AKŞAM GAZETESİ | Özlem Çelik | 2010-01-17

kategori2

Ağa roman yazdı 'Aşiretin öteki yüzü'nü anlattı

Yılbaşında bir roman çıktı: Aşiret ve Öteki  Yüzü.    
Bir ay dolmadan ilk baskısı tükendi. İkinci baskı yolda.   
Yazarı Hamit İzol, Türkiye'nin en büyük aşiretlerinden İzol aşiretinin önde gelen isimlerinden biri. Yazdıklarının hepsi gerçek! Sadece isimleri değiştirmiş.

***
Hamit İzol, AK Parti Milletvekili Zülfikar İzol'un amcasının oğlu.
Üç kız, bir erkek, dört çocuk sahibi Hamit İzol'a neden böyle bir roman yazmaya ihtiyaç duyduğunu sorduk:
'Kardeşin kardeşi öldürmesi, töre adına işlenen suçlar, başlık parasını ödeyemediği için sevdiğiyle evlenemeyenler, çok eşli evlilikler, üvey kardeşler arasındaki düşmanlıklar, akraba evliliğinden sakat doğan çocuklar, ölen kardeşinin eşiyle evlenmek zorunda kalanlar... Tüm bunları yaşadım. İstedim ki yazayım, bunları başkaları yaşamasın. Amacım bir mesaj vermekti. İnşallah başarılı   olurum.'
Çocuklarınız nasıl karşıladı romanınızı?
Çok olumlu tepki verdiler. Oğlum 35 yaşında. Avukat kızım 33, İngilizce öğretmeni kızım 22 yaşında. En küçük kızım ise lise son sınıfta. Kızlarıma çok düşkün bir babayım. Hepsini okuttum.

***
Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya, 'Aşiret ve Öteki Yüzü' adlı kitabı Moskova dönüşü Başbakan'ın uçağında, Kürşad Tüzmen'in elinde gördüğünü anlattı. Tüzmen, Küçükkaya'ya kitabı çok etkileyici bulduğunu söylemiş. Gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlatma cesareti gösteren Hamit İzol'un kitabının editörlüğünü yapan da bir meslektaşımız, Gazeteci-Yazar Uğur Becerikli.

CİNAYETLERİ KADINLAR MI TEŞVİK EDİYOR?
Kitapta önemli bir vurgu var, 'Doğu'daki kadınlar sanıldığı kadar mazlum ve masum değiller.' İşte kitaptan çarpıcı bir bölüm:
'Bir üvey ana çatışması nerelere varıyordu böyle. Bedir'in annesi geldi aklıma. Oğlu kocasını ve kardeşlerini öldürmüş, herkes feryat figan ederken o dirseklerine kadar kınalar yakıp, bir damla gözyaşı dökmeden yas tutanların arasında dolanmıştı. Bedir'in cesedini getirip evine koyduklarında, açık gözlerini kapattığını, alnından öperek, 'Ahtım yerine geldi' dediğini biliyordum. Şehirdekilere kızdım içimden. Öyle uzaklardan, 'doğuda kadın eziliyor, kızımı vermem' diyenlere. Hiç bilmiyorlardı gerçekte kadınlar isterse neler yapabiliyor...'

***
Hamit İzol'un tespiti doğru ama şunu eklemek şart. Evet, kadınlar da kötü olabilir, cinayet işleyebilir, işletebilirler. Kadınları, erkek egemen sistemden soyutlamak doğru değil. Peki erkekleri cinayete teşvik eden kadınlar kimler? 15 yaşında okuma hayali kuran bir genç kız mı? Ya da ensest mağduru bir kız çocuğu mu? Hayır. Çocuk doğurmuş, yaşlanmış, cinsel kimliğinden vazgeçmiş bir anlamda erkekleşmiş kadınlar onlar.

Nişanyan'dan Taraf'a 'İllallah!'
Taraf Gazetesi'ndeki Kelimebaz adlı köşesinde kelimelerin etimolojik kökenleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Nişanyan 'Allah' ve 'melekler' ile ilgili espri yapmaya kalkınca önce gazetesinin yazarlarının tepkisiyle karşılaştı, sonra başkalarının. Hakkında suç duyurusunda bile bulunulan Nişanyan sonunda zehir zemberek bir açıklama yaparak Taraf'tan istifa etti.

***
Bu toprakların tabu konularının başındadır 'din.'  Küçük bir yanlış anlaşılma ya da sınırları zorlama, sizi bir anda hedef tahtasına oturtuverir. Tahammülsüzlük bazen insana 'illallah!' dedirtir.

***
'İLLALLAH!', Metis Yayınları'nın 2010 Ajandası'nın başlığı. Son beş yıldır Metis Edebiyat, Doğa için Sorumluluk, Cadılar, Yaratıcı Direniş, Hayvanlar ve İnsanlar temalarıyla ajanda yayınlayan Metis bu yıl 'İLLALLAH!' dedi.

***
Metis'in 2010 Ajandası'nın editörleri 'İllallah!' başlığıyla 'inanmama hakkı'nı savunuyorlar. 'Herkesin inanma hakkına saygı beklediği günümüzde biz de inanmama hakkına saygı istiyoruz' diyorlar. Einstein'dan Nietzsche'ye, Dostoyevski'den Ömer Hayyam'a yok yok ajandada. Bu minik ajandayı kullanmaktan kaçınacaklara da sadece okumak için almalarını tavsiye ediyoruz.