Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Hayret: Roubini ile aynı noktadayız

Roubini, Soros ve Stiglitz gibilerine sempatiyle bakmadığım bilinir. Ama bu kişileri de yakından izlerim. Saçmaladılar mı da not alır ve hatırlarım ve hatırlatırım.
Bir Stiglitz örneği ile başlayalım. 2002 yılında üç “çok ünlü iktisatçı”, Joseph Stiglitz, Peter Orszag (şu anda ABD  Bütçe Direktörü) ve kardeşi Jonathan Orszag, bir arada bir araştırma raporu yazıyorlar. Rapor, Stiglitz Nobel Ödülü’nü aldıktan hemen sonra üretilmiş ve yayınlanmış. Devletin regülatör kurumlarına sunulan  rapor,  devlet destekli  ve GSE denen, şu anda müflis iki dev kurum Fannie Mae ve Freddie Mac hakında aşağıdaki değerlendirmeyi yapıyor.
“Geçmişten gelen bilgi, deneyim ve verilere dayanarak söyleyebiliyoruz ki GSE adını taşıyan bu iki kurumun faaliyetlerinden veya iflasından dolayı devlete binecek yük sıfırdır!”
Rapora göre bu üç iktisatçı, bu iki kurumun 1990’lı yıllardaki sermaye yapısı ve büyüklüğünü, Büyük Depresyon ortamının şartlarına göre bile test etmişler. Raporun yazarları o günlerde yeni gündeme gelen ve “Risk Temelli Sermaye Standardı” adlı kavram çerçevesinde milyonlarca senaryoyu değerlendirerek bu iki kurumun iflası ve devlete büyük yük yaratması olasılığını bir sürü teste tabi tutmuşlar.
Tabii hayat “her bilge” için sürprizlerle doludur. Sonunda bu iki kurum 2008 krizi ortamında 111 milyar dolarlık bir iflas çektiler, yükü ABD’de devlete ve vatandaşlara yüklediler ve gerisi de (zaman içinde) ek milyarlarca dolar olarak geliyor.
Tabii bugün bu değerlendirmenin ne kadar büyük yanılgı içerdiği, ABD medyasında gündeme getiriliyor. Bir iki yıllık finansal baskı bu iki kurumu devirivermiş. Stiglitz medyaya konuşmuş. Ne demiş? “Aynı stres testini 2007 yılında yapsa idik, 2007 yılı değerlendirmemiz ‘endişe verici bir durum vardı’ derdi.” Yani Stiglitz aslında cevap vermemiş oluyor.
İşin gerçeği, sistemik riskin değerlendirilmesinin çok zor  bir şey olması. Hele medyada yaylım ateşi var iken, medya da çıkar gruplarından biri iken, yani kamuoyu alenen “iğfal edilirken”, doğru değerlendirme yapmak çok zor.
Ancak birkaç kişi omurgalı çıkıp, siyasete ve ideolojiye teslim olmayıp direnebilirler. Medya da genelde kötümseri yüceltip, iyimser takılanı “ahlaksız” saydığı, her medya kuruluşu da kendi çıkarlarını gizleyip, tamamen siyasi bir parti gibi taraf olduğu zaman, iş içinden çıkılmaz hale gelir. Olaydan sonra bile, dürüst konuşanlar, tutarlı davrananlar bir elin parmağı kadar azdır.
Örneğin Roubini  bundan birkaç yıl evvel İtalya ciddi bütçe açıkları, borç ve büyüme sorunları yaşar ve hükümetler peş peşe gelir giderken ortalığa atılmış ve o günlerdeki İtalyan Maliye Bakanı Tremonti’ye, bir uluslararası toplantıda,  İtalya’nın eurodan ilk çıkacak ülke olacağını şiddetle söylemiş ve Bakan’dan oldukça sert bir azar işitmiş ve sonunda kavga çıkmıştı. İtalya’nın eurodan çıkmasını üç yıldır bekliyoruz!
Roubini global kriz başladığında Letonya’nın para kurulu sisteminin çökeceğini ve sabit kurun da kopacağını söylemişti. İki yıl oldu Letonya’nın kuru kopmadı. Ülkede ciddi sorun  var ama kur yerinde duruyor. Roubini bu konuda currency board veya para kurulu sisteminin ünlü savunucusu Steve Hanke ile de iddialaşmıştı. Hanke de iki yıldır bekliyor, Roubini’ye raslayıp öngörülerinin doğru çıkmadığını suratına söylemek için. Ama Roubini ve Stiglitz gibileri durmaz.
Ancak bu hafta küçük bir sürpriz gerçekleşti. Roubini şirketindeki araştırma müdürü ve asistanı iktisatçı Arnab Das ile beraber 3 Şubat 2010 tarihinde Financial Times’ta bir makale yayınladı. İlginç bir şekilde ayni teze sarılmışız. Roubini Yunanistan, Portekiz, İspanya, İrlanda ve tüm diğer sorunlu Avrupa ülkelerinin tek çözümünün kemer sıkmak olduğunu vurguladıktan sonra bu sütunda bizim de defalarca vurguladığımız bir tezi de ortalığa dökmüş.
Yunanistan’ın ve diğer Güney Avrupa ülkelerinin çöküşünün ortaya çıkardığı en önemli gerçek, euro para birliğinin arkasında maliye politikasında ve siyasette tam birleşme olmadan başarılı olamayacağı. Biraz daha anlaşılır bir şekilde ifade edersek de Avrupa’da merkezi hükümet yok, birbirinden bağımsız hareket eden güya birlşmiş bir sürü ülke var. Paraları bir, Merkez Bankaları bir, ama bütçeler ayrı, siyasi tercihler ayrı. Roubini ile anlaştığımız nokta Federal Hükümeti olamayan bir para birliğinin (currency union) uzun süre ayakta sağlam kalamayacağı. Yanlış anlaşılmasın, biz euro sistemi yakında çöker falan gibi bir şey söylemiyoruz. Bu olmaz. Ama sistem iyi çalışmaz ve ülkeler sürünmeye devam ederler.
Kafayı kaldırıp dikkatli bakarsanız, ABD ile Avrupa arasındaki fark pragmatik Amerikalıların kendi çıkardıkları krizin tahribatını görünce derhal Federal Hükümet düzeyinde el sıkışıp, uzlaşıp, dev parasal genişleme ve bütçe desteği yarattıkları, Avrupa’da ise her ülkenin kendi kabuğuna çekilmesi nedeni ile (yani Federal yapı yokluğu nedeni ile ) uzun süre durgunluk yaşayacak olması.
Euro sistemi çöker demiyoruz. Çökmez, ama paraları  değer kaybeder ve AB geneli ve euro bölgesi ekonomik anlamda uzun zaman yerlerde sürünür.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3