Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Türkiye'nin en laikçi kurumu Silahlı Kuvvetler midir?

Darbe giriÅŸimlerine yönelik eleÅŸtiri ve siyasal mücadele sürecinin yer yer Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kendisini ve tamamını kapsar ve suçlar bir üsluba savrulduÄŸunu görmemek mümkün deÄŸil.
Bu savruluÅŸu siyasilerin söylemlerinden daha çok medyada izleyebiliyoruz.
Benim tartışmak istediÄŸim iÅŸte tam da bu savruluÅŸun kendisi. Çünkü bu savruluÅŸun, 'darbe karşıtlığı'na inandırıcılığını kaybettiren, 'amacın üzüm yemek deÄŸil, baÄŸcı dövmek' olduÄŸu havasını veren bir tehlikesi var ki... Cuntacılar lehine bir tesir potansiyelini de içinde barındırıyor.
Kasıtlı veya mesleki yetersizlik yüzünden savrulan üslup...
TSK'yı aslen iki ÅŸeyle suçluyor:

1. Darbeci olmak...
2. Halkın dinine uzak, kayıtsız, mesafeli ve hatta 'düÅŸman' olmak.
Bugüne kadar hiç sorulmamış bir soruyu sorarak, ikinci suçlamayı tartışarak baÅŸlamak istiyorum: Bırakın dine muhalif olmayı bir yana, acaba Türkiye'nin en laikçi kurumu Türk Silahlı Kuvvetleri midir?

'LaikliÄŸin teminatı' olarak adlandırılmış bir ordu için bu sorunun sorulmasının ilk anda tuhaf karşılanacağını biliyorum.
Ancak, yapısal olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, örneÄŸin bir Maliye teÅŸkilatından daha laikçi olduÄŸunu söyleyecek bir veriye de sahip deÄŸiliz.
Aksine, kendisine 'Peygamber Ocağı,' denilen, kayıplarını 'ÅŸehit,' yaralılarını 'gazi' diye adlandıran, Genelkurmay BaÅŸkanı'nın söylediÄŸi gibi düÅŸmana 'Allah, Allah' diye saldıran, her öÄŸün yemeÄŸinde 'hamd eden,' birliklerinde mescitleri ve imamları bulunan bir ordumuz var.
Yani, laik ve Müslüman bir ordumuz var ve ordumuzun içerdiÄŸi dinsel motifler diÄŸer devlet kurumlarımızdan az deÄŸil. Görece çok daha fazla. İlk bakışta paradoks gibi görünse de laik kimliÄŸi tam da bu yüzden güçlü.
Hiçbir planın Silahlı Kuvvetler'in milletle oluÅŸturduÄŸu bu kimyayı bozmasına izin vermemeli.
Darbecilik, konusuna gelince...
DarbeciliÄŸin sadece Silahlı Kuvvetler'in içinde bulunan bir gelenek olmadığını, sivil alanda da karşılığı ve destekçileri olduÄŸunu biliyoruz.
Yine biliyoruz ki, Türkiye'de 'darbeciliÄŸin' her alanda tasfiye edilmeye çalışıldığı bir süreçten geçiyoruz.
Bugün birçok darbe planının ortaya çıkışına ÅŸahit oluyoruz. Bunların uygulamaya konulmasını engelleyenin yalnızca sivil irade mi olduÄŸu sorusu önemlidir.
EÄŸer planlar doÄŸruysa ve uygulanmaya konulmadıysa, uygulamaya koydurmayan iradeye askeri aklın da ortak olduÄŸu açıktır.
Bu karine bile, Genelkurmay BaÅŸkanlığı'nın 'darbe karşıtı' söylemlerinin saÄŸlam bir zeminde bulunduÄŸuna iÅŸaret edebilir.
Öyleyse...
Darbe eleÅŸtirilerini darbecilerden ve bir 'zihniyet modeli'nden geniÅŸletip, Silahlı Kuvvetler'in tümüne ve kendisine ve hatta varoluÅŸuna yayma eÄŸiliminin 'darbe karşıtı' askeri bilinci incitme ve hayalkırıklığı yaratma ihtimali bulunduÄŸu, iÅŸini zorlaÅŸtırdığı gerçeÄŸi ihmal edilmemeli.
Hükümetin, bu konuda medyadan daha dikkatli, daha bilinçli, daha saÄŸduyulu olduÄŸu açık.
Medya ve 'aydın'ların büyük bir kısmının ise hem cuntalar ile mücadele edecek hem de darbe provalarına, provokasyonlarına direnmiÅŸ Silahlı Kuvvetler'in saygınlığını koruyabilecek, hakkını teslim edecek bir dil inÅŸa edememiÅŸ olmasını ÅŸaÅŸkınlıkla karşılıyorum.
Evet, hala darbeci terminolojiyle ekranlarda konuÅŸan emekli komutanlar var...
Evet, yersiz ve gereksiz bir şekilde 'her dine eşit uzaklıktayız,' deyip kamuoyunu şaşırtan emekli komutanlar da var...
Ama nihayetinde, toplumun dini ile barışık, laik ve darbe geleneÄŸinden kendisini arındırmaya çalışan, bu zor süreci iÅŸleten, bu sürecin iletiÅŸimini kurmaya çalışan bir Silahlı Kuvvetlerimiz de var.
Türkiye'nin rövanÅŸist duygulardan beslenmeyen, aksine Silahlı Kuvvetler'in demokratik pozisyonlanmasını destekleyecek bir medya bilincine ihtiyacı olduÄŸunun da altını çizelim.

Bir yüksek siyasi bilinç örneÄŸi
BaÅžbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın dünkü konuÅŸması öznesi, nesnesi, yüklemiyle net bir yüksek siyasal bilinç örneÄŸiydi. Hatırlayalım: 'Bugün çeteler yargı önüne çıkıyorsa; kirli oyunlar, kirli planlar bir bir açığa çıkıyorsa bu kararlı bir iradenin dik duruÅŸunun sonucudur. Bu sizlerin cesur duruÅŸunuzun eseridir.
Bazı köÅŸe yazarları da kusura bakmasınlar bize gaz vermeye çalışıyor. Kimse bize gaz vermeye çalışmasın.'

Hiçbir ÅŸeyden çekmedi;  medyatik 'yandaÅŸ'larından çektiÄŸi kadar
İşin bir de öteki boyutu var. Kendisini Silahlı Kuvvetler yandaşı, sözcüsü, baÄŸlısı gibi gösteren; bu imajdan güç almaya çalışan, durumdan vazife çıkartan gazeteci ve aydınlar.
Bunların pek çoÄŸu mesleki anlamda yetersizlerden oluÅŸuyor. Ve yaÅŸam biçimi modelleriyle toplum nezdindeki sempati skalasında pek de itibarlı noktalarda bulunmuyorlar.
Bu nedenle mesleki anlamda meÅŸruiyeti Silahlı Kuvvetler'in itibarından devÅŸirmeye çalışırken; sempatiyi de Silahlı Kuvvetler'e duyulan sempatiden ödünç almaya çalışıyorlar.
Ama ekranlarda ve gazete sütunlarında kerameti kendinden menkul bir ÅŸekilde 'Silahlı Kuvvetler'in temsil figürü' edasıyla dolaÅŸtıkları oranda da 'Silahlı Kuvvetler'e zarar veriyorlar.
Kurumun itibarını emmeye  ve kamuoyu nezdinde bireysel imajları ile Silahlı Kuvvetler imajını yan yana ve bir göstermeye çalışan bu figürlerle de arasına mesafe koyabilmeyi de becermeli TSK.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3