DüÅŸ ürünü bile olsa çok zekice ve müthiÅŸ bir mizah yeteneÄŸi yansıması... BiliÅŸim sektörünün kıdemli yöneticilerinden Sevgili Ali Güven hafta sonunu boÅŸ geçirmemiÅŸ. Yine bana gönderecek bir ÅŸeyler bulmuÅŸ... Aslında EkÅŸi Sözlük'te yerini almış... Arama motorlarına yerleÅŸmiÅŸ... Bir 'tevatür' olarak dolanıyor etrafta...
İlan mı, haber mi, basın bülteni mi pek belli deÄŸil. Ancak metin ÅŸöyle:
'Prezervatifin Türkçesi...
T.C. SaÄŸlık Bakanlığı nezdinde, AIDS ile mücadele Dernekleri halkı bilinçlendirmek adına bazı etkinlikler düzenlemiÅŸ ve bu kapsamda bir önceki sene halka bedava kondom dağıtmışlardı.
Bu yıl da para ödüllü bir yarışma düzenlemiÅŸler.
Yarışmanın sorusu şu:
'Prezervatif'i bilinen adlarının dışında halkın anlayabileceÄŸi en açık ÅŸekliyle nasıl ifade edebilirsiniz?'
Ödül, Yozgat-Sorgun'dan yazan Cevat UÅŸtu'ya verildi.
Cevap: 'KuÅŸakabin'...
İsim ve mekan büyük olasılıkla uydurma... Ancak gerçek olsaymış da olurmuÅŸ... Ben son yıllarda bu kadar yaratıcı bir ikna kampanyasına ve PR çalışmasına rastlamadım... KeÅŸke devlet bu kadar hoÅŸgörülü ve espriye açık olsa... KuÅŸakabin kullanımı 10 misli artmazsa ne olayım...
Komili yenilenmiÅŸ...
YaptIklarI ÅŸey çok yalın. Onun içinde reklamda baÅŸarının birinci basamağını hemen atlamışlar. Tabii bir de ÅŸu günlerde pek bir 'gündemde' ve hayatımızın tam da içinde olan Issız Adam, Julie & Julia tadında yemek yapma muhabbeti bu kadar 'akım' olmuÅŸken, bu görüntülerin ikna edici olmaması mümkün mü...
TBWA'in Komili reklamları bir harika. Delikanlının, eÅŸi ÅŸiÅŸeden yaÄŸ dökerken 'komili, komili, komili, komili' diye ses çıkarması; ikinci filmde ise bu kez erkeÄŸin kedisi yağı dökerken yaptığı 'kom, kom, kom, kom' ÅŸeklindeki 'seslendirme' ve kızın müthiÅŸ esprili oyunu olaÄŸanüstü...
Yönetmen Eralp Vardar'ı yürekten kutluyorum... O delikanlıyla genç bayan oyuncuyu da... Önümüzdeki günlerde Romantik Komedi türü daha pek çok film çekilecektir... Bu iki gence bu filmlerde ve benzeri dizilerde çok ekmek var...
TBWA iÅŸi baÅŸarmış... Komili'yi yenilemiÅŸ... İşin diÄŸer entegre iletiÅŸim modülleri bakalım ne zaman devreye girecek?..
'Aptal yerine' koymayıp ne yapsınlar?..
Bazen böyle olur. Aynı ÅŸeylere takılır dururuz. Ancak bir türlü dile getirmek, tespit etmek aklımıza gelmez. Bakın okurlarımızdan Cemalettin Özen ne yazmış bize: 'Sizin medya, reklam, marka konularıyla çok ilgili olduÄŸunuzu bildiÄŸim için bu ayrıntıyı size yazıyorum. Belki siz de yazmış olabilirsiniz.
Televizyonda sık sık 'tanıtıcı reklam' diye bir ibare görüyorum. Markayı veya ürünü tanıtıcı olmayan bir reklam var mı ki, 'tanıtıcı olan' bu reklam baÅŸlığı kullanılıyor. Daha sonra 'marka ve ürün reklamları' diye bir baÅŸlık koysunlar ve bir de öyle bir reklam kuÅŸağı hazırlasınlar. Kendimi ve toplumu aptal yerine konulmuÅŸ hissediyorum. Saygılarımla.'
Cemalettin Bey duygularında hiç de yalnız deÄŸil. Ben de kendimi aptal yerine konmuÅŸ gibi hissediyorum... Ancak TV kuruluÅŸlarının hiçbir kabahati yok. Onları bu tür 'kötü' yollara iten RTÜK'ten baÅŸkası deÄŸil... Mevzuat hazretleri öyle kurallarla 'zenginleÅŸtiriliyor' ki, bu tür yan yollara sapmaktan baÅŸka çare kalmıyor... Ortaya da herkesin bildiÄŸi ve bir gözünü kapayarak sürdürdüÄŸü o 'oyunlar' çıkıyor...