Adalet ve Kalkınma Partisi'nin halkoylamalarında propaganda süresini 60 güne indiren teklifi ve hemen akabinde Başbakan Erdoğan'ın 'Madde sayısı az olan kısmi bir anayasa değişikliği olabilir' demeci anayasa değişikliği tartışmasını Türkiye'nin gündemine oturttu.
İktidar partisi, anayasa değişikliği paketine ne koyacağına henüz açıklık getirmedi. Ancak son gelişmeler ışığında pakette neler olacağı ya da olmayacağı üzerinde tahminler yürütülebilir.
AÇILIM ÇATLATABİLİR
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu geçtiğimiz günlerde partili milletvekilleriyle 40'ar kişilik gruplar halinde toplantılar yaptılar. Bu toplantılarda azımsanmayacak sayıda milletvekili, hükümetin 'Kürt açılımı' yönündeki söylem ve politikalarını ağır biçimde eleştirdi. İktidar partisini 'çatlatma' olasılığı yüzünden anayasa değişikliği paketinde Kürt sorununun çözümü yönünde öngördüğü maddelerin konması ihtimali yok denecek kadar az.
PARTİ KAPATMA ZORLAŞACAK
DTP'nin kapatılması, Özel Kuvvetler'de yürütülen arama gibi son dönemde yaşanan tartışmalar ışığında Başbakan Erdoğan ve kurmaylarının, pakette önceliği 'Kürt açılımı' yönündeki adımlar yerine yüksek yargıya ilişkin konulara öncelik vermesi bekleniyor. Bu çerçevede, siyasi partilerin kapatılmasını sadece 'o partilerin şiddet kullanması ya da bunu savunması' şartına bağlayarak daha da zorlaştıracak bir değişikliğin pakete girmesi çok güçlü olasılık.
YÜKSEK YARGI PAKETTE
Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasına ilişkin düzenlemenin dün Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesinden sonra, hükümet, askeri yargı usullerini belirleyen Anayasa'nın 145. maddesinin değiştirilmesi yönünde bir düzenlemeyi de pakete dahil etmek isteyecektir. Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısını değiştirerek üyelerin seçiminde TBMM'yi de söz sahibi yapacak değişiklik önerilerinin de pakete girmesi gündemde. Böyle bir durumda Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın istediği 'bireysel başvuru hakkı' da dahil edilebilir.
Hükümet tüm bu adımlarla sadece iç kamuoyuna değil, Avrupa Birliği'ne de önceliğinin uzun bir aradan sonra yeniden demokratik reformlar olduğu mesajı vermeyi hesaplıyor.
'HİÇBİR ŞEY YAPMAMAKTAN İYİDİR'
Anayasa değişikliği paketinin özellikle yüksek yargı ile ilgili maddelerine muhalefet partilerinin destek vermesi mümkün gözükmüyor. İşte bu nedenle, anayasa paketi için gidilecek olası referandum, iktidar ile muhalefet arasında sert bir mücadeleye sahne olacak, bir nevi 'güvenoylaması' anlamını taşıyacak.
Saygın anayasa hukukçularından ve 2007'de gündeme gelen anayasa taslağının altı mimarından biri olan Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Ergun Özbudun, yaratacağı kamplaşma ve iktidar açısından taşıdığı tüm risklere rağmen kısmi anayasa değişikliği girişimini yararlı buluyor ve destek veriyor.
Türkiye'nin asıl ihtiyacının, 12 Eylül Anayasası'nın bütüncül bir yeni metin ile değiştirilmesi olduğunu ancak mevcut Parlamento pozisyonunun böyle kapsamlı ve uzlaşma isteyen bir çalışmayı mümkün kılmadığına işaret eden Özbudun, kısmi anayasa değişikliği girişiminin zorlanmasından yana. Bunun gerekçesini de 'Pakette yer alacağı söylenen hususlar Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından acil ihtiyaç duyulan maddelerdir. Koşulları zorlayıp bunları gerçekleştirmek, hiç bir şey yapmamaktan iyidir' sözleriyle izah ediyor.