AKŞAM
Yemen muhalefetinin sözcüsü Hassan Zaid, El Kaide'nin güçlenmesinde hükümeti suçluyor. El Zaid, 'Ülkedeki eğitim sistemi ve ordunun ideolojisi cihat üzerine kurulu. El Kaide ordunun içinde' diyor
Ülkedeki 8 muhalif partinin 6'sı Ortak Partiler grubu adı altında bir grup oluşturmuş. Grubun lideri ve aynı zamanda Al-Haq Partisi Genel Sekreteri Hassan Zaid ile başkent Sanaa'daki evinde konuştuk. Şii/Zeydi kökenli olan Zaid, ülkede El Kaide'nin güçlenmesinin nedenlerini şöyle anlattı: 'Hükümet bu tarz bir çatışmadan kar ediyor. Kuzey'de yani Saada'daki savaşı Suudi Arabistan destekliyor. Biz savaş yapan bir toplumuz. Okullardaki müfredat ve resmi medya söylemi El Kaide ideolojisini destekliyor. Askeri enstitülerin ideolojisi de cihat ideolojisi üzerine kurulu.' Zaid'in sorularımıza yanıtları söyle:
l Yemen'de El Kaide ne kadar güçlü?
Hükümet iflas etmiş durumda. Bu nedenle El Kaide'yi getiriyorlar. El Kaide Yemen'de hükümetten sonra en büyük ikinci güç. Ülkenin pek çok yerinde kampları var. Buna ek olarak, El Kaide polis gücü de dahil olmak üzere pek çok güvenlik biriminde ve orduda bizzat yer alıyor. El Kaide'nin temsilcileri Cumhurbaşkanının kuzeni Ali Mahzen Al Ahmar gibi kişiler tarafından bizzat korunuyor.
l Neden Yemen'de örgütlenmeyi seçtiler?
Son 30 yıldır hükümetin temel işi Afganistan'da ve Irak'la beraber İran'a karşı savaşmaktı. Bu nedenle öldürmek dışında başka bir şey bilmiyorlar. Haftada sadece 2 saat musluklardan su akıyor, günde 6 saat elektrik kesiliyor. Hükümet okul, hastane ve üniversite inşasını bıraktı. Tek ilgilendiği şey cihat yanlılarının güçlenmesi. Ayrıca imamlarla cumhuriyetçiler arasında 8 yıl süren bir savaş yaşandı. Suudi Arabistan ve İran Şahı'nın yanı sıra, Sovyetler ve Mısır da bize silah sağladı. Yemenliler bu silahları saklıyor. Çünkü askeri liderler ordudan çok militanlara güveniyor. Bu nedenle ülkeye kaçak yollardan sürekli silah giriyor. Ülkenin savunma bütçesi gizli. Bu ülkeye yasadışı yollardan silah sokanların kim olduğuna bakarsanız, tümü El Kaide'ye yakın olan kabile şeyhleri.
l Ülkenin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Son derece karanlık. Yemen'de hükümet diye bir şey yok. Ülkedeki duruma bakınca kendimi kaçırılmış bir uçakta gibi hissediyorum. Şu anda iniş için bir arazi arıyoruz, daha sonra sorunları nasıl çözeceğimize bakacağız.
l Çözüm için ne yapılmalı? Ülke kuzey ve güneydeki mücadelenin yanı sıra,
El Kaide ile savaşacak güçte mi?
Uluslararası camianın hükümeti değil toplumu destekleyici projeleri desteklemesi önemli. Bu yapılır, toplum bilinçlendirilirse sorunları kendimiz çözeriz.
l ABD'nin Yemen'e müdahale etme ihtimalini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yemenlilerin tepkisi nasıl olur?
ABD'nin Yemen'e müdahale edecek gücü yok. Öncelikle Afganistan'da kendi problemlerini çözmesi gerekli. Ama Umar Farouk Abdulmüttalib gibi kişiler nedeniyle Obama, Yemen'e dikkat etmeye devam edecek. Şayet ABD müdahale ederse, buna sevinen de olacaktır, üzülen de. İnsanların burada oldukça berbat bir hayatı var ve değişim arıyorlar. Cihat ideolojisi taşıyanlar savaşacaktır.
Muhalefetin gözüyle El Kaide'nin gelişimi
Yemen, güneyindeki ayrılıkçı hareket ve kuzeyindeki Al-Houthi aşireti nedeniyle hali hazırda iki cephede mücadele veren bir ülke konumunda. Kuzeydeki savaşta Şii/Zeydi kökenli olan Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Saleh, beklenenin aksine Sünnilerle işbirliği yaparak, kendisiyle aynı kökenden olan Al-Houthi kabilesiyle savaşıyor. Ülkedeki muhalefet tarafından 'tüm akrabalarını kritik pozisyonlara getirerek, tek adam yönetimi oluşturmakla' suçlanan Saleh, muhalefet partileri tarafından El Kaide'nin güçlenmesinden de sorumlu tutuluyor. El Kaide'nin Yemen'de iktidarını korumak isteyen hükümet tarafından korunup, kollandığını iddia eden muhalefete göre, okullardaki müfredat, camiler ve toplumsal kültürün kendisi nedeniyle terörün beslenmesi çok kolay. Muhalefetin gözünden 'Yemen bu noktaya nasıl geldi?Ne yapmalı sorularına yanıt aradık...
TERÖR CAMİLERDE BESLENİYOR
BAĞIMSIZ milletvekili Ahmed Saif Hashed, ülkede köktendinci akımlar ve El Kaide'nin yükselişinin ayak seslerinin birkaç yıldır duyulduğunu belirterek, 'Bu eğitim sistemi nedeniyle terör için ülkenin bir cennet olabileceği konusunda uyarılarımızı yıllardır yapıyorduk. Ülkenin kültürel yapısı da din üzerinden manipülasyona son derece açık. Bunlara cehalet eklenince, El Kaide için bulunmaz bir nimet oldu' dedi. İnsanların okullara devam etmemesi nedeniyle camilerin eğitim açısından temel yükü taşıdığını belirten Hashed, 'Ancak camiler, oralarda anlatılanlar nedeniyle terörün büyümesi için elverişli mekanlar haline geldi. Hükümet, Şii/Zeydi al-Houthi aşireti ve ayrılıkçılara karşı Selefileri destekliyor' diye konuştu.
İMAN ÜNİVERSİTESİ RADİKAL YETİŞTİRİYOR: Usame bin Ladin'in hocası kabul edilen ABD'nin terörist listesindeki Şeyh Zindani'nin İman Üniversitesi'ne de değinen Hashed, 'Buradan mezun kişilerin yargıç olarak devlete kabul edilmesi, yargı sisteminde kırılmalara yol açtı. Bu üniversite radikalleri yetiştiriyor. Hükümet Selefileri siyasi nedenlerle destekliyor ama Selefi ideolojisi terörist ideolojinin ilk aşaması ve El Kaide'den çok farkları yok. Cihat için her an kolları sıvayabilirler' diye konuştu.
HÜKÜMETİN DERDİ PARA KOPARMAK: Hükümetin, ülkenin kuzeyindeki savaşa Suudi Arabistan'ı katarak kendisini güçlendirdiğini belirten Hashed, şimdi el Kaide için de benzer bir yöntem izlendiğini düşünüyor. Ona göre, hükümetin amacı uluslararası toplumdan para koparmak ve bu parayı içerideki karşıtlarını bastırmak için kullanmak. Ama aslında hükümetin ne El Kaide ile savaş, ne de insanları silahsızlandırmak konusunda bir tavrı yok.
ABD'NiN TEHLİKELİ OYUNU
ANA muhalefet partisi Islah'ın milletvekili Abdurrahman Bafadl: Yemen'de demokrasiden geri dönüş söz konusu. Batı da suçlu. ABD ve AB, Yemen'de çok tehlikeli bir oyun oynuyor. Bazen çok fazla demokrasi için itiyor bazen totaliter bir yapıya destekliyorlar. Şu günlerde El Kaide maskesi altında Amerikan tarzı terörizmi görüyoruz. Bu da uçaklarla insanları 'terörist var' diye bombalamak. Ölen siviller kimsenin umurunda değil. Böyle giderse sivilleri kızdırıp teröre destek verir hale getirecekler.
VE 'KAT' SAATİ
Türkçe'de 'kahve gelir Yemen'den' sözü her ne kadar bu ülke ile özdeşleşse de, bugün kahveden eser kalmamış. Kahve ve karabiber ağaçları gitmiş, yerini uyuşturucu etkiye sahip 'kat' adı verilen ot almış. Bağımlılık öyle büyük boyutlarda ki, su fakiri Yemen'de kaynakların çoğu bu bitki için harcanıyor. Siyasetçisinden, işçisine ülke nüfusunun yüzde 90'ının kat çiğnediği tahmin ediliyor. Pazarlarda poşet içinde satılan otun fiyatı kalitesine göre 2-15 dolar arasında değişebiliyormuş. Kuzey Yemen ile Güney Yemen arasında 1990 öncesi yaşanan savaşlara kat molası verildiğini hatırlatalım.