AKŞAM | PAZAR | 24 OCAK 2010, PAZAR

Yeni dizi: The Good Wife

Geçtiğimiz hafta Altın Küre kazanan rolüyle Julianna Margulies,
müşfik eş, kariyer kadını, soğukkanlı avukat, fedakar anne rollerini yeniden tanımlayarak, televizyon tarihine geçiyor.

wife

Evli çiftin kadın tarafına 'karı'dan daha düzgün bir sözcük bulmaya gerek bile duymadığımız düşünülürse, bu role toplumsal olarak ne kadar değer verdiğimiz de ortada. 20 sene öncesi gibi dizi isimleri çevrilerek televizyonlarımızda gösterilseydi, Türkçesi 'Müşfik Eş' gibi yumuşatılacak ama doğrudan çevirisi 'İyi Karı' olacak 'The Good Wife' dizisi, ilk bölümünden Amerika'da da karıların işlerinin o kadar kolay olmadığını gösteriyor.
Eyalet savcısı Peter Florrick'in bir fahişeyle oynaşırken çekilen görüntüleri basına sızıyor, işin para yedirme boyutu da ortaya çıkınca Florrick görevinden istifa ediyor. Bir politikacının istifa etmesi bize yabancı bir kavram olsa da, Amerika'da bir elinde karısı, diğerinde mikrofon istifa eden politikacı tiplemesi çok da ender rastlanan bir durum değil.
'The Good Wife', Peter Florrick'in eline sıkı bir şekilde yapıştığı karısı yanında, bir basın toplantısıyla istifasını açıklamasıyla başlıyor. Birkaç saniye sonra adamın sözcükleri giderek geriden gelmeye başlıyor ve iyi çalışılmış cümlelerin yerine karısı Alicia'nın kalp atışlarını duymaya başlıyoruz. Normalde ağız sulandıran bir skandalın sonunda görmeye alışık olduğumuz bu durum, 'The Good Wife'ın başlangıcı oluyor.
Florrick hapishaneye gönderiliyor, Alicia ise iki çocuğuna bakabilmek ve alıştığı iyi hayatı devam ettirebilmek için eski işine dönüyor. Eski işi de, birkaç yıl önce bıraktığı mütevazı bir ek gelir getiren bir iş değil. 13 yıl ara verdiği avukatlık. Hukuk fakültesinden arkadaşı Will Gardner'ın (Josh Charles) ortaklardan biri olduğu sükseli bir avukatlık firmasında işe başlıyor. Alicia kendini her anlamda kurtlar sofrasında buluyor. Piyasa acımasız genç avukatlar, daha da acımasız ortaklar ve de kocasına diş bileyen yargıçlar, savcılarla kaynarken, Alicia kanunların içine atlıyor.

ALDATILAN EŞ DE OLMAM, KARİYER DE YAPMAM
Dizinin, Türkiye'deki 'Aldatılan bir eş hırslı bir kariyer kadınına dönüşürse' tanıtımına aldanırsanız, büyük bir hayal kırıklığı yaşayacağınızı şimdiden söyleyelim. 'The Good Wife'ın bu sezon yeni başlayan birçok diziden sıyrılmasının en büyük nedenlerinden birisi bildik kalıplardan köşe bucak kaçması. Alicia, kadını pasifleştiren, çaresiz gösteren 'aldatılan eş' rolüne de girmeyi reddediyor, 'hırslı bir kariyer kadını' rolüne de. Siyah-beyaz keskin tanımların olmadığı bir dünya içinde var olmayı ve bu dünyayı tereddüt etmeden savunmayı tercih ediyor Alicia.
Alicia Florrick başta olmak üzere, birbirinden renkli ve çok boyutlu karakterler 'The Good Wife'ı sürekli şaşırtan ve önyargıları çürüten bir diziye dönüştürüyor. Buradaki rolüyle geçen hafta En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazanan Julianna Margulies ('ER'ın hemşire Carol'ı), sessiz mimikleri, yumuşak vücut dili ve keskin cevaplarıyla Alicia'yı televizyon tarihine geçecek bir karaktere dönüştürüyor. Hapishanedeki koca rolünde Chris Noth ('Sex and the City'nin Mr. Big'i) da, oynadığı karakteri aşağılık kocadan bir adım öteye götürerek, hatalarının sorumluluğunu almaya hazır, karısına saygı duyan bir kocaya dönüştürüyor.
Alicia'nın sırtını kollayan gizemli avukat Kalinda, Alicia'nın rakibi olması gereken Maslak'ın genç MT'lerini hatırlatan Carey, firmanın diğer ortağı yanar döner Diane Lockhart (Gelecek sene Emmy'lerde bir adaylık beklediğimiz Christine Baranski), çocuklara bakmak için eve taşınan kayınvalide ve iki çocuk, özenle yaratılmış, ilk dakikalardan itibaren daha çok tanımak istediğiniz karakterler olarak 'The Good Wife'ta yerlerini alıyorlar. Tony ve Ridley Scott kardeşlerin yapımcı oldukları dizi, bir yandan avukatlık dizisi denilen formata yepyeni bir bakış açısı getirirken, bir yandan da unutamayacağınız bir kadın karakteri televizyonlarınıza taşıyor.

ALTIN KÜRE ÖDÜLLERİ'NİN ARDINDAN
Bİrçok insan için Oscarlar'ın en büyük tahmincisi olarak kabul edilen Altın Küreler, çoğu için de kim ne giymiş, canlı yayında ilginç neler olmuş, kimin konuşması hoş, kiminki kötü sorularıyla önem taşıyor. Biz ikinci gruba düşüyoruz. İçkili Oscarlar olarak da bilinen Altın Küreler'in ardından aklımızda kalanlar...

l En duygusal konuşma: Türkçe isminden anlaşılabileceği gibi, pek de iç açıcı bir konusu olmayan 'Acı Bir Hayat Öyküsü' (Precious) filmiyle Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü alan Mo'nique, filmin merkezindeki enseste ithafen 'Tüm Preciouslar'ın, Maryler'in, tacize uğramış herkesin konuşmasının zamanı geldiğini' söyledi. Gecenin sonunda kendi ödülünü almak için sahneye çıkan Drew Barrymore da, Mo'nique'in konuşması için, 'söylenebilecek her şeyi sen söyledin zaten,' dedi.
l Gecenin vicdan azabı: Haiti'ye dikkat çekmek için giysilerinin üzerine yapıştırdıkları kurdelelerle şampanyaları boğazlarından geçmeyen konuklar, mümkün mertebe 'Biz burada süslenip püslenip birbirimize ödül veriyoruz ama dünyada neler oluyor' temalı konuşmalar yaptılar. Konuşmaların en samimisi, Meryl Streep'in 'Vicdan yapmayın, paranız varsa verin, şükürler olsun ki benim var' sözleriydi.
l En şanssız kazanan: 'Big Love' dizisindeki rolüyle ilk Altın Küre'sini alan Chloe Sevigny'nin önce sahnede yanlışlıkla kuyruğuna basıp, elbisesini yırttılar, sonra da adını 'Chloi' olarak yanlış yazdılar.
l Aldığı onur ödülünü hak eden: Yönetmen Martin Scorsese'nin filmlerinden oluşan kolajı izlerken, bir yandan 'Bu filmi de mi o çekmişti?' deyip, bir yandan da en yakın DVD'ciye gidip, Scorsese filmleri almak istedik.
l Koca bulduğu için en çok sevinen konuşmacı: Sandra Bullock, 'The Blind Side' filmiyle aldığı Kadın Oyuncu ödülünün konuşmasında kocası James'e, 'Seninle tanıştığımdan beri yaptığım işlerin daha iyi olmasına şaşırmamak gerek. Sırtının kollanmasının nasıl bir duygu olduğunu daha önce bilmiyordum' diyerek hem kocasının hem de bilumum kadın izleyicinin gözlerini doldurdu.
l Kocası ödül aldığı için en çok sevinen oyuncu: 2006 yılından beri her sene 'The Closer' dizisindeki rolüyle aday olan ve bir kere de Altın Küre'yi kazanan Kyra Sedgwick, bu sene ödülü alamasa da, kocası Kevin Bacon'ın Erkek Oyuncu ödülünü kazanmasına, Bacon'dan daha çok sevindi.
l En komik konuşmacı: 'Sherlock Holmes'le Erkek Oyuncu ödülünü alan Robert Downey Jr, karısının Matt Damon'ın kazanacağını söylediği için konuşma hazırlamadığını söyleyerek konuşmasına başlayıp, kimseye teşekkür etmeyeceğini çünkü kendisi başrolde olmasa, 'Avatar'ın Sherlock Holmes'i yerlerde süründüreceğini' söyleyerek ödülünü aldı.


EMRAH GÜLER

 

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3