AKŞAM | EKONOMI | 01 MART 2010, PAZARTESİ

Türk bankalarına saygı duyulmalı

fincad300Yapı Kredi Murahhas Aza ve Genel Müdürü Faik Açıkalın: Kredi vereceÄŸimiz ÅŸirkette saÄŸlam bilanço, saÄŸlam teminat ve saÄŸlam moralite ararız. Krizde bunlar ciddi erozyona uÄŸradı. Geri dönmesi kuÅŸkulu bir parayı, kuÅŸkulu bilançoya vermek gibi bir misyonumuz yok. Münferit olaylardan yola çıkarak bazı eleÅŸtiriler olması, sektörü üzüyor. Türk bankalarına saygı duyulmalı

Krizde bir yandan kredi vermek yerine parayı Hazine bonosuna yatırıp yüksek kârlar elde ettikleri için eleÅŸtirilen, bir yandan ABD’de mortgage krizinin sorumlusu bankalara getirilen benzeri düzenlemelerle karşı karşıya kalan Türk bankacılık sektörü bu geliÅŸmelerden oldukça rahatsız. Türkiye’nin önde gelen özel bankalarından biri olan Yapı Kredi Murahhas Aza ve Genel Müdürü Faik Açıkalın, sektöre yöneltilen eleÅŸtiriler konusunda sessizliÄŸini bozarak, “Türk bankacılığı bu krizden kamudan yardım almamış 3 ülkeden biri. Türkiye’de iÅŸini doÄŸru yapan bir sistem var. Türk bankalarına saygı duymak, takdir etmek gerekir” dedi.
Açıkalın, özel bankaların reel sektöre kredi kullandırmadığına iliÅŸkin eleÅŸtirilere tepkisini ise, “Bankalar kredi vermedi de ne yaptı? Hazine’yi fonladı, para yine ekonomide kaldı. Alıp yurtdışına park etmedi” sözleriyle dile getirdi.


Genel müdürlük koltuÄŸuna oturduktan sonra ilk röportajını AKÅžAM’a veren Yapı Kredi Murahhas Aza ve Genel Müdürü Faik Açıkalın ile sektörün gündemindeki konuları, beklentilerini ve Yapı Kredi’nin hedeflerini konuÅŸtuk

yapikredi3 

l 2010 yılında Türkiye ekonomisinde ne gibi geliÅŸmeler bekliyorsunuz?
2009 Türkiye ekonomisi için kolay bir yıl deÄŸildi. Henüz son çeyrek rakamı belli olmamakla birlikte ekonomi yüzde 5.5 daraldı. Ekonominin daralması özellikle Türkiye gibi hem genç nüfusu olan hem de bir takım dinamiklere sahip, büyümeye ihtiyacı olan ülkelerde ciddi hasarlar yaratıyor. 2010’a baktığımızda Türkiye için deÄŸiÅŸik büyüme tahminleri var. OECD Türkiye yüzde 3.75 büyüyecek diyor. Biz biraz daha iyimseriz. Yüzde 4-4.5 büyümeyi öngörüyoruz.

BAHARDA POZİTİF SİNYALLER GELİRl

Türk bankacılık sektörüne iliÅŸkin beklentileriniz neler?
2010, bankacılıkta genelde hemen hemen herkes için ciddi bir ÅŸube açma ve satış prodüktivitesini artırma yılı olacak. Sürdürülebilir banka-müÅŸteri iliÅŸkisi daha yoÄŸun gündeme gelecek. 2009’un 3. çeyreÄŸinin sonuna kadar hemen hemen bütün kalemlerde azalan kredi kullandırımı, son çeyrekte bütün kalemlerde artış olarak kendini gösteriyor. Bu yıl bankaların her birinin çok ciddi büyüme ve pazardan pay kapma hedefleri var. Tabii bunun olabilmesi için öncelikle kredinin talep tarafının saÄŸlanması gerekiyor. Ekonominin canlanması, çarkın iÅŸlemesi gerekiyor.

l Ekonomide çarklar ne zaman dönmeye baÅŸlar?
Tahmin ediyorum; bahar aylarından sonra veya yaza doÄŸru bir parça daha büyüme konusunda pozitif sinyaller alacağız. Aktif kalitesi olarak baktığınızda sektör geçen yıl ciddi hasar gördü. Özellikle küçük iÅŸletmelerde yüzde 3’lerden yüzde 7.6’lara gelen problemli kredi sözkonusu. Kredi kartlarında da benzer sıkıntı var. Yalnız 2009’un son çeyreÄŸinden sonra kötü kredi akımının durduÄŸunu, yavaÅŸladığını gördük.

PAZAR KAYGISIYLA UCUZ FİYATLAMAYA DİKKAT!
l Bu yıl bankacılık sektöründe gördüÄŸünüz en önemli riskler neler?

2009 yılında kötü kredi, sektörün hakikaten canını yaktı. Merkez Bankası faiz indirimlerinden gelen bir karlılık vardı. Bir taraftan da bankaların maliyet kontrollerini iyi yapmalarından dolayı kârlılık desteklendi. Ama bu sene çok hızlı azalan faiz marjları görüyoruz. Ve özellikle kamunun borçlanma ihtiyacına baÄŸlı olarak kredilerde büyüme ve pazar payı kapma kaygısı ile bir takım yanlış fiyatlamalar olması riski var. Åžu anda Merkez Bankası overnight faizleri yüzde 6.5 civarında. MB’nin açıklamalarına baktığımızda yıl sonuna doÄŸru bir takım faiz artışlarının gündeme geleceÄŸini görüyoruz. Krizde bankacılık sisteminin karlılığının lehine iÅŸleyen vade uyumsuzluÄŸu bu tip ortamlarda özellikle dar faiz marjıyla bir takım kredi aktifleri yaratılırsa, faizlerin yükseldiÄŸi ortamda aleyhe iÅŸleyebilir. Dolayısıyla bu yıl bankalar ona çok dikkat etmeli.

l Türk bankacılık sisteminde ABD’de olduÄŸu gibi ‘ÅžiÅŸman kedi’ var mı?
Krizde yardım alan banka var mı? Yok. Türk bankacılık sistemi dünyada kamudan yardım almamış 3 ülkeden biri. DiÄŸerleri Brezilya ve Çin. Dolayısıyla Türkiye’yi bu tip ÅŸeylerle kıyaslamak çok adil deÄŸil. Türkiye’de iÅŸini doÄŸru yapan, doÄŸru yönetilen, doÄŸru regüle edilen bir sistem var. Öncelikle bu sisteme saygı duymak, takdir etmek gerekir. 

Bankasıyla yoğun ilişki yaşayan daha ucuz kredi kullanabilecek

l Sürdürülebilir banka-müÅŸteri iliÅŸkisi için neler yapacaksınız?
Önceki dönemde yüksek faiz ortamında banka-müÅŸteri iliÅŸkisinde ‘kazan-kazan’ diye tabir ettiÄŸimiz yöntemden veya ortak paydadan uzak bir takım ÅŸeyler görülebiliyordu. Dolayısıyla faizlerin bir parça daha oturması ve ekonomik stabilitenin yerleÅŸmesiyle artık banka-müÅŸteri iliÅŸkisinin kısa vadeli deÄŸil, daha orta ve uzun vadeli bir perspestife kaydığını göreceÄŸiz. Yüksek faiz döneminde mevduat çok ağırlıklı bir üründü. Ve faizler iki puan oynasa, o mevduatın getirisi müÅŸterinin kararlarını etkileyebiliyordu. Åžimdi faizler belirli bir noktaya geldi. Dolayısıyla artık bir parça daha mevduat dışı ürünlerin banka ile müÅŸteri arasında konuÅŸulabildiÄŸi bir ortama doÄŸru gidiyoruz. Bu tip ürünler daha sürdürülebilir iliÅŸkiyi saÄŸlayacak. İkincisi; artık ‘Kredi kimde ucuz? Oradan kullanayım. Mevduat nerede pahalı? Oraya yatırayım’yaklaşımı yerine, belki bütün ürünlerin iliÅŸkinin yoÄŸunluÄŸuna ve karlılığına baÄŸlı olarak fiyatlandığı bir ortama doÄŸru gideceÄŸiz. 

Ekonomi canlandıkça kredi talebi artışa geçer

l Kredi talebinde bir canlanma var mı?
Henüz yok. Bu ekonominin hareketi ile alakalı. Kredi vermek bizim temel iÅŸlevlerimizden birisi. ‘Bankalar kredi vermedi’ deniyor.
Peki, bankalar kredi vermedi de, ne yaptı? Gitti hazine bonosu aldı. Türk Hazinesi’ni fonladı. Bankalar parayı alıp da yurtdışına park etmedi. Hazine’nin borçlanmasına ciddi destek oldu. O para yine ekonomide kaldı. Sadece bilançonun tek bir kalemi deÄŸil, daha makro görerek eleÅŸtiri yapmak herkes açısından daha doÄŸru analizleri saÄŸlayacak.

KuÅŸkulu bilançoya kredi veremeyiz

l Kriz sürecinde bankaların reel sektöre kredi kullandırmadığına yönelik eleÅŸtirileri nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Geçen seneki ilk çeyrek büyümesine bakarsanız; Türkiye ekonomisinin yüzde 14.6 küçüldüÄŸünü görüyorsunuz. Bu 2. Dünya Savaşı’ndan beri Türkiye ekonomisinin gördüÄŸü en ağır küçülme. Geçen sene hasar görmüÅŸ, yüzde 5.5 küçülmüÅŸ bir ekonomiden bahsediyoruz. İkincisi; krediler bazında sektör genelinde yüzde 6.9’luk bir büyüme var. Küçülen bir ekonomide firmaların birbirlerinden vadeli çekleri alma-almama kararı verilen bir ekonomide, bankaların kredi kullandırmadığından bahsediliyor. Uluslararası bankacılık prensipleri gereÄŸi bankalar kredi verirken bir takım kriterler arıyor. Bunlar nedir? SaÄŸlam bir bilanço, saÄŸlam bir teminat ve saÄŸlam bir moralitedir. Kriz döneminde bunlarda ciddi bir erozyon oldu. Bizim bankacılar olarak görevimiz; mevduat sahibinin parasını saÄŸ salim geri vermek. Dolayısıyla herhangi bir ÅŸekilde geri dönmesi kuÅŸkulu bir parayı, o kuÅŸkulu bilançoya vermek gibi bir misyonumuz yok. 

IMF’den gelecek para eskisi kadar ÅŸart deÄŸil

l IMF anlaşmasına ilişkin beklentiniz nedir?
IMF anlaÅŸması biraz uzadı. Belki de uzaması, IMF anlaÅŸmasının bir ÅŸart olmaktan çıkması gibi bir sonuç doÄŸurdu. 45 milyar dolar cari açık beklentisi ile girdiÄŸimiz 2009’u 13-14 milyar dolarlık açıkla kapattık. YaÅŸananlar IMF’den gelecek paranın  eskisi gibi ÅŸart olmadığını sonucunu doÄŸurdu. Gelecek kredi Türkiye’nin büyümesine pozitif katkısı olacaksa; ciddi biçimde deÄŸerlendirilmeli.

Siyasi tansiyon artık piyasaları etkilemiyor 

l Siyasette tansiyonun yüksek olmasına raÄŸmen piyasaların çok fazla etkilenmemesini nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
2002 yılından itibaren gelen bir ÅŸey. Çok saÄŸlıklı bir geliÅŸme. Ekonominin 2001 yılına kıyasla derinliÄŸinin arttığını düÅŸünüyorum. Çok ciddi dalgalanmalar çok sığ ekonomilerde, daha spekülasyona açık ekonomilerde söz konusu olur. Regülatörlerin iyi çalıştığını düÅŸünüyorum. Gerek Merkez Bankası, gerek BDDK gerek SPK’nın iyi ve doÄŸru çalıştığını düÅŸünüyorum. 

Åžube harçları sürpriz oldu

l Åžube harçlarına iliÅŸkin düzenlemeyi nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Bu döneme has geçici bir uygulama olduÄŸunu düÅŸünüyorduk. Fakat yapılan açıklamalardan kalıcı olduÄŸu anlaşılıyor. Elbette birtakım vergiler, harçlar konulabilir. Ama nihayetinde Türk bankacılık sektörü krizde hakikaten baÅŸarılı bir sınav verdi. Mümkün olduÄŸu kadar sürprizlerden arınmış bir çalışma ortamı saÄŸlamak bence sistemin ileri dönük baÅŸarı iÅŸtahını veya motivasyonunu da artıracak.

Fenerliyim ama UEFA’da GS  forması giydim!

l Hangi takımı tutuyorsunuz?

Fenerbahçe

l Bu yıl kim şampiyon olur?
Belli olmaz. Falcılığa girer. Fenerbahçe birkaç kere avucunun içinden kaçırdığı için açıkçası o konuda tahminde bulunamıyorum.

l Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Galatasaraylı, aranızda çatışma çıkmıyor mu?
Hayır ben Fenerbahçeliyim ama  Galatasaray’ın UEFA finaline Kopenhag’a gittim. Seve seve de Galatasaray formasını giyip tezahürat yaptım!

Türkiye’de yaşıyoruz, paramın tamamı TL’de

l Yatırımcı parasını nereye yatırsın?
Åžahsi kanaatim Türk Lirası. Önümüzdeki dönemde hazine bonosu olarak deÄŸerlendirebilir. Mevduat olarak deÄŸerlendirebilir. Portföy yönetimi olarak deÄŸerlendirebilir. TL ağırlıklı bir portföy oluÅŸturmalarını öneriyorum.

l Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim paramın tamamı Türk Lirası’nda. Türkiye’de yaşıyoruz.

Faizler, 125 baz puan artar

l Yıl sonu dolar, faiz, borsa, büyüme hızı ve enflasyon tahmininiz nedir?
Euro-dolar paritesi son geliÅŸmeler ışığında dolar lehine seyredecek gibi gözüküyor. 2010’da faiz oranlarında ise makro senaryoda 125 baz puan faiz artırımı var. Büyüme tarafında 2010 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 4-4.5 büyüyeceÄŸini düÅŸünüyoruz. Enflasyon beklentimiz ise yüzde 6.8 civarında.

Gayrimenkul, enerji ve altyapı gözde

l Kredilerde hangi alanlarda rekabet yoÄŸunlaÅŸacak?
Bir kere geçen yıldan gelen ertelenmiÅŸ bir talep nedeniyle her alanda bir büyüme olacak. İkincisi; bu büyümenin ağırlığı perakende tarafta olacak. Kurumsal bankacılık tarafında ise birtakım enerji projelerinde, altyapı ve gayrimenkul geliÅŸtirme projelerinde hareket var.

Güvenilir banka algısı Yapı Kredi’yi öne çıkarıyor

l Perakende bankacılıkta yeni projeleriniz var mı?
Tarihi olarak bu segmentlerde Yapı Kredi olarak çok güçlüyüz. Kredi kartlarında 18 yıldır pazar lideriyiz. 2010’da hem kart hem de üye iÅŸyeri hacminde pazar lideriyiz. Bu da hem tüketicinin hayatında hem de üye iÅŸyerlerinin hayatında önemli bir yerimiz olduÄŸunu gösteriyor. Kriz sırasındaki yaklaşımız; musterilerimizi tereddütsüz destekleme ÅŸeklinde oldu.. 850 ÅŸubelik ağımızın 760’ı zaten tamamen perakende müÅŸteriye yönelik.  Herhangi bir segmentte zikzak yapmamış bir banka olmamız  hem bankada çalışanların müÅŸteriye yaklaşımı, hem de müÅŸterilerin gözündeki Yapı Kredi algısı, Yapı Kredi’yi güvenilir banka olması açısından ciddi biçimde öne çıkarıyor.

2010’da 60 ÅŸube açıp 1200 personel alacak

l Yapı Kredi 2010 yılında neler yapacak?
2007 ortası ile 2008 sonu arasında yaklaşık 240 tane ÅŸube açtık. 240 ÅŸube Türkiye’de orta boy bir banka demek. Ondan sonra 2008 yılının son çeyreÄŸinden sonra ÅŸube açılışlarını biraz askıya aldık. 2009 yılının son çeyreÄŸinde de tekrar ÅŸubeleÅŸmeye devam ederek 7 tane daha yeni ÅŸube açtık. 2010 yılında 60 tane daha yeni ÅŸube açacağız. Açılan ve mevcut ÅŸubelerdeki müÅŸteri sayısını artırmak ve o müÅŸterinin iliÅŸki seviyesini yükseltmeyi hedefliyoruz. Türk bankacılık sisteminin bu yıl kredi tarafında yüzde 15 civarında büyüyeceÄŸini tahmin ediyoruz. Bizim de kredilerde yüzde 18-20 arasında büyüme hedefimiz var. Mevduat tarafında sektör yüzde 9, Yapı Kredi de yüzde 12-15 oranında büyüyecek. Yapı Kredi’nin hedefleri
bu yıl hem ülkeden hem de sektör ortalamasından daha yukarıda bir büyümeyi yakalamak.

l Kaç personel alacaksınız?

Bir ÅŸubeyi 6 ila 8 kiÅŸi arasında açıyoruz. Yaklaşık bin ile bin 200 yeni personel alacağız.

 

 

 

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3