AKŞAM GAZETESİ | Bahri Havadır | 2010-02-07
Rijkaard, 2009 Eylül'ünde, 'Benim yürekli futbolcum öyle çok ki' demişti. Ama dün ilk yarıda bu yürekli futbolcuların hiçbiri sahada yoktu.
Hepsi korkak, özgüvenlerini yitirmiş, oyuna yabancı, teknik direktöre küs, hiçbir şekilde armonisi olmayan bir takım görüntüsündeydi. Leo Franco'nun yediği iki goldeki pozisyonları, çocukların mahalle arasında oynadığı maçlarda vermezler.
Rakip iki golü kafayla atarken başta savunma olmak üzere Galatasaray'ın tüm oyuncuları derin uykudaydı. Yenilen iki golde ofsaytın, savunma hatasının, adam paylaşımı gibi hiçbir varyasyonun inanın önemi yok. Dilim varmıyor ama yenilen iki gol son derece aptalcaydı.
Taa ki 30. dakikaya kadar Galatasaray'da biraz yırtınan Kewell, birazcık da Mehmet Topal vardı. Herkes yabancıydı. Futbola da, gollere de, maçı kazanmaya da... Keita'nın attığı golde Elano, Kewell ve işi bitiren Keita'nın akılcılığı vardı. Sonra Galatasaray'ın bitik, silik; Antalyaspor'un aslanlar gibi yürekli futbolu vardı.
İkinci yarıda Keita devreye girdi. Oysa Rijkaard, bana ve Ömer Güvenç'e daha 3 gün önce 'Kendini kanıtlaması için çok çalışması lazım' demişti. İşte o Keita ikinci yarıda sahne aldı. Elano'nun golünün ardından Kewell'a attırdığı golde Keita başroldeydi. Bu yarıda hiç kimse futbola yabancı değildi ama Galatasaray'ın bütün gollerini yabancılar atmıştı. Necati'nin 63. dakikada direkten dönen topu da aslında oyunun kader anlarından biriydi çünkü o top döndü ve G.Saray, Elano ile golü buldu.
Özetle; 2-0'dan maçı çevirmek öyle kolay bir şey değil. Ama Galatasaray'da birliktelik, takım ruhu, oyuncuların birbirini sevmesi, yardımlaşması üst düzeye çıkarılmalı. Çünkü şans her zaman gülmez. Onun için Rijkaard ve öğrencilerinin ellerini vicdanlarına koyup takımı daha da diriltmeleri lazım. Servet'in bir oyun kurucu olmadığını bilmesi lazım. Arda'nın kaptanlığına yakışır yetenekleriyle oyuna ağırlığını koyması lazım. Leo Franco'nun koca bir sezonda maçlar kurtaracağım demesi lazım. Lazım, lazım, lazım... Daha çok şeyler lazım ama en önemlisi giderek birbirine yabancılaşan bu takımın daha çok birbirini sevmesi lazım.