AKŞAM GAZETESİ | Avni Başoğlu | 2010-02-15

kategori2

Bozuk düzen

Olaylar, sporu katletmekten başka bir şey değil. Demek ki, salona rakip taraftarın alınmaması da, hiçbir işe yaramıyormuş. Saldırganlardan mağdurları, ne özel güvenlik, ne de polis koruyamıyormuş. Çakmaklar ve taşlar, aynen eskisi gibi kafa yarabiliyormuş. Demek ki, bu düzen de bozuk düzen! Dönelim eski düzene... Hiç olmazsa, tribünde rekabet olur. Adam gibi ses olur. Nasıl olsa; o zaman da olaylar, ancak bu kadar oluyordu.
Potalar bir defa daha kanlandı! Kulübünün organizasyonunu lekeleyenlere, yazıklar olsun. G.Saray son dakikaya kadar dış şut destekli, başarılı hücumlar yaptı.
Her iki takımın savunması, hücumlarından çok iyi idi. Çok sert ve yardımlaşmalıydı. F.Bahçe’nin savunmasının, sırıtan tarafı, üç sayı için yükselen oyunculara, yakın savunma zaafıydı. İlk 2 periyotta, G.Saray savunmayı geniş alana hareketli ve agresif şekilde yayınca, F.Bahçeli oyuncular, rahat dış şut imkanı pek bulamadı. 10 atıştan, 9’u ıskaladı. Ömer Onan’ın skor çabası olmasa, F.Bahçe rakibi kaçıracak... F.Bahçe karavana çekerken, G.Saray’ın ilk yarıdaki 7/10’luk muhteşem üç sayı isabet oranı, Kanarya’yı fena vurdu. F.Bahçe içeriyi iyi kullanamadı. Cemal ve Rancik ile duvarlaşan G.Saray savunması, F.Bahçe uzunlarına pota altını dar etti! Normal süre berabere biterken, savunmanın en iyileri Rancik ve Cemal’in faul sayıları 4’tü. F.Bahçe uzatmada, bu avantajını kullanamadı. Üstüne ayağına gelen galibiyet fırsatlarını adeta tekmeledi.
Serbest atış özürlü bir görüntüyle alabileceği maçı da kaybetti. Ama! Sezar’ın hakkı Sezar’a. Muhteşem taraftar desteğiyle bu kadar savaşan Galatasaray galibiyeti de zaten hak etti.