Eğer bir gazete patronu, Başbakan'a kendi yazarlarını şikayet ediyorsa bu ne anlama gelir?
Çok sofistike bir soru değil.
Gazetesini, bir anlamda, tıpkı bir kafeterya gibi 'işletmeciye vermiş' anlamına gelir.
Siyasal ve/veya ekonomik ve/veya editoryal bir veya birkaç işletmeciye...
(Keza, kafeteryanızı işletmeciye verseniz bile kural koyarsınız... 'Tosta eşek etinden sucuk koyma, kolayı 6 liradan pahalı yapma...' Gibi... O ayrı...)
... Böylece 'medya patronu' medya-siyaset ilişkilerinin elektrikli ortamından kendisini korumuş varsayabilir, kar etmese de medyasına 'ekstra' para harcamak zorunda kalmaz ve sorumluluğu da başkalarına devretmiş gibi görünebilir...
Öte yandan medya patronluğunun nimetlerinden de yararlanmaya çalışır...
Ama hakikat böyle midir?
Yani medya... Televizyonlar ve gazeteler; barlar gibi 'işletmeciye verilebilecek' kuruluşlar mıdır?
Kamu sorumluluğu böyle bir yönteme olanak vermiyor. Siyaset normalleştikçe, medyada kurulan bu tuhaf denge de sarpa sarıyor...
İşte sonuçta, medya patronlarının yazarlarını Başbakan'a şikayet ettiği bir ortamla karşılaşıyoruz.
Muhakkak surette, patronlarını Başbakan'a şikayet eden yazarlar da vardır. Sanırım, onları da konuşacağız....
Medyadaki normalleşme, biraz da bu 'suni dengeler'in gerçek bir ekonomiye dönüşebilmesine bağlı.
İster muvafık olsunlar; ister muarız...
Medyalarının sorumluluğunu bir 'editoryal bağımsızlık' kılıfı altında işletmeye vermeyecek, bu işi bütün kamusal sorumluluklarını üzerine alarak yapabilecek olanlar 'medya patronu' olarak kalabilecek ve hızla güçlenecek gibi görünüyor.
Olması gereken de bu değil mi zaten?
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.