Bir ara HBB Televizyonu vardı. Şu andaki bazı haber kanalları gibi yayın yapıyordu. Programın önemi yoktu. Ekranın dört bir yanından yazılar geçerdi: ‘Borsa’dan, hava durumuna kadar.’ Bu ekolün kısmen de olsa devam ettiğini görüyoruz. Kimilerinin anlayışı bu. İtiraz ettiğimiz nokta, aynı anda üç ayrı konunun üst üste bindirilmesi. Kadın konuşuyor, ismi ve titri yazılıyor. Nereye mi? Kuşak haberlerinin içine. TRT, böylesi uygulamalarda ilk sırada. Şarkının bestesi ve güftesi verilirken, Osman Sınav’ın gelmiş geçmiş en kötü dizisinin anonsu iliştiriliyor. Yönetmen, hatta stüdyo şefi ne iş yapar? Neyi takip ediyorlar? Uyuyan aktüel kameralardan farkları ne? En iyisi ayrı denetimciler görevlendirmek. Kesilecek ceza, maaşları kuşa çevirmek olmalı.
...
Sanatçının albüm tanıtımı serbest. Bu konuda sorun yok. Haftada bir-iki geceye inen sahne çalışmalarını nerede yaptıklarını söylemeleri ise suç. Ağızdan kaçsa RTÜK kesiyor faturayı. Yasakçı kuruluşa bir sorumuz var: “Böylesi sansür hangi ülkede kaldı?”
***
Gökhan Barlas’la aynı düşüncedeyiz: “Bu ülkede böyle muhalefet olursa, AK Parti iktidarda kalır. Bütün umut Bülent Arınç’ın antipatikliğinde.” Yüksel Yılmaz daha iyimser. “Oluşturulan yandaş medyaya ve Fak Fuk Fon yağmuruna rağmen, yüzde 18’i aşamazlar” tahmininde bulunmakta. Kazım Eryılmaz, “Osman Durmuş, Başbakan’a ‘Eşinizin ağlaması bizi de üzdü. Sizi peygamber gibi gören partililerinize rağmen, konuyu çözmek yerine istismarı tercih ettiğinizi söylemek boynumuzun borcudur’ deseydi, puan toplar, kaybetmezdi” diyor.
***
Bazen şaşırıyoruz. Hangi Yüksek Mahkeme ne işe bakar, karıştırılıyor. Bir de doğruyu bozanlar var ki sinir oluyoruz. Adam lütfedip hazır yazıyı okumuyor ya da müdahale edip katlediyor. Bu hatalar, gazetelerin TRT-1 programına maç yayınlarını koymamasına benzemiyor. Sedat Ekmekçiler ve M. Akduman’a da böylece cevap vermiş olduk.
...
Şimdi yazacaklarımız Aylin Sungur’a. e-postasında ele aldıklarını biz bilmiyor muyuz? Özelliğimiz ‘Hep doğrulardan yana olmak’.
...
Necmi Arık, medyanın öldürülen gazetecilerini gündeme taşırken, İlhan Dağrendelioğlu ve İsmail Gerçeksöz’ü hatırlamamasından şikâyetçi. Haklı da.
***
Hüseyin Movit’in son çalışması ‘Devleti Yöneten Gizli Güçler GLADIO’ yayınlandı. En ilginç bölüm, son ‘Kozmik Oda’ olayının ele alınışı. Movit’e göre TSK, yeni savaş biçimini kullanmaya başladı. Buna verdiği isim, “Askerin Kedi-Fare Oyunu”. Demek ki, ‘Paslaşma’ laflarının arkasında mücadeleye devam edilmekte. İlgilenenler “info@truvayayinlari.com”dan bilgi alabilir. Bu arada ‘Türkçe Gönüllüleri İzleme Grubu’nun kurucularından olan Hüseyin Movit, TRT yapımcılarından Köksal Özoğulöz’e ders vermeye hazır olduğunu bildirdi. Hem de ücretsiz.
...
Ermeni asıllı Türk dostu Edvard Taşçı’nın-Edward Tashjı- otobiyografisi Avcıol Kitapçılık’tan çıktı. ‘Ermeni iddiaları’ adlı yayını Türkçe’ye çeviren Ayşe Göktürk Tunceroğlu. Balıkesirli Zabel ile Urfalı Jirgi’nin oğlu Edward’ın yıllarca diasporaya karşı verdiği büyük mücadele mutlaka okunmalı.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.