Önce maç sonunda kulislerde konuşulanları yazayım;
Birinci görüş;
Lugano, Emre, Cristian, Santos gibi takımın dört direkt oyuncusu olmayan F.Bahçe, Sivas gibi zor deplasmanı kolay kazanıyorsa, sahada olanlar, olmayanları aratmıyorsa, transfere ihtiyaç yoktur.
İkinci görüş
Maç öncesi ise şöyle bir hava vardı. Küme düşme stresine giren Sivas maçında üç puan alınırsa, Fenerbahçe’nin şampiyonluk yolu açılır, hatta Manisa ve iki Ankara dışında deplasmanı olmadığı için de şampiyon olur. İlk yarıdaki sekizde sekizi de ikinci yarıda yapabilir.
Denizli ve Sivas maçları şunu gösterdi ki, Fenerbahçe ligin ikinci yarısında çok farklı futbol oynamaya başladı. Sahada mücadele eden, koşan, ne istediğini bilen devamlı pozisyon üreten ve karşısındakini hata yapmaya zorlayan bir takım havasında.. Ligin ilk yarısındaki gibi yan top, geri pas yapmıyorlar. Tam tersine dikine, tek top oynayarak oyunu çabuk rakip kale önüne yığıyorlar.
Bunda da en büyük aslan payı Özer’in olmalı.
Orta sahaya da, hücuma da dinamizm getirdi. O kadar akıllı top oynuyor ki, sahadaki arkadaşlarını tempo arttırmaya zorluyor. Eskiden Alex tek oyun kurucuydu, şimdi Özer de var.
Maçtan önce Semih ve Uğur ile asansörde karşılaştım. Baba olacak olan Uğur heyecanlıydı. Oynuyor musun diye sordum. “Sahadayım, kaptığım formanın hakkını vereceğim” dedi. İyi de oynadı. Kenar bindirmeleri ile Daum’un istediği gibi oyunu açtı, rakip kaleye sızma hareketlerini de iyi yaptı. Attığı golden sonra şeref tribününde oturan Başkan Aziz Yıldırım’a koşması da “Bana güvenin” hareketiydi. Oynar, oynamaz ama en azından kriz dönemlerinde güvenilecek bir oyuncu oldu.
Ancak aynı şeyi Mehmet Topuz için söyleyemeyeceğim..
Çok içeri giriyor. Üzerindeki stresi atamadığı içinde rahat olmadığından çok top kaybediyor. Oysa M.Topuz da Özer gibi patlama yapabilmeli. Alex ve Semih, Topuz’u canlandırmak, oyun içinde fazla olmasını sağlamak için çok uğraştılar. Belki direkten dönen şutu gol olsaydı, farklı olabilirdi..Çünkü bu tip oyuncular gol attıkça istediği havayı yakalarlar..
Semih’i örnek almalı.
Maça giderken, “Bu gün beni izleyeceksin ağabey” demişti..Öyle de oldu. Attığı gollerle üzerindeki ölü toprağını attı. Ama bana göre daha önemlisi oyun içindeki hırsıydı. Koşması ve Alex ile birlikte yaptıkları presti.
Çok konuşulacak olan, belki de maçın kırılma anı olan Deniz’in çabuk topu oyuna soktuğu ve Fenerbahçe’nin 2-1 skorunu yakaladığı pozisyona gelince. Ofsayt olabilir. Ama yan hakem devam dediğine göre yapılacak bir şey yok.
Sonuç mu!
F.Bahçe ürkek çıktığı Sivas deplasmanından güle oynaya döndü. En önemlisi de gelecek maçlar için ümit verdi.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.