AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2010-02-15
Bu yazının yayınlandığı gün, (pazartesi günü) AB Maliye Bakanları toplanacak. Bu toplantı sonrasında geçtiğimiz hafta Yunanistan’a verileceği söylenen ama detayları açıklanmayan destek yaklaşımının ne olduğu konusunda tam olmasa da bir ölçüde bir açıklama piyasada bekleniyor. Piyasa ve medya Yunanistan’ı daha da fazla hırpalamamak için bilgiye ve güvene muhtaç.
Yunanistan’ın sorunu belli. Biraz tüm Akdeniz insanları gibi popülizm, biraz üç kuşak Karamanlis ile üç kuşak Papandreu arasındaki ideolojik ve siyasi kavga sonucu uzlaşamama, biraz AB ekonomisinin artık değişmesi beklenen temel yapısal sorunlarından kaynaklanan çözümsüzlükler. Buna 11 milyon nüfuslu küçük ülkenin aşırı bonkör devletçi yaşam tarzı ve güçlü sendikalar nedeni ile AB’den gelen yardımların, yatırım değil, reel ücret artışı ve tüketim için kullanılması sonucu yükselen yaşam standardının, artık ciddi kemer sıkma gereğine yol açmış olması! Bütün bunların nedeni de siyasette uzlaşamama! Sonuçta Yunanistan bugün ciddi boyutta rekabet gücü kaybetmiş durumda.
Aşağıda Yunanistan’ın ortaya koyduğu ama finansman kaynağı henüz belli olmayan “kemer sıkma programının” çatısı var. Seyfettin Gürsel’den ödünç aldığımız tabloda Yunanistan’ın dünyanın en borçlu ülkelerinden biri haline geldiği, hem bütçe açıklarının hem de borç oranının Türkiye’nin iki mislini aştığı açıkça görülüyor.
Yunanistan’ın kemer sıkma programı
2008 2009 2010 2011 2012
Reel büyüme % 2,0 - 1,2 - 0,3 1,5 1,9
Bütçe
Gelir/GSYH % 40,6 39,3 42,4 44,0 45,4
Bütçe
harc./GSYH % 48,3 52,0 51,1 49,6 48,2
Bütçe
açık/GSYH % - 7,7 - 12,7 - 8,7 - 5,6 - 2,8
Kamu
borç/GSYH % 99,2 113,4 120,4 120,6 117,7
Türkiye 2010-2012 orta vadeli program
2009 2010 2011 2012
Büyüme % -6.0 3.5 4.0 5.0
İşsizlik % 14.8 14.6 14.2 13.3
Cari açık (milyar dolar) 11 18 22 28
Tüketici enflasyonu % 5.9 5.3 4.9 4.8
Bütçe açığı milyar TL 62.8 50.0 45.1 39.1
B. açığı/GSYİH % 6.6 4.9 4.0 3.2
Faiz dışı açık/GSYİH % -2.1 -0.3 0.4 1.0
Kamu borcu/GSYİH % 47.3 49.0 48.8 47.8
Ülke ve kurumların durumu ile bireylerin durumları birbirine karıştırılmamalı. Vatandaşın aklını karıştıracak, kötümserlik şırıngalayacak davranışlar, bölünmeler, uzlaşamamaların Yunanistan’a çıkardığı faturanın ağırlığı ve potansiyel olarak AB ve hatta tüm dünyaya çıkabilecek faturanın çok ağır olabilme olasılığı unutulmamalı. Ülkemizden bir örnek verelim.
Hürriyet gazetesinde yorum yapan Vergi ve Maliye uzmanı Sayın Şükrü Kızılot Bey, 2009 sonunda orta vadeli program ve bütçe tartışmaları çerçevesinde, ülkemizin bütçe açığı ve borç sayıları ilan edilince (62.8 milyar TL açık), “Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı” demişti, çünkü bütçe açığını nominal rakam olarak alıyordu. Halbuki insanlık tarihinde mutlak rakamların yerine oranların esas alınması 13’üncü yüzyılda genel kabul görmüştü. Bugün artık sadece at arabalarının kenarındaki resimlerde kuşlar ile gemiler aynı boyutta, yani perspektif ve oran dikkate alınmıyor. Bir “açıklayıcı benzetme” yapayım. Ben 2010 yılında, 1942 yılında doğduğumdan bu yana en büyük numara ayakkabıyı giymeye başladım. Tam 43 numara! Ama bu benim çok uzun boylu olup basket takımında pivot oynayabileceğimi, veya ayaklarımın vücuduma göre “anormal büyük” olduğunu göstermiyor. Boyum 1.80, ayakkabım da 43, çocukken de boyum ve ayakkabı numaram bugünkünün yarısı kadardı.
Her ekonomik veri “etine buduna” kıyaslanmak mecburiyetinde, tabii eğer gerçekleri aksettirmek istiyorsak. Zaman içinde ekonomik birçok nominal sayı büyür! Önemli olan orandır.