Her ulus, halk ya da topluluğun bir dil alışkanlığı vardır. Tüm bunları bilmiyorum ama Türklerin ya da Türkçe konuşanların bence biraz da anlamlı ve ilginç bir konuşma özelliği bulunmaktadır. Bu özelliğin çok detaylı sosyolojik bir anlamı olmasına rağmen ben burada işin biraz da eğlenceli tarafına bakmayı düşünüyorum.
Örneğin 'Gerçekten' sözcüğü..
Yapılan tüm araştırmalar, 'ortalama' bir vatandaşın günlük olarak ortalama 250-300 kelime kullandığını göstermektedir.
Dikkat edilirse bu kelimlerin neredeyse % 10'u 'gerçekten' sözcüğüklerinden oluşuyor. Yani evde, sokakta ya da işte bir vatandaş kullandığı her 10 sözcüğün içinde mutlaka bir 'gerçekten' vardır. Bunu neden yaptığını bulmak bence ciddi bir araştırma konusudur. Ama bana göre insanlar söylediklerine ya kendileri inanmıyor, ya da çok güvensiz oldukları için bu sözcüğü sıkça kullanıyor.
Ama işin çok daha eğlenceli tarafı günlük yaşamında bu sözcüğü kullanan dublajcılar yabancı filmleri seslendirirken de bu sözcüğü çok kullanmaktadır. Böylece bir İngiliz, Fransız ya da başka bir ulusun insanları da 'gerçekten'ci olmuş oluyor.
Aynı komik durum Arapça çevirisi yapılan Türk diziler için de geçerli .
Orada da çevirmenler 'gerçekten' sözcüğünün çok önemli bir anlamı olduğunu sanarak diyalogları olduğu gibi çevirmekte ve seslendirenler de 'gerçekten' karşılığı olan 'filhakika' sözcüğünü sık sık kullanmak zorunda kalıyor.
Gelelim 'Yani'ye...
Bu sözcüğü ise neredeyse herkes günde yüzlerce kez kulanmaktadır ve bence hiçbir anlamı ve amacı yok. İnsanlar bu sözcüğü belki de bir konuyu onaylamak, vurgulamak ya da pekiştirmek için kullanıyor gibi ama genelinde çok fazla bir anlam taşımıyor .
'İnanılmaz' sözcüğü ise çok daha ilginç.
Mademki inanılmaz; o zaman neden insanlar bir konuyu vurgulama gereği duyarken bu sözcüğü kullanıyor?
Örneğin 'inanılmaz derecede güzel' ya da 'inanılmaz sevimli', 'inanılmaz büyük', 'inanılmaz güçlü'...
Bunun yerine örneğin Türkçe olmamakla birlikte 'çok, muazzam, müthiş'
ve benzeri sözcükler kullanılabilir ve böylece 'inanç' ile ilgisi olan 'inanılmaz' sözcüğünden kurtulmuş olunur.
Belki de sıkıntı Türkçe'den kaynaklanıyor.
Bu dilin sözcük haznesi az olduğu için günlük yaşamda insanlar bir konuyu ifade ederken zorunlu olarak sıkıntı çekiyor.
Türkçe'de Osmanlı'dan kalma bir alışkanlıkla bol miktarda Arapça, Farsça ya da Fransızca ve İngilizce kökenli sözcüklerin bolluğu ise durumu daha da karmaşık bir hale getirmektedir. Hatta bazı kavramların Türkçe karşılığı olmaması işi daha zorlaştırmaktadır.
Örneğin halk, demokrasi, politika, ekonomi, asker, Parlamento, ihtilal..
Ki Arapça'dan alınan bu son sözcük orijinde 'işgal' demektir.
İhtilal 'askeri müdahale' yerine son dönemde kullanılmaya başlanan darbe
sözcüğü de Arapça kökenlidir.
Durum böyle olunca insanlar doğal olarak o anda karşılığını bulamadıkları sözcüklerin yerine 'şey, şey, şey' deyip geçiyor.
İşte size bazı örnekler.
'Hani o şey var ya şey olsaydı belki de şey olacaktı ve biz o şeyi alıp şey
yapacaktık''...
Başka bir örnek:
''Hani şey var ya şeyini şey yapsaydı belki de çok daha şey bir duruma
gelirdi''...
Şimdi bu yazıyı okuduktan sonra kendinizin ve çevrenizdeki insanların konuşmalarına dikkat ederseniz 'ortalama' bir vatandaşın ortalama olarak kullandığı sözcüklerin ortalama %15-20'sinin bu dört sözcükten oluştuğunu göreceksiniz.
Durum böyle olunca insanın bilgi haznesi zayıflıyor, ufku daralıyor ve böylece analiz yeteneği giderek yok oluyor.
Bu tür insanları etkilemek, bir yerlere doğru sürüklemek, aldatmak ve düşünme yapılarını istenildiği şekilde oluşturmak daha da kolaylaşıyor.
Bu ise toplumsal ve siyasal açıdan Yani gerçekten inanılmaz şey!!!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.