Gürkan Hacır gurkan.hacir@aksam.com.tr

kategori2

Bir diktatör olarak 'İkinci Adam'

Atatürk gibi İsmet İnönü de hep 'diktatör' olmakla suçlandı... Bu suçlama en son BaÅŸbakan ErdoÄŸan'dan üstü kapalı ÅŸekilde geldi. Komünist avı baÅŸlatıp, azınlıklara Varlık Vergisi getiren İnönü, BaÅŸbakan süren CumhurbaÅŸkanı olarak tarihe geçti... İşte, İsmet PaÅŸa'nın günahları ve sevapları
BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın üstü kapalı 'Diktatör' diye suçladığı İsmet İnönü gerçekten demokrasi karşıtı mıydı? Milli mücadeleye nasıl ve hangi koÅŸullarda katıldı? Hayatını gün be gün deftere yazmasına raÄŸmen neden soyadını aldığı ünlü İnönü savaÅŸlarının olduÄŸu yıllar günlüklerinde yok?  İlk siyasal kamplaÅŸma onun devrinde mi yaÅŸandı? Ölümünden önceki son yılında,  Atatürk'ün yok saydığı bir isimken, 11 Kasım günü nasıl oldu da ekseriyetle CumhurbaÅŸkanı seçildi?  İlk çok partili seçimlerimize hile nasıl bulaÅŸtı?

ERDOÄžAN HAKLI MI?
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, 'Bize 'Türkiye tek parti diktatörlüÄŸüne gidiyor' iftirasını atanlar önce aynaya bir baksınlar. Bu ülke tek parti diktatörlüÄŸünü CHP'yle yaÅŸadı ve o diktatörlük döneminde CHP'nin il baÅŸkanları aynı zamanlarda o ilin valisiydi, belediye baÅŸkanıydı. Ayıp oluyor ayıp, kendinize çeki düzen verin' dedi. Yani, BaÅŸbakan ErdoÄŸan, 2.CumhurbaÅŸkanımız İsmet İnönü'ye üstü kapalı da olsa 'Diktatör' suçlamasında bulundu. Son günlerin flaÅŸ milletvekili CHP'li Muharrem İnce de 'BaÅŸbakan aslında Atatürk'e diktatör diyecek de dili varmıyor' diyerek tartışmayı daha da geniÅŸletti. Peki, ErdoÄŸan'ın söylediÄŸi doÄŸru mu? Yani İsmet İnönü gerçekte bir diktatör müydü?

YA ANADOLU'YA GİT YA DA...
Milli Mücadele günlerinden baÅŸlayalım. Ne de olsa İsmet PaÅŸa, Milli Mücadele kahramanımız olarak bilinir. Ama Milli Mücadele'nin ilk günlerinde İsmet PaÅŸa o kadar da kararlı deÄŸildir. Özbekler Tekkesi ve Menzil hattından Anadolu'ya subay kaçıran ilk örgütlenme Karakol Cemiyeti'ydi. İstanbul'daki bütün subaylar bu irtibat noktasından karakol cemiyeti baÅŸta olmak üzere gizli örgütlenmelerin aracılığıyla Anadolu'ya geçiyorlardı. Ama İsmet PaÅŸa, Anadolu konusunda kararsızdı. Karakol yöneticileri bir türlü İsmet Bey'in çekingenliÄŸini kıramadı ve 7 gün göz hapsine aldılar. Daha da doÄŸrusu alıkoydular; 'Ya Anadolu'ya gideceksin ya da ayağımıza dolanmayacaksın' dediler.
İsmet PaÅŸa Anadolu'ya ne zaman geçti peki?  9 Nisan 1920'de. (1920'nin Ocak başında bir iki günlüÄŸüne yaptığı Ankara ziyareti ile karıştırmayın) Yani, Milli Mücadele için bütün örgütlenmeler tamamlanmış Erzurum ve Sivas kongreleri bitmiÅŸ ama en önemlisi İstanbul'daki Meclis, 16 Mart'ta, İngilizler tarafından
basılıp dağıtılmış ve Ankara'daki Meclis'in hazırlıkları tam sürat
devam ettiÄŸi bir zamanda...

İKİNCİ ADAMDI
İsmet PaÅŸa, Milli Mücadele'ye en son katılan olmasına karşın Cumhuriyet kadroları içinde hemen sivrildi. Atatürk'ün saÄŸlığında, onun son yılına kadar, hep ikinci adam olmayı baÅŸardı. Åževket Süreyya Aydemir'e bakacak olursak İsmet Bey, o günlerde Kazım Karabekir PaÅŸa'ya 'Bir çiftlik alalım ve çiftçilik yapalım' teklifini yapıyordu. Åževket Süreyya Aydemir, İsmet PaÅŸa'ya kontrollü yaklaşır. Her ne kadar kiÅŸisel sohbetlerinde PaÅŸa'yı soranlara yazdığı 'İkinci Adam' kitabının ilk harfini kapatarak muziplikle cevap verse de İsmet PaÅŸa'ya saygısı vardır. Ama Çerkes Ethem ile Rıza Nur'un İsmet PaÅŸa için yazdıkları yenilir yutulur gibi deÄŸildir. Tedbirli okumanızı tavsiye ederim. Devam edelim.

PAŞA'NIN DEFTERLERİ
İsmet Bey subaylık günlerinden kalma bir alışkanlıkla hep günlük tuttu. Bu günlükler Yapı Kredi yayınları tarafından 'Defterler' adıyla Aralık 2001'de yayınlandı. İnönü hemen her ÅŸeyi kısa ÅŸifreler halinde küçük takvim yapraklarına not etmiÅŸti. ÖrneÄŸin bir gün içinde ÅŸu notları görmek mümkündü:
'İngiltere elçisiyle toplantÄ±Ö Heyet-i vekile... Erdal'a matematik çalıştırılacak, Ömer'in diÅŸ ilacını unutma..!'
Bütün bir hayatını kısa kısa notlarla kayda geçiren İsmet Bey, en önemli yılları atlamıştı. Ona soyadını armaÄŸan eden 1. ve 2. İnönü SavaÅŸları'nın olduÄŸu yıllar günlüklerde yoktu. Defterler 1919'un 11 Aralık'ın da kesiliyor ve
16 Nisan 1922'de tekrar baÅŸlıyor, hayatının sonuna kadar gidiyor. Acaba İsmet Bey cephede kağıt kalem mi bulamamıştı? Neyse... Konumuzdan uzaklaÅŸmayalım: PaÅŸa diktatör müydü deÄŸil miydi?

AZINLIKLAR SÜRÜLDÜ
Bugünden bakınca İsmet İnönü elbette diktatördü. Hem de en sert diktatörlerden biri sayılabilirdi. Ama o günkü emsallerine bir bakınca
bu suçlama insafsızlık olur. İsmet PaÅŸa tam anlamıyla tek adam olduÄŸu 1938 - 1950 yılları arasında Almanya'da, Fransa'da, İtalya'da kimler iktidardaydı ona bakmak gerekir: Hitler, Mussolini, Franko... Onlarla kıyaslayınca elbette İsmet PaÅŸa demokrasiye inanan bir devlet adamıydı. AÅŸkale'ye gönderilen azınlık mensubu vatandaÅŸlarımıza, Varlık Vergisi'ne, Yirmi Kura AskerliÄŸe hiç deÄŸinmiyorum. Onlar savaÅŸ yıllarının hemen her ülkede yapılan uygulamalarıydı. Özellikle SavaÅŸ Vergisi.

BAÅžBAKAN'I SÜRDÜ
Ama İsmet PaÅŸa'nın yönetiminde belki de Cumhuriyet tarihimiz
boyunca görülmeyen uygulamalarda yaÅŸandı. 1944'teki ırkçılık-turancılık davası ile 1944'deki komünist avı onun döneminde yapıldı. SaÄŸ-sol ideolojik kamplaÅŸması ilk o yılda filiz verdi. 1 Aralık 1945'te, belki de basınımıza karşı giriÅŸilen en vandal saldırı olan Tan gazetesi baskını yine İsmet PaÅŸa'nın döneminin ürünüydü. Tek muhalif organı susturma gayreti olarak tarihimize geçti. Tarihimizde ilk kez görevdeki bir BaÅŸbakan CumhurbaÅŸkanı tarafından sürgüne gönderildi. İlk defa bu sayfalarda okumuÅŸtunuz, ayrıntısıyla tekrar etmiyorum. BaÅŸbakan Åžükrü SaracoÄŸlu, ırkçılık-turancılık tutuklama furyası baÅŸlamadan önce İsmet PaÅŸa tarafından Bursa'ya gönderildi. Hem de yanında Genelkurmay 2.BaÅŸkanı Salih Omurtak ile birlikte yani 'mevcutlu' bir haldeÖ DönüÅŸünde tekrar BaÅŸbakanlık görevine devam etti. (Aynı SaracoÄŸlu futbol tutkusunu da İnönü'ye deÄŸiÅŸemiyordu. Klasik müzik konserlerini sevmemesine raÄŸmen zorunlu olarak her hafta gidiyordu, CumhurbaÅŸkanı emriyle!)

PAŞA'NIN İKİLEMİ
Atatürk 'Ebedi Åžef' olarak bilinmiÅŸti. İsmet PaÅŸa kendine hemen bir unvan buldu: Milli Åžef! Kurucu önder olarak paraların  üzerinde yer alan Atatürk fotoÄŸraflarının yerini kendi fotoÄŸrafları aldı. Evet, Türkiye'nin modernleÅŸmesi ve geliÅŸmesi için yadsınamayacak hamleler yaptı ama dediÄŸim dedik bir lider fotoÄŸrafının da önüne geçemedi. Köy Enstitüleri sevap hanesinin en parlak sayfasıydı ama yeteri kadar savunamadı. Toprak reformu en ilerici çıkışıydı arkasında duramadı. Türkçe ibadet, halkevleri, tarikatlarla pazarlık İnönü'nün hep taviz verdiÄŸi konular oldu. Cumhuriyet ilkeleri ile Hakimiyet-i Milliye ikilemi arasında kıvranıp durdu.

SEÇİM KOMEDİSİ
Çok partili demokrasiye geçme sancılarımız da İsmet PaÅŸa'nın hanesinde yazılıdır. Özellikle 1946 seçimleri. İlk çok partili seçimlerimiz tam bir komedidir. 1946 seçimleri açık oy, kapalı tasnif esasına göre yapılan bir seçimdi. ErdoÄŸan'ın söylediÄŸi gibi zaten kaymakamlar CHP ilçe baÅŸkanı, valiler ise il baÅŸkanıydılar. Seçim gözlemcileri sandık heyetleri aynı zamanda CHP'nin yöneticileriydi. Bir de bu koÅŸullarda açık oy verme ve kapalı tasnif yapıldığını düÅŸünün. 1946 tiyatrosuna seçim demek çok güçtür. Dünyaya karşı yapılmış bir gösteriydi sadece. Mersin'in Aslanköy'ü ise bu seçimlerin sembol yerlerinden biri oldu. Seçim sonucunda 'Bütün oyları CHP aldı' açıklaması yapılınca köyün kadınları direniÅŸe geçip sandıkları teslim etmediler ve bu yüzden tutuklandılar.

EĞLENCELİ DESPOT
İsmet PaÅŸa'nın en eÄŸlenceli 'despot'luÄŸu spor alanında oldu. Atatürk'ün yaveri Cevad Abbas Bey ve Galatasaray'dan ayrılan Yusuf Ziya ÖniÅŸ tarafından kurulan AteÅŸ-GüneÅŸ Futbol Kulübü İsmet PaÅŸa'nın hışmına uÄŸradı. 4 Temmuz 1937 de 1-1 biten olaylı Galatasaray-GüneÅŸ maçından sonra İsmet PaÅŸa her iki kulübü de kapatma tehdidinde bulundu. Ama PaÅŸa'nın asıl derdi muhalefet odağı olarak gördüÄŸü GüneÅŸ'i kapatmaktı. 1937 de iktidarı devrettiÄŸi Celal Bayar da ondan geri kalmadı. Akıllara durgunluk veren bir yöntemle GüneÅŸ'i milli kümede ÅŸampiyon yaptı. Atılan golün, yenilen gole bölünmesiyle hesaplanan dahiyane bir averaj sistemi icat etti ve GüneÅŸ ÅŸampiyon oldu. Oysa GüneÅŸ 34-8 averajı vardı. BeÅŸiktaÅŸ'ın 44-12, Fenerbahçe'nin ise 40-10... Ama atılan gol yenilen gole bölününce GüneÅŸ ÅŸampiyon oldu. Atatürk'ün ölümünden sonra  İsmet PaÅŸa hemen GüneÅŸ'i kapattı.

ABD'YE HÄ°Ç KARÅžI GELMEDİ
Åžu anki CHP kadrolarının hep gururlanarak anlattığı 'İsmet PaÅŸa, 1950 gecesi sırtında paltosu elinde çantasıyla KöÅŸk'ten inmesini bildi' sözleri yanıltmasın. Çünkü baÅŸka seçeneÄŸi yoktu. Artık sandıktan ne çıkarsa kabul etmek gerekiyordu. İktidarı devretmek zorundaydı. Çünkü Amerika, Türkiye'ye yeni bir rejim ihraç etmiÅŸti. Uzak müttefikin dediÄŸi olacaktı. İsmet PaÅŸa hayatı boyunca - bilinenin aksine- Amerika'ya hiç karşı gelmemiÅŸti.!



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3