BilindiÄŸi gibi biz ABD toparlanmadan dünya genelinin toparlanamayacağı tezine uzun süredir abone idik. Dünya üretiminin yüzde 20 kadarını yapan ABD, Eylül 2008 tarihinde Lehman iflası sonrası derhal uyanmış ve henüz seçilmemiÅŸ Obama ile henüz görevden ayrılmamış Bush bir araya gelip ülke tarihinin en büyük bütçe açığı ve en büyük parasal geniÅŸleme operasyonunu gündeme getirmiÅŸlerdi. Sonuçta dünyada krizin çıkmasına neden olan ABD, en önce ve en kuvvetli toparlanan ülke olmuÅŸ ve Çin de yanına eklenerek G-2 ön plana çıkmıştı. Sihirli kelime uzlaÅŸma! Dünya üretiminin yüzde 28 kadarını yapan AB 27 ülkeleri ise federal bir yapının olmaması nedeniyle müÅŸterek hareket edememiÅŸ, uzlaÅŸamamış ve Sarkozy ve Merkel gibi zayıf liderlerin öncülüÄŸünde periÅŸanlık yaşıyor.
ABD krizi çıkartan ülke, ama ABD hızlı ve de en çok toparlanan ülke. Bu dün bir kere daha tescil edildi. 29 Ocak günü ABD 2009 dördüncü çeyrek büyümesi yüzde 5.7 olarak açıklandı. Burada unutmayalım. ABD bir çeyrekten öbür çeyreÄŸe yüzde artışı dört ile çarparak yıllık hale getirir. Avrupa ise bir çeyrekten öbür çeyreÄŸe artışı ilan eder. Bizim veriler ise bir yılın çeyreÄŸinin bir evvelki yılın aynı çeyreÄŸiyle karşılaÅŸtırılması olarak verilir. Bu nedenle ABD, AB ve Türkiye sayıları karşılaÅŸtırılamaz, ancak yıllık büyüme sayıları eÅŸ bazda.
AÅŸağıdaki grafik, ABD 2009 reel büyümesini grafik olarak gösteriyor. Ancak dikkat edilmesi gereken bu verilerin bir ay içinde revize edileceÄŸi ve ancak ikinci revizyon sonrasında kesinleÅŸeceÄŸi. Nitekim 2009 üçüncü çeyreÄŸi verileri iki defa aÅŸağıya doÄŸru revize edilmiÅŸti. Ancak ÅŸu andaki 2009 dördüncü çeyrek büyüme verisi, son altı yılın en yüksek çeyreklik büyümesi ve revize edilince bile yüksek pozitif düzeyde kalacağı gözüküyor.
Size aktaracağımız ikinci bilgi ise büyümenin nereden kaynaklandığı konusunda. AÅŸağıdaki tablo Lehman batışından bu yana (2008 sonundan bu yana ) çeyrekler itibarıyla büyümeye katkıları gösteriyor (katkı pay çarpı artış hızı demek). Tabloda son sütunda 5.7 büyümenin, 3.4 puan katkı yapan stok üretimi, 1.4 puan artış saÄŸlayan özel tüketim , 0.5 puan katkı yapan net ihracat ve 0.3 puan katkı yapan ÅŸirket yatırımları sayesinde gerçekleÅŸtiÄŸi, devlet harcamaları ve konut ve ofis inÅŸaatı yatırımlarının nerede ise katkı yapmadığı gözüküyor.
GeçmiÅŸ verilere bakılırsa da kamu harcamalarının etkisinin giderek azaldığı ve nerede ise sıfıra indiÄŸi ve bugüne kadar hep eksi deÄŸerler alan ÅŸirket yatırımlarının ilk defa pozitif katkıya geçtiÄŸi görülebilir.
BilindiÄŸi gibi ülkemizde de özel yatırım sürekli büyük oranda negatif geliÅŸme yani daralma sergilemekte idi.
ABD medyası da aynen bizim gibi 'kötümserlik ticareti' yaptığından ve dünyada 'Stockholm Sendromu' denen türden, iyileÅŸmeleri iskonto etme yaklaşımı içinde olduÄŸundan, ABD 2009 dördüncü çeyrek büyümesinin büyük çapta stok artışından olması nedeniyle, sürekli büyüme katkısı yapamayacağını vurguladı. Ancak bu pek doÄŸru bir yorum deÄŸil. Çünkü stok artışı demek 'rafları dolduran satılmamış mal' demek deÄŸil, stok düzeyi azalışının durması ve azalan stokların artan talebe yetiÅŸtirilmesi için ekleme çabası demek.
AÅŸağıdaki grafik stok verisinin gerçeÄŸini, yani nihai satışları gösteriyor.
GSYİH'dan stok sayısı çıkarıldığı takdirde elde edilen veriye nihai satışlar denir (GDP - inventory = final sales). AÅŸağıdaki nihai satışlar grafiÄŸi de ABD nihai satışlarının üç çeyrektir pozitif artış sergilediÄŸini gösteriyor. Bu nedenle stok üretiminin 2010 yılının bütünü içinde de reel büyümeye katkı yapması beklenmelidir.