AKŞAM | SIYASET | 30 OCAK 2010, CUMARTESİ
Adalet Bakanı Ergin de yasadışı dinlemelerden rahatsız. Bunun çözümünün anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸinde olduÄŸu görüÅŸünde: Savcılar bazı hakim ve savcılarla ilgili dosyaları bize gönderdiler. Buna mecburdular. Yasalar ve anayasa böyle olduÄŸu sürece o soruÅŸturmaları da müfettiÅŸler yapmak zorunda. Adalet Bakanlığı bundan kaçamaz. Ara formül bulmak gerekirse belki müfettiÅŸler deÄŸil savcılar dinleme talep edebilir. Telefon dinleme zorunluluÄŸu oluÅŸursa, müfettiÅŸler savcılar üzerinden böyle bir yolu kullanabilirler

Yargı hep gündemde. Adalet Bakanı Sadullah Ergin de bundan memnun deÄŸil. Göreve ilk geldiÄŸi günlerde yüksek yargı organlarının baÅŸkanlarıyla, 'Bizim konular ne kadar az konuÅŸulursa o kadar iyi' diye görüÅŸ birliÄŸine varmışlardı. Ama çok kritik önemdeki soruÅŸturmalar, yargı konularını bir an bile kamuoyu gündeminden düÅŸürmüyor.
Bakan Ergin'le dün sabah Ankara'da Hakimevi'nde buluÅŸtuk. Yaklaşık iki saat anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸinden referanduma, CumhurbaÅŸkanı'nın görev süresinden HSYK tartışmalarına, yeniden açılacağı söylentileri dolaÅŸan kapatma davasına kadar çok çeÅŸitli konularda kendisine sorular yöneltme imkanı buldum.
Kahvaltılı sohbetimize, 'telefon dinleme konusu' ile baÅŸladık, ayrılmak üzereyken yeniden oraya döndük ve ilginç geliÅŸmelerden haberdar olduk. Bakan, özellikle hakim ve savcı dinlemeleriyle Adalet Bakanlığı arasında ilinti kurulmasından rahatsız. 'Telekomünikasyon İletiÅŸim BaÅŸkanlığı'nın yapısını bilmeden, o kurumun öncesini düÅŸünmeden yorum yapmak çok hatalı' diyor. Bakanlık ile TİB arasında en küçük bir organik baÄŸ olmadığını ısrarla vurguluyor. Kendisi de TİB'in kurulma çalışmalarındaki yasal hazırlıklarda bulunduÄŸu için konuya son derece vakıf.
DİNLENEN YÜZ BİN TELEFON
'TİB'le birlikte tamamı mahkeme yoluyla yapılan 100 bin dinleme kararı var' diyen Ergin, 'Bu süreçte dinlenen hakim ve savcı sayısının 64 olduÄŸunu, bunların da 59'unun Ergenekon soruÅŸturması kapsamında yapıldığını' hatırlattı. Toplam 11 binden fazla hakim ve savcı bulunduÄŸunu da vurguladı.
Peki illegal dinleme yapılıyor mu?
Bakan 'Hayır diyemem, yapan cezasını çeker. Yaptırımı var. TİB'de yasalara aykırı dinleme mümkün deÄŸil' dedi.
Hakim, savcı dinleme nasıl başladı?
Ergin, yasaları ve anayasanın ilgili maddelerini tek tek sıralayıp, hakim ve savcıların dinleme sürecinin baÅŸlamasıyla ilgili ÅŸunları söyledi: '2008 yılında, soruÅŸturmaları yürüten savcılar, hakim ve savcılarla ilgili bazı dosyaları bize gönderdiler. Bunların büyük bölümü yasadışı dinlemelerle ilgiliydi. Bu kayıtlar da ÅŸüphelilerden elde edildi. (Bakan 51 no.lu DVD örneÄŸini veriyor.) Savcılar buna mecburdular. Hakim ve savcılarla ilgili görev suçları Adalet Bakanlığı tarafından TeftiÅŸ Kurulu BaÅŸkanlığı eliyle yürütülmek zorunda. BaÅŸka bir yolu yok. Yasalar ve anayasa böyle olduÄŸu sürece o soruÅŸturmaları müfettiÅŸler yapmak zorunda. Adalet Bakanlığı bundan kaçamazdı, kaçamaz.'
HåKİM-SAVCI DİNLEMEYE SAVCI ÜZERİNDEN ÇÖZÜM
Bu durumda Bakan'a bazı sorular yönelttim. Danıştay'ın yönetmelikle ilgili vermiÅŸ olduÄŸu 'yürütmeyi durdurma kararı'nı hatırlattım. Orada birtakım belirsizlikler olduÄŸu anlaşılıyor. Anladığım kadarıyla Bakanlık, üzerinde hala çalışıyor. Bundan sonra ne olacağını Bakan ÅŸu ÅŸekilde anlattı:
'MüfettiÅŸler dinleme talep edemeyecekler. Anayasa deÄŸiÅŸtirilmedikçe o soruÅŸturmaları yapacak baÅŸka birim olmadığı için buna bir yol bulunmak zorunda. Belki savcılar talep edebilirler. Tanık dinleme gibi diÄŸer imkanlar kullanılabiliyor. Telefon dinleme zorunluluÄŸu oluÅŸursa müfettiÅŸler savcılar üzerinden böyle bir yolu kullanabilirler.'
Ergin'e göre ideal çözüm yolu anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi. Yargı reformu yapılırsa hakim ve savcılarla ilgili soruÅŸturma yetkisi HSYK'ya verilecek, yeni HSYK'ya...
İLLEGAL DİNLEME ZİRVESİ TOPLANIYOR
Hükümet illegal dinlemelerden, soruÅŸturmaların gizliliÄŸinin ihlal
edilmesinden ve bunların basın yayın yoluyla yayınlanmasından sonra gelen eleÅŸtiriler üzerine bir karar almıştı. Cezalar caydırıcı hale gelecekti. Sonra basın mensupları itiraz etti. Ergin 'Basın özgürlüÄŸü ile bu ÅŸikayetler arasında bir denge bulmak zorundayız. Hem itiraz basından geldi hem de özgürlüklerimiz alınıyor diye feryat ediliyor' dedi. Bakan Ergin önümüzdeki perÅŸembe İstanbul'da medya yöneticileriyle bu konuda bir zirve düzenliyor.
CumhurbaÅŸkanı kaç yıl görevde kalacak
SADULLAH Ergin, perÅŸembe günü mesaisinin büyük bölümünü Meclis'te Adalet Komisyonu'nda geçirmiÅŸti. Komisyonda CumhurbaÅŸkanını halkın seçmesini öngören referandumun yasa tasarısı görüÅŸüldü. Alt komisyona gönderilen tasarıyla ilgili konuÅŸulanları da Ergin'e sordum. Alt komisyon belirsizlikleri giderecek. Muhalefetten itirazlar gelmiÅŸti. Ergin sorular üzerine ÅŸu açıklamayı yaptı:
'Problem yok. Muhalefet beÅŸ artı beÅŸe karşı çıkıyor. Halkın seçmesine itiraz ediyor ama artık çok geç. Millet kararını verdi. İntikal maddesini koymak gerekiyor. O da, mevcut CumhurbaÅŸkanımızın kaç yıl görevde kalacağını netleÅŸtirecek. Aslında Fransa bu tartışmayı yaÅŸadı, yanılmıyorsam Chirac görevdeydi, yediyi tamamlamıştı. Geçenlerde bir yazar bunu yazdı (isim veriyor ve o yazıyı ortalığı karıştırmak
amaçlı buluyor). Biz parlamentonun süresini de dörde indirdik, aslında beÅŸ yıl için seçilmiÅŸtik.
EÄŸer düzenleme yapılmazsa 2012'ye doÄŸru kötü niyetli tartışmalar baÅŸlar. Toplum mühendisleri devreye girer.'
Bakan bu maddenin konulup konulmayacağını net olarak söylemedi. İzlenimim o ki; bu konuda son sözü BaÅŸbakan ErdoÄŸan söyleyecek.
Hükümet 'yargı operasyonu' mu yapıyor
ADALET Bakanı Sadullah Ergin, açık sözlü biridir. Samimi sohbetimizde kendisine 'Hükümet yargı operasyonu mu yapıyor, kendi siyasi hesaplarına göre yargıyı dizayn etmeye mi çalışıyor?' sorusunu da yönelttim. DeÄŸerlendirmesi ÅŸöyle: 'Bunun doÄŸru olmadığının en somut ve güçlü kanıtı Avrupa BirliÄŸi'nin en son ilerleme raporudur. Herkese tavsiyem o raporu okumasıdır. Biz daha fazla demokratikleÅŸme için yargı bağımsızlığını teminat altına almaya çalışıyoruz. AB ile 23'üncü faslın açılmasının gayriresmi ÅŸartı yargı reformudur. Yoksa fasıl açılamayacak.'
Bunlar yanlış mühendislik kurguları
PEKİ, Yargıtay Onursal Cumhuriyet BaÅŸsavcısı Sabih KanadoÄŸlu'nun 'Anayasa Mahkemesi AKP'yi laiklik karşıtı eylemlerin odağı ilan ettiÄŸi için, bu hükümet anayasayı deÄŸiÅŸtiremez' sözleri... Bakan sadece bu bölümde sert tepki gösterdi: 'En güzel yanıtı Cemil Çiçek verdi. Sabih KanadoÄŸlu ÅŸu anda bir ÅŸüpheli durumundadır. Atatürk'ün sözünü hatırlatırım; hakimiyet kayıtsız ÅŸartsız milletindir. Bunlar yanlış mühendisliklerdir. İktidarın önünü kesme hesaplarıdır. Parlamento üzerine düÅŸeni yapar.'
Ergin aynı ÅŸekilde yeni kapatma davası açılması ihtimalini de
'Bu ÅŸapkadan bir tavÅŸan çıkması mümkün deÄŸil. Ama büyük bir illüzyon yaparlarsa tavÅŸan çıkar. O zaman da bakalım neler olur'
diye yorumladı.
HSYK'da kriz nasıl çözüldü?
ARTIK sohbetimizin sonuna doÄŸru geliyorduk. Ergin'e bir soru daha yönelttim. Öncelikle 'HSYK'da kriz nasıl çözüldü, söylendiÄŸi gibi 11 kiÅŸilik listeyle gidip pazarlık mı yaptınız?' dedim. Ergin, bu söylentilerden rahatsız. Sorumu ÅŸöyle yanıtladı:
'Yargıtay'da her 10 üye boÅŸaldığında bize bilgi verilir. Her hafta salı ve perÅŸembe HSYK olarak toplanırız. Gündemi de personel genel müdürlüÄŸü, istiÅŸareyle belirler. Bize bu bilgi 27 Aralık'ta geldi. Gündeme alındı. Seçim yapılacaktı. Çalışmalar, deÄŸerlendirmeler baÅŸladı. O sırada bir üye yurtdışına gitti, 15 gün yoktu. Biz zaman kaybetmemek adına yedek üyeyle toplanalım dedik. Kabul etmediler. O dönünce ikinci gün oy birliÄŸi ile karar verdik. Ayak sürümem söz konusu olmadı. Listelerle ilgili söylentiler doÄŸru deÄŸildir. O 34 kiÅŸilik listenin tamamı benim listemdir. Tamamı bütün HSYK üyelerinin listesidir, oy birliÄŸi ile seçtik. Ama Bakan'ı eleÅŸtirenler unutmasınlar ki; Adalet Bakanı o kurulun hem üyesi hem baÅŸkanıdır. Anayasa bana o yükümlülüÄŸü vermiÅŸtir. Kurul çalışmalarına katılmak, sorumlulukları paylaÅŸmak
görevim.'
Askere sivil yargı anayasa paketinde
KONUÅžMAMIZ ilerledikçe söz, son ayların en hararetli tartışmasına, askere sivil yargı yolu düzenlemesine geldi. Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiÄŸi o düzenlemeyi Bakan 'yazılmamak üzere' yorumladı. Ama 'Gerekçeli kararı bekleyelim, sonra yorum yapalım' dedi.
Besbelli, hükümet bu ve benzeri deÄŸiÅŸiklikleri 10-12 maddelik bir mini paket içinde ele alacak. Parlamentoda uzlaşı arayacak, olmazsa referanduma gidecek. Aynı izlenimi görüÅŸtüÄŸüm tüm bakanlardan net biçimde alıyorum. Fakat zamanlaması konusunda birtakım tereddütler olduÄŸu ortada. 'Yeterli oyu alamazsanız?' dediÄŸimde tüm bakanlar çok emin konuÅŸuyorlar ve CumhurbaÅŸkanlığı seçimiyle ilgili halkoylamasının yüzde 69 evet oyuyla geçtiÄŸini hatırlatıyorlar. Ergin 'TrafiÄŸe çıkmanın da riski vardır' sözüyle kararlılık vurgusu yaptı mesela...
REFERANDUMDAN BAÅžKA YOL BIRAKMADILAR
Yine de tüm ÅŸartları zorlamak, uzlaşı aramak gerekmez mi? Ergin'e bunu sordum. İşte yanıtı:
'Anayasal metinleri en geniÅŸ mutabakatla hazırlamak, deÄŸiÅŸtirmek gerekir. DoÄŸru. Ama biz, 2002'den beri nasıl bir zeminde bulunuyoruz? CHP'nin yedi yıldır her türlü deÄŸiÅŸikliÄŸe karşı çıktığı bir ortamdayız. KonuÅŸmayı bile reddediyor. Ana muhalefet hiçbir ÅŸekilde anayasal deÄŸiÅŸiklik istemiyor. BaÅŸka seçeneÄŸimiz kalmıyor. BaÅŸbakanımızın dediÄŸi gibi muhalefetle uzlaÅŸamazsak milletimizle uzlaşırız. Tercih ettiÄŸimiz bir seçenek deÄŸil, mecbur kaldığımız bir seçenektir. BaÅŸka yol bırakmadılar. Anayasa deÄŸiÅŸmediÄŸi sürece de ileriye gidemeyiz. Tökezlemeye baÅŸladık. Tutukluk buradan kaynaklanıyor.'
Ergin 'Aslında doÄŸrusu anayasanın ilk dört maddesi hariç tamamını deÄŸiÅŸtirmektir' görüÅŸünde.
İsmail KÜÇÜKKAYA