği Ayvasil pidesini verirdi. Yani bereket alır, bereket verirdi kendi inancına göre' diyor. Sahi, Hacıbekir 'Ayvasil' yapıyor mu hala? Rumların ölenin arkasından (helva gibi) dağıttıkları 'Koliva' ise, kuru aşureye benzer. Haşlanmış buğday, tahıllar ve yemişler külahların içinde ziyaretçilere dağıtılır.
Süryani yurttaşlarımıza gelince... Onlar da             7 Ocak günü, 'Dagısto Dugarso' yapacaklar yeni bir yılın onuruna. Bu lezzetin yapımı oldukça kolay aslında. Öncelikle 'ıtşişe' denilen yarma buğday suda haşlanır. Üzerine soğuk süt eklenir. Kaynayan sütün içine şeker ilave edilir. 5 dakika daha kaynatılır ve sıcak servis yapılır.
Eskiden anneannemin Girit'ten gelen akrabaları 5 Ocak'ta 'mayeria' yaparlardı. İzmir'de, Ayvalık'ta çoktan unutuldu, ama duyduğuma göre Tarsus'ta hala yapılıyormuş. Tijen İnaltong arkadaşımız, 'Bu yemek, çok eski bir Yunan geleneğine dayanıyor. Kesin olarak bilinmemekle birlikte, eski dönemlerde tanrılara sunulan yemeklerden biri olduğu da söyleniyor. Binlerce yıllık gelenek bugüne kadar gelmiş ve ona 'pek      çok tohum' anlamına gelen 'polisporia' da      denmiş' diyor.
Arzu ederseniz, siz de 'Mayeria' pişirebilirsiniz. Bolluk bereket dolu günler sizin olsun!
Mayeria
Malzemeler: Her birinden yarımşar su bardağı olmak üzere nohut, buğday, kuru fasulye, yeşil mercimek ve börülce
Servis için: Bir avuç ince kıyılmış taze veya kuru soğan, birer avuç doğranmış dereotu, maydanoz, nane, bol zeytinyağı, limon, tuz ve karabiber
Hazırlanışı: Bakliyatı ve buğdayı ayrı ayrı suda bekletin. Sonra bir tencerede bol suyla kaynatın. Önce buğdayı ve nohudu ekleyip 15-20 dakika kaynatın; sonra da diğer bakliyatı ekleyin. Ateşten almadan tuzunu ve biberini ekleyin. İsterseniz çorba, isterseniz suluca sunabileceğiniz bu yemeğe, arzu ettiğiniz miktarda limon suyu, zeytinyağı ve yeşillik ekleyip karıştırın.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3