AKŞAM | CUMARTESI | 06 ŞUBAT 2010, CUMARTESİ

Korsan da olsa bu albUmU dinleyin!

Şarkıları ve tarzıyla kısa sürede kendini sevdiren ve müzik piyasasında farklı bir yer kazanan Bedük, yeni albümü 'Go' ile sevenleriyle buluşuyor.
Bedük, son günlerde harıl harıl çalışıyor; bir yandan yeni albümü 'Go'ya son noktayı koymaya çalışırken bir yandan da 20 Şubat'ta Maslak Venue'de vereceği konserin hazırlıklarıyla ilgileniyor. İngilizce şarkılar ve elektronik altyapı ile müzik dünyasına farklı bir soluk getiren Bedük, 12 şarkının yer aldığı albümündeki tüm söz ve müzikler, kayıt, mix, vokal, düzenleme, canlı enstrümanlar, kapak ve kartonet tasarımını da kendisi üstlenmiş. Tek başına adeta bir fabrika gibi çalışan sanatçı, sound olarak da dinleyicilerini şaşırtacağını düşünüyor. Albümün en özel şarkılarından biri olan 'Feels Like Heaven'ı ise bir yaşına girecek oğlu Kerem için yapmış. Hayatı boyunca takım elbise gerektirmeyen bir işi olsun diye uğraşan ancak sahnede takım elbiseden vazgeçemeyen Bedük ile yeni albümünü konuştuk.

beduk

- Ailenizde sanatçı var mı? Müziğe ilgi nereden geliyor?
Ailemde çok sanatçı var. Hatta Türk Sanat Müziği bestecileri de çok var. Zamanında ablam müzikle çok ilgiliydi. İlk albümümde de geri vokalleri var zaten. Ben ablamdan görüp müzikle ilgilenmeye başladım. O gitar çalar, söyler ve iyi müzik dinlerdi. Gitar çalıyor olmamda etkisi büyüktür. Aynı zamanda çok iyi çiziyordum ve üniversite sınavını kazanamamıştım.  O zamanlar mühendislik okumak istiyordum. İyi çizdiğim için bir kursa gidip kendimi geliştireyim dedim. Reklamcı olmayı istedim. Bilkent'i burslu kazandım. Bir yandan gruplar kurdum, okul orkestrasında çaldım. Ankara'da canlı müzik olan her yerde çalıştım. 

Sonra İstanbul'a geldin ve reklamcı oldun...
Evet, sonra da kendi ajansımı kurdum. Ben başkasına bağımlı olamıyorum. Müzik işi bu kadar yükselince de ajansı kapattım. Reklamcılığı, grafik tasarımını hala çok seviyorum. Zaten kendi işlerimi kendim tasarlıyorum. Ama bana o sırada ne para kazandırıyorsa o işi yapıyorum. Bu hep böyle oldu.

YAPTIĞIM İŞ SEKTÖRÜN ÇOK ÖTESİNDE
- İlk albümden bugüne neler değişti müziğinde?
Benim Bedük olmadan önce Serhat olarak bir albümüm daha var. O, benim gelişme çağımdı. Gitarı alıp denemeler yaptığım türden müziklerdi. Birlikte çalıştığım prodüktör, onları beğendi. Oysa benim şimdiki tarzımdan da parçalar vardı. Ama o zaman, yaptığım müzik insanlara tuhaf geliyordu. İşler 'Sektörün kuralları budur'larla yürüyordu. Ama sonradan böyle olmasını istemedim ve kendi şirketimi kurdum. 

- Peki, sadece müzik düşünmen gereken yerde işin her aşamasını kontrol etmek zor değil mi?
Evet zor. Yaptığım şey sektörün çok ötesinde. İnsanlara derdimi anlatana kadar 10 yıl geçer. Bu nedenle kendim yapıyorum. İyi de yaptığımı düşünüyorum. Egosantrik olmamın da bunda etkisi var. Kendi yaptığımı çok beğeniyorum.

- Müziğini nasıl tanımlıyorsun?
Elektro pop yapıyorum. Aslında pop ama bizde pop başka bir şey olduğu için beni elektronik müzik olarak adlandırıyorlar. Dans müziği sonuçta. 

- Kendi tarzını yarattın ve seni dinleyen çok insan var. Sence sektörün böyle bir müziğe ihtiyacı mı vardı?
Bir şey olmaya çalışmıyorum. Sevdiğim şeyi yapıyorum. Tutsun diye bir şey yapmıyorum. Sektörün insanlara öğrettiği kuralları takmıyorum. O kuralların yalan olduğuna inanıyorum. Kendi kurallarımı kendim koyuyorum. Türk müzik sektörüne yeni kurallar getiriyorum. Bu da fark yaratıyor herhalde.

- Kendi müziğine yakın birilerini görüyor musun?
Hayır, uzaktan yakından alakası yok. Kimseyi görmüyorum.

GÜN 58 SAAT OLSA YİNE YETMEZ 
- Reklamcı olmanın, o sektörü de bilmenin müziğine sağladığı avantajlar neler?
Meseleye dışarıdan bakmamı sağlıyor. Olaya malzemeymiş gibi bakıyorum. Tasarımları da kendim yaptığım için ortaya direkt istediğim şey çıkıyor. Gün 58 saat olsa yine yetmez bana. Uyumam gereken zamandan çalıyorum. Ama hiçbir şeyi öylesine yapmıyorum. İçimde yarattığım farklı adamlar, milyon dolarlık kendi başına CEO'lar gibi düşün. O kadar iyi adamı bünyemde yarattığım için paha biçilemez bir güzellik var işin içinde.

- Seninle çalışmak zor mudur?
Zor, çünkü kolay beğenmem. Ama iş hayatımda kimseye patronluk taslamam. Arkadaş gibi olmak isterim.  

- İnsanların seninle ilgili düşünceleri önemli midir?
Sıkıntı basar, sinir olurum. Sallamaz gibi gözüksem de gıcık olurum.

SADECE KENDİ ALBÜMLERİMİ DİNLİYORUM
- Biraz da albümden bahsedelim mi?
Dolu dolu bir albüm oldu ve bence yaptığımın en üst sınırı bu. Çok daha fazla akustik eleman var, analog bir dünya, şaşırtan şarkılar var. Sizi dans pistinin ortasına götürecek şarkıların yanı sıra farklı duygular yaşamanıza da olanak sağlayacak çalışmalar var. Elektronik müzik yine. Ama daha olmuş bir durum var.

- Oğlun için de bir parça var...
Evet, Kerem bir yaşına giriyor. 'Senin gelişinle her şey bana cennet gibi geliyor' gibi sözleri olan bir parça, oğlum için yaptım. 

- Kendi albümlerini dinler misin?
Evet, zaten sırf onları dinliyorum. Başka bir şey dinlemiyorum ki! Böyle bir şey duymadığım için yapıyorum zaten bu parçaları.
n Albümün adı 'Go'. Özel bir hikayesi var mı isminin?
Bütün şarkılarda 'Go' geçiyor. Gitmek anlamında. Yürür gider bu albüm gibi düşünüldü. Emekliyordum, yürüyorum ve şimdi artık gidiyorum gibi düşünebilirsiniz.

- Beğendiğin, birlikte çalışmak isteyebileceğin Türk sanatçılar var mı?
Modern rock müziği yapan grupları beğeniyorum. Ajda Pekkan'la ortak bir çalışma yapmak isterdim. 

- Son olarak dinleyicine ne söylemek istersin?
Dinleyin. MP3 de indirebilirsiniz, korsan da dinleyebilirsiniz. Dinleyin, konsere gelin. 'Go' iyi bir albüm oldu.

Bizdeki gibi egolu sanatçılar görmedim
'MP3 indiriliyor diye ağlamayı anlamıyorum. Böyle bir şey var; ama olsun. Buna karşı kendi meseleni sağlam tut. Mesela itunes'u Türkiye'ye getir. Şu anda dünya müziğine yön veren itunes. Türkiye'de olmaması büyük rezalet.  Adam senin albümünü alamıyorsa, parası yoksa, almak istemiyorsa en azından seni dinleyen biri daha var orada. Korsan tüm dünyada var. Kimse o kadar ağlamıyor. En azından üretim var. Albüm bir deneyimdir. Sen adama albüm deneyimi veremezsen almaz. Albümü koyup dinlerken bir diyara gidersin. Sen adama birkaç tane ucuz nefes alma yöntemi verirsen gözüne soka soka, neden alsın ki albümünü, salak mı? Hiçbirimiz yüksek sanat yapmıyoruz. Bale yapmıyoruz, ortaya bir tiyatro eseri koymuyoruz. Popüler kültür bu. Dünyanın hiçbir yerinde bizdeki gibi egolu sanatçılar görmedim. 'Merhaba' diyorsun, adam yüzüne bakmıyor. Yurtdışı yalakalığı var. Bu nidalarla hiçbir şey olmadı. Sen yeter ki evrensel bir ses yakala. Bizde her şey söz ve onun melodisi üzerine kurulu. O zaman şiir dinle be abi?'


EKİN TÜRKANTOS

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3