Gazeteci Tuncay Özkan, Ergenekon duruÅŸması sırasında karşılaÅŸtığı Balçiçek Pamir'e 'sana çok kızıyorum, Ergenekon'a, Kafes'e inanıyorsun' demiÅŸ.
Balçiçek, meslektaşımız Mustafa Balbay'la ilgili 'yürek sızlatan' izlenimler aktarmış.
Son gelen önemli haberlerden biri de Sabih KanadoÄŸlu'yla ilgili. Ergenekon soruÅŸturmasında KanadoÄŸlu hakkında 'yargıyı etkileme' iddiasıyla yürütülen dosya kapsamında yetkisizlik kararı verilmiÅŸ ve Ankara'ya gönderilmiÅŸ.
Yargıtay Onursal Cumhuriyet BaÅŸsavcısı'nın maruz kaldığı bu tablo herkesi derin derin düÅŸündürmelidir.
Bir de bizim istihbarat servisinin yakaladığı 'ıslak imza' konusunda Adli Tıp'la ilgili yeni haber...
Bir kere daha zihnimiz Ergenekon soruşturmalarına takıldı, usul ve esas arasındaki sorgulamalara başladı.
SORGULAYANLARA ATEÅž PÜSKÜRÜYORLAR
DüÅŸündüm, 'ben inanıyor muyum Ergenekon'a, Kafes'e...'
Bunu uzun uzun, yeniden sorguladım.
Kendi izlenim, düÅŸüncelerim ve tahminlerim bir yana... Anlamak için yaklaşık iki yıldır, Ergenekon soruÅŸturmasını yürüten en yetkili emniyetçilere, konuyu takip eden muhalefetin araÅŸtırmacı vekillerine, her iki taraftan konunun uzmanı gazetecilere, herkese aynı soruyu yöneltiyorum.
Bütün verili bilgilerden, ön yargılardan sıyrılarak gerçeÄŸi görebilmek adına...
Sorgularken, kuÅŸkularınızı gazetenize yansıtırken iki taraftan da bazen yumruk sallarlar size, o mesele deÄŸil, mesele gerçeÄŸin peÅŸinde olmak.
TARİHİMİZİN EN KAPSAMLI DAVASI, TAMAM DA...
Muhafazakar basın, Ergenekon'u 'asrın davası' diye tanımlıyor.
Evet, tarihimizin en önemli, en ilginç, en tartışmalı ve belki de en kapsamlı davası ile karşı karşıyayız.
Bundan 30-40 yıl sonra bile kitaplarda bugünden bahsedilecek.
Tarih neler yazacak merak ediyorum.
Peki, bu öneme ve tanımlamalara uygun ilerliyor mu dava, kuÅŸkulu.
Sonuç, toplumsal zihin çok karmaşık.
En başından beri soruÅŸturmaların niteliÄŸi ve hukuka uygunluÄŸu konularında birtakım soru iÅŸaretleri doÄŸdu. Davanın aslına zarar veren usul hataları yapıldı. Bir kesim onları görmüyor, yok sayıyor, önemsemiyor.
Tarafsızlar itiraz etmeli, soru sormalı, karşı çıkmalı, tamam. Biz bunu yapmaktan vazgeçmeyeceÄŸiz.
DiÄŸer yandan 'esası' da ıskalamayalım. Karşı taraf da bunu yapıyor, 'toptan reddiyecilik' içinde. Hiçbir ÅŸey olmamış gibi davranıyor.
ÇETELER VAR, BELLİ Kİ CUNTALAR DA, AMA...
Ortaya atılan ÅŸok iddialar, ele geçirilen belgeler ve yaÅŸananlar tüyler ürpertici.
Sonuna kadar araştırılmalı. Yargı karar versin, doğruları anlayalım.
Belli ki çeteler var, besbelli kurumların içinde sistem dışına çıkmak isteyenler olmuÅŸ.
Ama en güzeli, 'insana güven vereni', o kurumların kendisi bu yanlışlara 'dur' demiÅŸ. Darbe düÅŸünen aklıevveller-çılgınlar olmuÅŸsa da, kurumsal yapılar onlara geçit vermemiÅŸ. Åžimdi öÄŸreniyoruz ki BaÅŸbakan da bakanlar da darbe giriÅŸimi iddialarından en başından beri haberdarmış. O günlerde sessiz kalınmış. Ama kapalı devre mekanizmalar çalışmış, kurumlarla iÅŸbirliÄŸi yapılmış. Ben buna da 'devletin olgunluÄŸu' diyorum. BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın, 'komutanlarımızla paslaşıyoruz' sözlerinden, kamuoyunun dikkatinden uzaklarda yapılan bu temasları kastettiÄŸini anlıyoruz. Bir yandan 'aşırı uçların tasfiyesi' (bunu AKP hükümeti de 22 Temmuz'dan önce listelerini hazırlarken yaptı), diÄŸer yandan 'yanlış yapanların yargı önüne çıkarılması' ve son olarak da, Türkiye'nin normalleÅŸmesini saÄŸlayacak yasal düzenlemelerin gerçekleÅŸtirilmesi... Çerçeve budur.
KURUMLARI YIPRATMAK İÇİN İDAREYE GAZ VERENLER...
BaÅŸbakan ErdoÄŸan önce muhafazakar basındaki 'gaz verenleri' kastetmiÅŸti. Bundan eminim. Belli ki kırılanlar olmuÅŸ. Sonra 'ayar vermek' istedi. TRT'de 'listeye diÄŸer kesimdeki kalemleri' ekledi. İki kesimde de 'gazcı kalemler' fazlasıyla mevcut.
Burada ağırlıklı olarak liberal kesimden gelen aşırı sert tepkiler gerginlik yaratmakta.
Toplumun temel kurumlarını yıpratma çabası, topyekun karalama kampanyasına dönüÅŸmekte. KiÅŸisel kin ve intikamlarını almak için fırsat kollama gayreti seziliyor.
Ergenekon soruşturmalarının yarattığı iklimi de ekleyince, yorumlar ve yazılar 'davaların esasına zarar verecek' boyutlara ulaşıyor.
Ergenekon, 'bütün Türkiye'nin peÅŸinden koÅŸması gereken ve ilkesel olarak herkesin destek vermesi beklenen gerçeklik olmaktan çıkalı çok oldu.'
O yola geri dönme fırsatı hala var. Konu nihayetinde yargının elinde. Ergenekon var mı, yok mu, mahkeme karar verecek, o zamana kadar bize düÅŸen sadece izlemek ve yaÅŸananları tarafsız biçimde sorgulamak.
NOT: Günün en büyük ve güzel sürprizi, Mümtaz'er Türköne'nin linç edilmek istenen İlber Ortaylı hocamız hakkında yazdıklarıdır.