Gündem yoğunluğundan dikkatlerden kaçtı ama geçtiğimiz hafta AKŞAM'da çok önemli bir manşet haber vardı. Haberde Rusya'nın imam hatip modeli okullara yeşil ışık yaktığından bahsediliyordu. Moskova'dan Türkiye'ye heyetler gelecek ve imam hatip sistemini inceleyip, Rusya'ya adapte edeceklermiş.
***
Bu karar o coğrafyada İslam'la ilgili bir algı değişikliği isteğine işaret ediyor. Orta Asya'da Müslüman deyince şimdiye kadar hep kendine özgü bir tip geldi akıllara. Bu tip çizmeli, postallı ve vandaldı. Kentli değil, kırsaldı. Erkekti. Ve kontrol dışıydı. Putin yönetimi kendi denetiminde oluşturmak istediği yeni sistemle bunu yıkmayı amaçlıyor.
***
Peki ama Müslümanlar şimdiye kadar nerede eğitim görüyordu, diye soruyorsanız... Sovyet sisteminde din unutturulmaya çalışılmıştı, daha sonra ise kontrolsüz bir şekilde geri döndü. Müslümanlar dini eğitim deyince tek bir modele hapsoldular: Medrese. Medreselerin denetimi neredeyse imkansızdı. O nedenle İslam üstünkörü ve keyfi bir şekilde öğretildi, Ortadoğu coğrafyasına benzemeyen bir şekilde radikalleşti.
***
Rus yönetimi işte bu gidişten rahatsız. O nedenle bir süredir ülkedeki Müslümanlar'a örnek olması için alternatif model arayışındaydı. İmam hatip modelinde karar kılması bu arayışın sonucu. Bu okulların açılması ile birlikte ülkede artık İslam eğitimi devlet kontrollü bir şekilde verilecek. Yani aslında oradaki 'İmam Hatip'in temsil ettiği ile buradaki 'İmam Hatip'in temsil ettiği taban tabana zıt olacak. Orada medreseye alternatif ve daha seküler görülen bir sistem diye değerlendirilecek.
***
Plan işler ve imam hatipler Rusya'da 'İslam'ın modern yüzü' haline gelirlerse Türkiye'de ilginç tartışmalara hazır olun...
2010'un savaşı: Yemen
2009'UN son günlerinde önümüzdeki dönem dünya siyasetini kökten belirleyecek bir değişiklik oldu. ABD, El Kaide ile savaşta üçüncü cephe olan Yemen'i açtı. Obama 'barış sloganları' ile oyları alsa da artık Afganistan-Pakistan ve Yemen üçgeninden oluşan dev bir coğrafya ile fiilen savaşta.
***
Peki ama Yemen de nereden çıktı?
***
Bu ülkeyle ilgili planlar geçtiğimiz hafta ABD'deki bir uçağı patlatacakken yakalanan ve Yemen'de eğitim gördüğü anlaşılan terörist ile başlamış gibi sunuluyor. Halbuki öyle değil. CIA geçtiğimiz yıl terörle mücadele uzmanlarını Yemen'e gönderdi. Aynı zamanda özel operasyonlardan sorumlu isimler de sesiz sedasız ülkeye gittiler ve oradaki güvenlik güçlerini eğittiler. Pentagon son 18 ayda Yemen ordusuna eğitim vermek için tam 70 milyon dolar harcadı!
***
Kısacası Yemen uzun süredir ABD takibinde. Buradaki cephe dün açılmış değil. Ancak yine de Yemen'in açıkça Af-Pak'a (Afganistan-Pakistan) eklemlenmesi masada değildi. Yeni olan bu.
***
Gelelim El Kaide'nin bu ülkedeki faaliyetlerine... Nasıl oldu da terör üssü haline geldi Yemen?
Birinci neden Yemen Hükümeti'nin politikası. Ülkedeki siyasiler Afganistan'da savaşan eski cihatçılara kapılarını açtılar. Bu sayede El Kaide burada gittikçe yoğunlaştı. Hatta birçok eylem planını buradan yaptı.
***
İkinci neden beşeri koşullar. Ülke başkent Sana ve etrafı dışında kontrolsüz . Terör örgütlerinin gelişmelerine uygun. Burada takip zor. Silah edinmek kolay. Bu sebeplerle Yemen terör açısından 'sulak bir alan'.
***
Ancak 2001'den beri sonuç alınamayan aynı yöntemle cephe genişletmek anlamlı mı? Bir tek Afganistan'la bile baş edemeyen ABD şimdi üç ülkeyi birden kontrol edebileceğine nasıl inanıyor?
***
Sanırım 2010'un global boyuttaki ilk tartışması Yemen üzerine olacak.