Bakın saÄŸlık dediÄŸimizde, beden saÄŸlığı aklımıza geliyor; 'Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Buradaki sıhhat, herhalde bedensel, somatik saÄŸlıktır. Ama saÄŸlığınızın sadece bedensel olduÄŸunu sanmak büyük bir yanılgıdır. Bedenimizin bizi biz yapan diÄŸer bileÅŸenlerden ayrı olduÄŸunu düÅŸünmek bizi gaflet içinde bırakır. Biz, sadece bedenden ibaret deÄŸiliz. Dolayısıyla saÄŸlığımız da sadece bedensel saÄŸlıktan ibaret deÄŸildir. Benim diÅŸlerime bakabilirsiniz, röntgenimi çekebilirsiniz, bir sürü test yapabilirsiniz, 'maÅŸallah hiçbir ÅŸeyiniz yok turp gibisiniz' diyebilirsiniz. Ama bu testleriniz, benim noeziyatrik açıdan, anlam saÄŸlığı açısından saÄŸlıklı olduÄŸumu gösteremeyebilir. Nice anlam saÄŸlığı bozuk, 'turp gibi insan' etrafta dolaşıyor.
Åžimdi dikkat edin burada saÄŸlık sorununu ahlak sorunu ile birleÅŸtirmeye çalışıyorum. Çünkü, saÄŸlıklı olabilmek sırf bedene indirgenecek bir ÅŸey deÄŸil, bir ÅŸey deÄŸil derken galiba baÅŸka türlü saÄŸlıkları da kastediyorum. ÖrneÄŸin duygusal saÄŸlık, isterseniz psikolojik saÄŸlık da diyebilirsiniz. Duygularımla yaÅŸamımda büyük sorunlarım var mı? Açıklayamadığım korkularım, uykumu kaçıran kaygılarım, beni çalışmaktan alıkoyan kimseye söyleyemediÄŸim dertlerim sıkıntılarım var mı? Duygusal saÄŸlığımın ölçütleri, belirtileri bu sorularla ortaya çıkıyor... Bir baÅŸka saÄŸlık, düÅŸünsel saÄŸlık: Acaba ben düÅŸünürken, bir yargıdan, bir varsayımdan, bir dayanaktan yola çıkarak baÅŸka bir düÅŸünceye, önermeye ve fikirlere giderken, bu düÅŸünce zincirini gereÄŸi gibi kurup kurmadığım, düÅŸünme saÄŸlığımı gösteren belirtiler. DüÅŸünme saÄŸlığım yerinde midir? Ben yıllardan beri mantık dersi veren biri olarak hem Batı'daki hem ülkemizdeki kitaplarda ÅŸöyle bir ÅŸey ile karşılaşırım: 'Mantık doÄŸru düÅŸünmeyi öÄŸretir.' Mantık düÅŸünme saÄŸlığı gibi bir ÅŸey oluyor. Birçok mantıkçı biliyorum, düÅŸünce saÄŸlıkları son derece bozuk. Hiçbir insanın da mantık kitabı okuya okuya saÄŸlıklı düÅŸündüÄŸünü de göremedim.
Bizim insanımız, ilginç insandır, aslında muhterem insandır ve dünyaya kıymetini duyuramadığımız insandır ama tuhaflıkları da vardır. Her ÅŸeyin pragmatik çözümü olduÄŸunu düÅŸünür. Pragmacı kültürden geliyoruz biz. ÇoÄŸunun öyle laf dinleyecek sabrı yok.
Her ÅŸeyin basit bir formülü olması gerek diye düÅŸünür. Gazete köÅŸelerinde de 'ne yiyeceÄŸiz ne içeceÄŸiz, hangi vitaminleri almak lazım?' sorusunun yanıtı bol bol yer alıyor.
Anlam saÄŸlığı derken; somatik, teknik bir deyimle duygusal (thumotik) saÄŸlığı ve düÅŸünce saÄŸlığı ile iç içe olan ve onları da içine alan ama onlara indirgenemeyecek bir baÅŸka saÄŸlığı kastediyorum. Demek ki anlam saÄŸlığı en azından dört bileÅŸeni içeren bir bileÅŸke kavramdır. Bunlar; beden saÄŸlığı, duygu sağılığı, düÅŸünsel saÄŸlık ve insanlarla iliÅŸkilerimizi içeren, çevremizle ilgili çevresel saÄŸlık diyebileceÄŸimiz bir saÄŸlığı da içine alıyor.
Anlam saÄŸlığımızın bozukluÄŸundan dolayı çok acı çekiyoruz. Sanıyoruz ki bu çektiÄŸimiz acılar hayatın karşımıza çıkardığı gerçeklerin doÄŸurduÄŸu acılardır. 'Gerçek' diye deÄŸiÅŸtirilemez, baÅŸka türlü olamaz bir varlığın olduÄŸunu sanıyoruz. Ne ise hep öyle kalan ve onun da ne olduÄŸunu ustalar, üstatlar, köÅŸe yazarları, din alimleri, psikologlar, psikiyatristler, filozoflar, ukalalar vb.'nin bildiÄŸi, bir gerçek.
Ben baÅŸlıyorum kurmaya ve anlam dünyamı buna göre düzenlemeye. Fakat yaptığım iÅŸin anlamlarla ilgili olduÄŸunun farkında deÄŸilim. Psikologlar da böyle anlatmıyorlar. Belki bazıları öyle anlatıyor olabilirler ama psikologlar da psikiyatristler de bu konularda benim anlattığım terimleri kullanmasalar da 'gestalt therapy', 'logo-therapy', 'cognitive therapy' gibi deyimler kullanıyorlar. Benim söylediÄŸim anlam saÄŸlığı onların söylediÄŸinden kökten çok da farklı deÄŸil ama yine de farklı olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Çünkü anlam saÄŸlığının yaÅŸanabilmesi, bilinç düzeyi ile ilgili bir ÅŸey. Sorunumun anlamlarla iliÅŸkimden kaynaklandığını fark etmem gerekiyor. Böyle bir bilinçlilik içinde deÄŸilsem yaÅŸadığım sorunların bir anlam sorunu olduÄŸunu veya anlam hastalıkları ile ilgili olduÄŸunun farkında deÄŸilimdir ve bana da bu açıdan yardım edilme ÅŸansı hemen hemen yoktur.('Olmaya devlet cihanda bir küçük mana gibi' sözünü hiç anlayamayacağım.)