AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2010-02-09

kategori2

Sağına bak CHP! Orada solu bulacaksın!

'Türban sorununu CHP çözecek,' tezini Habertürk'te yazdığım zaman 2006 yılıydı. Henüz AKŞAM'da yazmıyordum ve sanırım AKŞAM 'ne hikaye anlatıyor bu adam' diye tam sayfa bir mülakat yapmıştı benimle.
Sonra hatırlarsınız, Genel Merkez'in yarım ağız desteklediği 'çarşaf açılımı' gibi acemi hareketler geldi. Ama tarihsel zorunluluk ve hüsn-ü niyet boyvermeye başlamıştı.
'Sağına bak CHP! Oraya gittikçe solu bulacaksın...' diye yazıyordum ısrarla. Çünkü CHP nomenklaturasının, hadi Marksist terminolojiyle söyleyelim 'yanlış bilinç' ile sağ diye tarif ettiği alan gerçeklikte soldu. Yoksulların, işçilerin,memurların bulunduğu alandı...
Ve işin ilginci... Türbanlı kadın laikti!
'Türbanlı kadın laiktir,' başlıklı analizi yazdığım zaman ise bana kızdıklarını biliyorum. Ama türbanlı kadına 'medeni hukuktan mı yanasın, yoksa eşin seni 'boş ol' diye boşayabilsin mi,' veya 'mirastan erkek kardeşinden daha az pay almak mı istiyorsun,' diye sormaya bir zahmet eden olmamıştı.
Bu zahmete girmedikleri için türbanlı kadının laik olduğunu keşfedemediler.
Ben bu analizi CHP nomenklaturasına yazdıktan iki gün sonra Başbakan Tayyip Erdoğan'dan 'Türbanlı kadın laik olamaz mı yani' sözünü duyduklarında irkilmediklerine de eminim.
Bugün Kemal Kılıçdaroğlu sol geleneğin beşiği ODTÜ'de konuşurken 'solun bittiği, sağa yöneleceklerini ,'mealinde sözler söylemiş. Baykal ise Cüppeli Ahmet Hoca'ya geçmiş olsun telefonu yapmış.
 Muhakkak Kılıçdaroğlu doğru yolda yürüyor ama terminolojide hala bir sorun var. ''Sağ,' dedikleri yer 'sağ,' değil ve o alandan oy alan AK Parti de bu yüzden klasik bir sağ parti değil.
Aslen, er ya da gerçekleşecek bu 'yürüyüş,' CHP'yi sola götürecek olan yürüyüştür.
Ben bugün CHP 2006'da bu zihinsel sıçramayı yapabilseydi ne olurdu gibi fantazik bir senaryo yazmayacağım. Nihayetinde büyük yapıların muhakeme mekanizmalarının sırtında yumurta küfesi olmayan bir yazar kadar serbest çalışamayacağını biliyorum.
Bugün bahsi biraz daha yükselteceğim.
Ve Türkiye'nin 'demokratik açılım'ına CHP'nin eşyanın tabiatı ve 'tarihsel zorunluluk' nedeniyle destek olacağını ve yeni bir anayasa için muhakkak surette bir uzlaşma zemini bulunacağını iddia edeceğim.
Nihayetinde CHP'nin dindar diye Türkiye demografisinin kahir ekseriyetini 'sağ' ilan etmek ve 'sol' diye bir 'hayali cemaat' yaratma ısrarının her seferinde hüsranla sonuçlanacağının artık anlaşılmaya başlandığını görebiliyoruz.
Biliyorum, bu tezlerin seslendirilmesi pek hoşa gitmiyor. 23 yıllık bir gazeteciyim, dünyanın çeşitli yerlerinde sayısız devlet başkanı ve başbakan ile teşrik-i mesaim oldu ama Deniz Baykal ile tanışmaya müşerref olamadım.

Eski alışkanlıklarla beni CHP içinde bir mücadelenin destekçisi zannediyor da olabilir ama, heyhat hayatımda tanıdığım CHP'li siyasetçi sayısı da bugün ikiyi geçmiyor. Ki onlarla da bu analizlerden çok sonra tanıştık.
O halde sağlık olsun, Deniz Bey'in yoğun mesaisinden çalmayalım ama dört yıl önce seslendirmeye başladığımız iddiamızı yükselterek kayda geçirelim:

1.Türban sorununun çözümünde CHP, 'sorunu CHP çözdü,' denilebilecek derecede bir rol oynayacak. CHP türbanlı kadının laik olduğunu anlayacak ve hatta bunu türbanlı kadına da anlatacak.

2. Muhalefet ettiği 'demokratik açılım' veya 'yeniden yapılanma' çalışmalarına içerikte belirgin farkları da olsa, en az AK Parti kadar yüksek derecede katkı yapacak.

3. Doğal tabanını 'sağ' diye adlandırıp ötelemekten vazgeçecek.

4. Bunları, yeni katılımlarla ama daha önemlisi hali hazırda bugüne kadar 'değişime direnen' heyetin önderliğiyle yapacak ve alternatif sol senaryoları işlevsiz bırakacak.

5. Zaten laik olan AK Parti ile din değil,  'emek ve özgürlükler temelli' bir eksende mücadele edecek.

6. Çoğu CHP geleneğinden figürlerin kurban olduğu siyasi cinayetlerin ortaya çıkartılması sürecinde hükümete yardımcı olacak ve kutlayacak.
Bütün bunları 2006 yılında, 'Sağına bak CHP! Oraya gittikçe solu bulacaksın,' yazarkenki bilinç ve ısrarla yazıyorum.  Bugün CHP'li tanımıyorum; ama CHP'yi tanıyorum. Tarihsel işlevleri sırtına bu kaçınılmaz sorumlulukları yüklüyor.

Kayda geçiriyorum. Yanılırsam yüzüme vurursunuz. CHP'si marjinalleşmiş bir Türkiye'de benim mahcubiyetim görünmez bile.