Sporcuların spor ahlakı gittikçe kan kaybediyor. Dünya birincisi atletimiz Süreyya Ayhan, doping olayı yüzünden spordan ömür boyu men edildi. Galatasaraylı basketbolcu, arkadaşının adına forma giyip sahaya çıktığı için cezalandırıldı. Gökdeniz Karadeniz ve İlhan Cavcav, suç perdesini araladılar. Bunlar ahlak kavramındaki bozukluklardan hayat bulabilen oluÅŸumlar deÄŸil mi?
Brezilyalı futbolcular Türkiye'ye akın ettikten sonra ahlak virüsünü sanki futbolcularımıza bulaÅŸtırdılar. Kelepçeli aÅŸklar, yurt dışı kaçamakları, bol gece mesaileri yapmalar, spor sayfasından magazin sayfalarına taşınmalar, yaralanmalar, takla atmalar aldı başını gidiyor. Bu nedenden futbolcularına en büyük harcamayı yapan Fenerbahçe ile Galatasaray takımları son ayda galibiyet yüzü göremediler.
Geçen yıl Süper Ligi bitirdikleri 4 ve 5. sıralara doÄŸru, bu yıl da yavaÅŸ yavaÅŸ kayıyorlar. Bedensel enerjilerinin çoÄŸunu futbol yaÅŸamları yerine sosyal yaÅŸamda tüketenler, maçlarda ilk 45 dakikayı yorulmamak için kendi yarı alanlarında yan paslar yaparak geçiriyorlar. Böylece gecenin yorgunluÄŸunu atmaya çalışıyorlar. Yine de 60. dakikadan sonra yürüyemez hale geliyorlar. Dört futbolcusu sakat olan İBB ile yapılan maçın son on dakikasında Galatasaraylı futbolcuların tamamının kalelerini savunuyor olmaları ve panik ve çırpınmaları bir zamanlar Real Madrid'in, Barcelona'nın, Milan'ın, Roma'nın, Liverpool'un ve Mahchester United'in bile böyle bir konuma düÅŸüremediÄŸi bu takımın nerelerden gelip nerelere düÅŸtüÄŸüne üzülmemek mümkün mü?
Fenerbahçe'nin KasımpaÅŸa ve EskiÅŸehir maÄŸlubiyetlerinin nedeni de; futbolcularının yürüyerek oynamak istemeleri deÄŸil mi? Ülkemizin en pahalı ekipleri, eurolarını da tıkır tıkır alıyorlar, bu paraların nereden geldiÄŸini bilmiyorlar mı? Statları dolduran taraftarların varlığı ile bu paralar ceplerine giriyor. Onlara en azından saygı duymaları gerekmez mi? Yemeklerinden kesip artırdıkları para ile sizleri izlemek için statlara geliyorlar, ama onları futbolcular acı ve hüsranla evlerine göndermeye utanmıyorlar.
Ne baÅŸkanlar, ne de yöneticiler suçlu. Teknik direktörler, koÅŸmamak için sahaya çıkan futbolculara ne yaptırabilirler ki! TutturmuÅŸuz bir hakem ve teknik direktör hataları teranesi gidiyoruz. Onların suçunu örten bir örtü yaratıyoruz. Bence geçen haftaki yazımda da belirttiÄŸim gibi baÅŸarısızlıkların tek suçlusu, spor ahlakını yitirmiÅŸ futbolculardan baÅŸkası olamaz. Onlar velinimetleri olan taraftarlarına ayıp ediyorlar.