Perihan Mağden’i hiç tanımam... Çoğunluğun aksine onda bulunan “kontrolsüz kan” hoşuma gider çoğu zaman.
Ama dün okuduklarım karşısında ağzım açık kaldı.
Bence pazar gününün galibi AKŞAM’da Nagehan Alçı’ydı.
Nagehan Alçı için başarılı, Perihan Mağden için başarısız bir röportajdı okuduğum...
Neyse bu yorumlarla vakit kaybetmeyelim...
H H H
Perihan Mağden bir süredir sessizdi.
Cuma günü piyasaya çıkan kitabının tanıtımını yapmak adına röportajlar vermeye başladı.
Ve o tahammül edemediği Hülya Avşar’la aynı taktiği kullanarak:
Albümün-kitabın çıktığında herkese saldır, satışa katkı sağla...
Ne yapmış Perihan Mağden?
Mesela Ayşe Arman’a saldırmış.
Aslında söylediklerinde haklı... Ben de onun gibi düşünüyorum... Ama Mağden bu işi, “kitap tanıtımı” için yapıyor. Sosyopat ilan ettiği kadın hakkında konuşarak PR yapıyor.
Aynı şeyi Ertuğrul Özkök, Nuray Mert gibi isimler üzerinden devam ettiriyor tüm röportaj boyunca.
En fenası da Alçı’nın “Bu anlattıklarınızdan arıza kadın olduğunuz ortaya çıkıyor” demesine verdiği yanıt...
Şöyle diyor:
“Sadece çok ciddi ve korkusuz bir siyasi duruşum var. Bu yüzden ‘arıza’ olarak etiketlenmem yine yanlış etiketleme”.
Oysa röportajda siyaset yok... Hatta kitap bile ayıp olmasın diye azıcık konu edilmiş...
Röportaj tam anlamıyla magazin figürlerinin kullandığı en klişe “PR” taktikleriyle dolu...
Kısacası Perihan Mağden, “Kitabım çıktı.. Hadi alın” diye bas bas bağırıyor...
Elbette PR çalışması yapmak, ortaya çıkan ürünü tanıtmak son derece doğal. Yanlış anlaşılmasın, derdim PR anlayışıyla değil. Bunu yapan isimle. Perihan Mağden’in bugüne kadar sergilediği tutum, takındığı duruş, altını çizdiği müdanasızlık ve yaptığı PR çalışması yan yana gelince olmuyor. ‘Benim kimseye eyvallahım yok’ diyen bir yazar pr çalışmasına en klişe yöntemleri kullanarak girişince pek abes duruyor!
İstanbul geceleri Haiti’ye yardım ediyor
Haİtİ’de yaşanan felaket, tüm dünyanın canını yaktı. Dünya bir kez daha yaraları sarmak için seferber oldu. Türkiye’den de yardımlar gidiyor Haiti’ye...
Ancak enteresan bir yardımın haberi, İstanbul eğlence mekânlarından geldi...
Haiti’deki çeşitli yardım kuruluşlarına destek olmak için bir kampanya başlatılıyor.
8-16 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek bu kampanyadan elde edilen gelir, “GEA”, “PIH” gibi Haiti’de aktif çalışan kurumlara gönderilecek. Changemaker şirketinin kurucusu Dilara Moran tarafından geliştirilen kampanyaya destek olan restoranlar ve kampanya tarihleri şöyle:
9 Şubat Salı: Lilbitz / Nupera
10 Şubat Çarşamba: Baja
11 Şubat Perşembe: Lokal-Tünel
12 Şubat Cuma: Flavio by Lokal
14 Şubat Pazar: Tamirane
16 Şubat Salı: Lokal-
Asmalımescit
Bu tarihlerde bir yerlere gidecekseniz tercihinizi bu mekânlardan yana yapın.
Hem gecenizi yaşayın, hem yardıma katkınız olsun derim.
Bu adamı mutlaka takibe alın
Cumartesİ akşamı BKM’de Alper Kul’un tek kişilik oyununu izlemeye gittim.
“Caveman - Mağara Adamı”, kadın erkek ilişkilerini ilk çağlara, mağara adamlarına dayandırarak yorumlayan eğlenceli bir oyun.
Ancak oyunun metni ve içeriğinden çok Alper Kul’un performansı etkiliyor izleyeni.
İnanılmaz bir enerji, yüksek efekt yeteneği, tek başına çok sesli bir kadroya bedel bir oyunculuk sergiliyor Kul.
Oyunda anlatılan “klişe kadın’a ve “klişe adam’a uzak olabilirsiniz ya da oyunda anlatılanlar erkekçe gelebilir ama Alper Kul’un etkileyici performansını mutlaka izlemelisiniz.
Beşiktaş Kültür Merkezi, genç yeteneklere açtığı kapılarla birçok rakibine fark atmış durumda. Sanırım o gençler arasından çıkan ve daha çok parlayacak isim Alper Kul’dan başkası değil.