AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2010-02-23
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, geçtiğimiz günlerde; dizi filmlerdeki erotik sahnelerin kendisini 'irrite' ettiğini ve bunların cinselliği erken yaşlara çeken sebeplerden biri olduğunu belirterek, 'Ben çok rahatsızım' dedi (biliyorsunuz).
Konu komşu, çoluk çocuk toplanıp Dallas seyredilen o eski günlerdeki 'anne' figürünü hatırlattı bana, Bakan Kavaf: 'Öyle' sahnelere yakalanınca, acele işi çıkmış gibi mutfağa seğirten, gözünü yumup arkasını dönen, yere düşürdüğü bir şeyi arıyor pozları takınan veya başörtüsünün ucuyla gözlerini ovuşturup, 'öhö öhö'lemeye başlayan anneler... Kuşkusuz onlar da 'irrite' oluyordu dizilerdeki erotizmden.
Bunda kınanacak bir yan yok. Fakat, meselenin asıl vahim kısmının ısrarla ıskalanması, gerçekten çok şaşırtıcı. 'Anne' düzeyinde ıskalanabilir nitekim de, Bakan düzeyinde olunca büyük problem bu... Yalan, iftira, menfaat, entrika, kimin eli kimin cebindecilik gırla gidiyor dizilerde, kimseden çıt yok. Ne zaman bir yakınlaşma bir öpüşme sahnesi, hoop ahali ayakta! Çıkart öpüşme sahnesini, çekirdek çitleyip huzurla seyretsinler en azılı ihanetleri. Yeter ki kimse kimseyi öpmesin. Abla-kardeş, üvey anne-kız, aynı adam için kuyruğa girmiş, biri hamile, öbürü yatağındaymış sorun değil. Yeter ki pazen geceliğin, çubuklu pijamaların içinde, birbirine bir karış mesafede dursunlar. İrrite olan bir Allah'ın kulu çıkmaz.
Şikayet konusu 'erotik' sahneleri bir düşünün... İlaç için bir tane normal, sıradan iki 'yabancı'nın, ailenin mahvına sebep olmayacak denli masum bir aşkı falan var mı aralarında? Yok. Bu durumda, ille de, ısrarla, sorun, erotizm midir hala?
Hangi erotik sahne ayol? Varsa yoksa çapraz ilişkiler, saman altından su yürütme, arkadan dolap çevirme, koynunda yılan besleme... Fakat niyeyse, bunlar kimseyi irrite etmiyor. Ama öpüşmek ediyor.
BİRAZ DÜRÜSTLÜK VE CESARET LÜTFEN
Hızla düşen cinsellik yaşı, dünyada da Türkiye'de de ciddi bir problem. Evet, ama bunun tek sorumlusu, dizilerdeki erotizm olmadığı gibi... Yerli dizilerdeki şeytana pabucunu ters giydiren onca katakulliye 'erotizm' adını vermek, erotizm hakkında hiçbir şey bilmeyenlerin işi olabilir ancak.
Koşulları, estetiği ve dozu hesaplanmış erotizm, hiç de öyle irrite edecek bir şey değildir zira. Heyecan vericidir. Ateşleyicidir. Baştan çıkartıcıdır. Motive edicidir. Ama panik olmayınız, toplumsal çürümeden daha tehlikeli değildir.
TOPLUMSAL ÇÜRÜME NEDİR?
'17 yaşındayım ve ablamın sevgilisine aşık oldum. Hayatıma girdiğinden beri her şey çok güzel gidiyor. Ama bu durumdan bazen huzursuzluk duyuyorum. 'Ablandan ayrılacağım' demesine rağmen hala ayrılmadılar. Bu yüzden, Sevgililer Günü'nde ona hamile olduğumu söyledim. O şimdi ablamdan ayrılmanın yollarını arıyor. Oysa hamile değilim. Artık nasıl bir insan haline geldiğimi anlayamıyorum.'
Reyting şampiyonu, irrite edici derecede erotik bir dizi senaryosuna ait değil bu satırlar. Feyza Algan Hanım'ın devam ettirdiği 'Güzin Abla' köşesinden... Yerli dizi dünyasına nal toplatacak türden, 2010 model bir okur mektubu sadece!
Şimdi... Yalnızca ama yalnızca gerçeği söyler misiniz lütfen; söz konusu dizilerdeki öpüşme sahneleri mi daha irrite edici, yoksa yukarıdaki yarım akıllı kızcağıza ilham veren 'kirli ilişkiler' dünyası mı?