Tekel direnişinin geçen haftaki kazananı, açık arayla Vakıfbank oldu. Bankacılık sektöründe rekabet, doğası gereği sert. Maliye'nin yatırdığı işçi tazminatları, muhtelif bankacılık işlemlerine tabi tutuldu.
Tek Gıda İş Sendikası Başkanı Mustafa Türkel'in aktardığı bilgiler aşağıda:
Tazminatı yatan işçi sayısı, 8650. Ortalama tazminat tutarı, 33 bin lira.
Devletin yatırdığı para yaklaşık 285 milyon lira. İyi nakit.
İşçilerin büyük bölümünün, bankayla kredi kartı ve bireysel kredi ilişkisi var.
Tek Gıda İş, cuma günü Vakıfbank'a yazı göndererek, şu üç tasarrufun hukuka aykırı olduğunun altını çizdi:
-İşçilerin rızası dışında, vadesi gelmeyen taksitler tazminattan kesildi.
-En az 25 lira işlem masrafı alındı.
-İşçilerin hesap hareketleri hakkında hükümet üyelerine bilgi verildi.
Vakıfbank, tazminatların 'yatırım fonu'na dönüştürülmesinin sözleşme gereği olduğunu açıkladı. Ancak bu açıklamada, vadesi gelmemiş borçların neden kesildiğine dair ayrıntı yok.
ILO'YA ŞİKAYET EDECEĞİZ
Sendika yazısında, hesapları bloke edilen isimlerden oluşan 'ek CD' ibaresi vardı.
Başkan Türkel'e listedeki sayıyı sorduk; '3600' dedi.
İşçi başına ortalama 3 bin lira kart-kredi borcu olsa, bankanın kestiği tutar 10 milyon lira. 25 lira da işlem masrafı. 92 bin lira...
Türkel, 'Kaldı ki, elimde bir üyemizin 71 liralık masraf fişi de var. Yani 25 lira, standart değil' diyor.
Tek Gıda İş Başkanı 'Vakıfbank sır yükümlülüğüne aykırı davranarak, Başbakan talimatıyla hesap hareketleri hakkında bilgi verdi. Kamuoyu önünde bizden özür dilemezse, konuyu uluslararası camiaya taşıyacağız.'
Yani? Sendika uluslararası sözleşmeleri ihlal gerekçesiyle, ILO'ya başvurmayı gündemine alıyor.
'AKP TEŞKİLATINDAN ÇADIRI ARIYORLAR'
Türkel, AKP Genel Merkezi'nden il ve ilçe teşkilatlarına şifahi talimat gittiğini söyleyip ekliyor: 'Diyarbakır'dan, Batman'dan İskenderun'dan dün direniş çadırındaki üyelerimize telefonlar geldi. Parti yöneticileri, (4-C'ye geçerseniz, memleketinizde istediğiniz kurumda çalışabilirsiniz) sözü veriyormuş. Yani iş promosyona döküldü.'
Paraların yatırıldığı gün, Resmi Gazete'de 4-C'deki yeni düzenin nasıl olacağına dair Bakanlar Kurulu kararı yayımlanmıştı. Kararnameyi hukukçulara incelettiklerini ve 'angarya' anlamına gelen maddeler olduğunu söyleyen Türkel, 'Bu kararnameyi iptal istemiyle yargıya götüreceğiz' diyerek yeni girişimlerini haber veriyor.
Bankaların sır saklama yükümlülüğü, kararname iptali derken, Tekel eylemi, uzun vadede ekonomiyi yönetme biçimlerini etkileyecek bir hukuk mücadelesine dönüşüyor.
Yalçınkaya'nın sözleri 'kırmızı alarm'a dönüştü
Anayasa değişikliği çalışması uzun süredir masada. Dar bir kadro, zaman zaman sürpriz bir mekanda bir araya geliyor. Hukukçu, bürokrat ve bazı siyasi isimlerden oluşan ekibin buluştuğu adres ise Keçiören Subayevleri. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın oturduğu apartmanın girişindeki 'özel ofis'.
Paketler, mini paketler, alternatif paketler derken, son bir haftadır, rota değişti. Siyasi partilerin kapatılmasının güçleştirilmesine dair madde, anayasa değişikliği için tartışan diğer tüm konuların önüne geçti. Bunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın 'Hakkında kapatma davası açılacak parti bunu hisseder' sözünün yarattığı 'kırmızı alarm' etkisi büyük.
Gelinen yeni eşikte, 'misal, seçim barajının düşürülmesi kesinlikle beklenmemeli' deniliyor. Bunda da kimi araştırmalara göre BDP'nin metropollerden de oy alacağı ve böylece yüzde 7'ye yaklaşma ihtimalinin, AKP açısından oluşturacağı olası 'riskler' belirleyici.
Venedik Kriteri olarak bilinen 'teröre ve şiddete bulaşma' ölçüsü, parti kapatmayı güçleştirme çalışmasında epeydir tartışılıyordu. Şimdi kulislerdeki son hava şu: Bu düzenleme için MHP'den destek almayı planlayan AKP'nin bu umudu, 'Peygamber' tartışmasıyla bitti. Bir yoruma göre de 'MHP kaynaklı bu kriz, aslında AKP'nin uzlaşı zemini arayışını bitirmeye' dönüktü.