08 ŞUBAT 2010 PAZARTESİ
Aziz Yıldırım’la saatler boyu futbolu, sporu ve Fenerbahçe’yi konuştuk.
Eyvah! Bu da mı başıma gelecekti... Yıllarca üniversitelerin “yarı kutsal” mekânlar olduğuna inandım. Bağımsız kalabilmiş, özgür düşüncenin sınırsız bir şekilde yeşerdiği ve dahası her türlü fikrin uçuşmasına izin verilen
Bir ara HBB Televizyonu vardı. Şu andaki bazı haber kanalları gibi yayın yapıyordu
Önce haberi verelim: “İçişleri Bakanlığı soruşturması sonucunda Hrant Dink cinayetinde “ihmal ve sorumlulukları” bulunduğu iddia edilen 19 polis aklandı.”
Dün, tüm gazetelerde Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Aylin Seçkin ve İsviçre KOF Economic Institute öğretim üyesi Erdal Atureken ‘in araştırmasına dayanarak Türkiye’de resim piyasasının 50 milyon dolara ulaştığ
Roubini, Soros ve Stiglitz gibilerine sempatiyle bakmadığım bilinir. Ama bu kişileri de yakından izlerim. Saçmaladılar mı da not alır ve hatırlarım ve hatırlatırım.
Pazar günü bilgisayarın karşısındayım. Oturup bu yazıyı yazacağım... Şeytan dürttü, tabii bir de bizim kayınbirader... Biletix’e girdim... Ve her şey öyle başladı... Kısa bir gezintiden sonra kredi kartımın üzerinde bir dolu borç
Kim kimin vesayetinin altında diye tartışıyorlar şimdi.
‘Çarpıntım var’ derken neyi kastediyorsunuz? Çok mu kahve içtiniz? Grip ilacı mı dokundu? Yoksa kansız mısınız? Çarpıntı şekillerinden hangisinin olduğunu anlamak için nabzınıza bakmayı ve nabız saymayı öğrenmenizde büyük fay
En fenası da Alçı’nın “Bu anlattıklarınızdan arıza kadın olduğunuz ortaya çıkıyor” demesine verdiği yanıt...
Normalde Fenerbahçe’nin, Diyarbakır maçından, rahatça ve gollü bir sonuçla ayrılması gerekirdi. Daha bir kaç gün evvel ligin en iddialı takımlarından Bursa’ya kolayca fark atmıştı.
Hakem, Güiza’nın çekip indirilmesine penaltıyı veremedi. Can derdine düşen Diyarbakır’ın “Sert oynayarak Fenerbahçe’yi yıldırıp oyundan düşürme” ve arkasından “kart göstertme tuzağına” hakemin hoşgörüsü, ikili mücade