AKŞAM
Sanaa Üniversitesi'nden Prof. Al-Faqih, Yemen hükümetinin El Kaide'ye karşı duracak gücünün olmadığını belirterek 'ABD müdahalesi kaçınılmaz' dedi
Siyaset Bilimi Profesörü Abdullah Al-Faqih, evinde yaptığımız görüşmede, bugüne nasıl gelindiğini şöyle değerlendirdi: Zaten Soğuk Savaş döneminden beri aşırıları yaratma girişimi vardı. Sovyet işgali sırasında Afganistan'a savaşmaya gönderildiler. O süreçte yasal güçler olarak görülüyorlardı. Terör eylemleri çatışmalı süreçlerde artar, istikrar dönemlerinde yok olur. Yemen'de hükümet Sovyetlere karşı mücadele için yarattığı militanları, daha sonra muhalefeti bastırmak için kullandı. Bu süreçte onları maaş bağlayarak kontrol altına aldı. Ancak daha sonra işler hükümetin kontrolünden çıktı. Ülkenin ekonomik koşullarının bu denli kötü olması, El Kaide'ye yardım etti. Neden Yemen? Çünkü insanların işi, evi, geleceği yok. El Kaide gelecek umudu olmayan insanları kolayca örgüte dahil ediyor.
EL KAİDE HÜKÜMETİ TEHDİT ETMİYOR: Ancak hükümetin son dönemde ABD ile beraber yaptığı operasyonlara bakın. Çok kolayca gidip, teröristlerin bulunduğu yerleri bombalıyorlar. Demek ki, yaşadıkları yerleri zaten biliyorlardı. Ancak, oldukça zayıf olan Yemen hükümeti, El Kaide'ye saldıramaz. Bu nedenle onları farklı yollardan kontrol altında tutmaya çalışıyor. Biliyorsunuz, düşmanınızı yenemiyorsanız dost olursunuz. Ayrıca El Kaide Yemen'de hükümet için bir tehdit değil. Çünkü, dikkatle bakarsanız hükümeti tehdit etmiyor. Hükümet, Kuzey'de Şii kökenli Zeydilere karşı savaştığı zaman, saldırılarını kesip bekliyorlar. Ama hükümet Zeydilerle savaşmayı durdurduğu anda saldırıyorlar.
HÜKÜMET İŞGAL DEĞİL PARA İSTİYOR: Eğer Batı, Yemen'de operasyon başlatırsa, burada kontrolü tümüyle ele alacak. Ben, bunun süreç içinde illaki gerçekleşeceğine inanıyorum. Yemen hükümeti bu koşullar altında El Kaide'ye karşı duracak güçte değil. Amerikalılar ve İngilizler, Yemen Hükümeti'ne gözlemci gönderilmesini kabul ettirmeye çalışıyor. Eğer Hükümet, yabancı güçlerin ülkeye gelmesini kabul ederse, halk da eder. Burada beyin yıkamak pek de zor bir şey değil. Hükümet ise yabancı güçlerin işgalini değil, para vermesini istiyor.
İKİNCİ AFGANİSTAN ENDİŞESİ: Oldukça endişeliyiz. Üllkede durum kötüye gidiyor. İşgal, ülkeyi ikinci Afganistan'a çevirecek. Ama ben ABD'nin de durumu kontrol edebileceğine inanmıyorum. Bu nedenle ABD işgaline karşıyım. Bana göre ABD şu anda en iyisini yani hükümetin El Kaide'yi kontrol edebilmesini umuyor, ama en kötüsüne hazırlanıyor. Yemen Cumhurbaşkanı hiçbir zaman takım oyuncusu değildi. O, her zaman her şeyi kendi elinin altında istedi. Uzun yıllardır bu ülkedeki grupları birbirine kırdırarak ayakta kalıyor. Kendi deyimizle 'yılanların kafasına basarak dans ediyordu'. Çok iyi bir dansçıydı ama artık o günler geride kaldı.
'LEZBİYENLİĞİ ÖZENDİRİYOR' DİYE SUÇLAMIŞLAR
KÜLTÜREL Gelişim Vakfı Başkanı ve Sanaa Üniversitesi Medya Bölümü'nün kurucusu Prof Dr. Raufah Hassan Alsharki, ülkede kadın haklarının gelişmesi ve İslami radikalizme karşı mücadele etmiş önemli bir figür. Pek çok kadın için bir nefer olan Alsharki, ülkenin günden güne radikalleştiği ve El Kaide'nin güçlendiğini, eğitim verdiği öğrencilerin profilinin değişmesiyle fark etmiş.
DEMOKRASİ KULLANILDI
Evinde görüştüğümüz Alsharki, ülkedeki radikalleşme sürecinin üniversitede uzun süredir hissedildiğini şu sözlerle anlattı: 'Başından beri kadınları tehdit ettikleri için, radikalleşme eğilimini en çok biz hissettik. 1990'da cumhuriyetin kurulması ve demokrasiden radikaller faydalandı. Yavaş yavaş kontrolü ele aldılar. Bu, üniversitede de radikallerle modernlik yanlılarının mücadelesine dönüştü. Öğrenciler, benim gibi modernlik yanlısı öğretmenlere karşı agresif olmaya başladı. Çünkü bizim anlattıklarımız, onların aşırı radikal eğitimleri ile ters düşüyordu ve hoşlanmadılar. İslami radikalleşme 1999 yılında had safhaya çıktı ve bizim merkezi kapattılar. Ama İslam, kadının evde kalması demek değil.'
AMERİKA EĞİTTİ
Alsharki, El Kaide'nin gelişim sürecini ise şöyle anlatıyor: 'Her şey 1990'larda Sovyetlere karşı savaşmak için gönderilen militanların, Sovyetlerin çöküşünün ardından ülkeye geri dönmesi ile başladı. Bu askerler, en iyi teçhizatla Amerika tarafından eğitilmişti ve savaşmak dışında hiçbir dil konuşmuyorlardı. Hükümet onlardan korktu. Bir kısmını hapse attı, bir kısmı kendisini tümüyle gereksiz hissetti. Usame bin Ladin, onları ABD'ye karşı savaşmak için tekrar çağırınca, geri gittiler. 11 Eylül sonrası ise uluslararası arenada savaşan bir güce dönüştüler. Bazıları Yemen'e geri dönerek, buradaki merkezin temellerini attı.
HAPİSTEN KAÇTILAR
Son üç yıl Yemen'de örgütün gelişimi açısından çok önemli. 2006 yılında daha önce Guantanamo'da tutuklu bulunan bazı suçlular, burada tutuldukları hapishaneden kaçtı. 'Katil Yemenli'den, normal vatandaşa dönüştürülmeleri için gerekli olan rehabilitasyon bir türlü sağlanamadı. Bu sorun her zaman vardı ama bir önlem alınmadı. Eğer sorunları zamanında önlemez, büyümesine izin verirseniz, bir gün bu şekilde patlaması gayet doğal'.
Yemen'de El Kaide nasıl ve neden güçlendi?
Bugüne dek uluslararası siyasette çok üst sıralarda yer almayan Yemen Cumhuriyeti, Kuzey Yemen'deki Yemen Arap Cumhuriyeti ile Güney Yemen'deki Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin birleşmesiyle oluştu. 1978 yılından beri Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Saleh tarafından yönetilen ülke, 23 milyona yaklaşan nüfusu ve 880 dolarlık milli geliriyle Arap Yarımadası'nın en kalabalık ve en fakiri konumunda. Doğu Afrika'daki istikrarsız, güvensiz alanlarla zengin ve istikrarlı Körfez Bölgesi'nin arasında bulunması ve Aden Körfezi'nin kontrolünü elinde tutması stratejik olarak oldukça önemli bir bölge yapıyor.
ABD'nin başını çektiği Batılı ülkelerin başkent Sanaa'daki elçiliklerini El Kaide tehdidini gerekçe göstererek birkaç gün kapatmalarının ardından, uluslararası basın yayın kuruluşları adeta bölgeye akın etmeye başladı. Peki ama nasıl oldu da Yemen, El Kaide'nin Arap Yarımadası'ndaki merkezi konumuna geldi? Yemen'in başkenti ile aynı ismi taşıyan Sanaa Üniversitesi, ülkenin en gelişmiş ve modern eğitim kurumu olarak gösteriliyor. Aynı üniversitede çalışan ülkenin saygın iki profesörü ile Yemen'in bugün içinde bulunduğu durumu konuştuk. Duyduklarımız, sorunun ne kadar karmaşık ve çözümün de o kadar zor olduğunu ortaya koyuyor.
YARIN: Muhalifler süreci nasıl değerlendiriyor? Cami, okul ve ordunun El Kaide'nin gelişimiyle ilgisi var mı?