AKŞAM GAZETESİ | Alaattin Metin | 2010-03-08
Emre ile Lugano bu maçta oynamasalardı, o vakit şöyle denebilirdi:
'Fenerbahçe Avrupa'yı değil, Türkiye'yi düşünüyor. Bu iki futbolcu da Bursaspor ile maçları olduğu için riske atılmayarak oynatılmadı.'
İkisi de gönülden oynamak istedi...
Alex ile birlikte Emre takımın en iyisiydi.
Orta sahada tek başına mücadele etti.
Lille şu anda Fransa'da en iyi dönemini yaşıyor. Kiminle konuşsak form olarak en üst seviyede olduklarını söylediler ve en büyük özelliklerinin kontratağa çıkan takımlara karşı kazandıkları toplarla etkili olduklarına dikkat çektiler.
Öyle de oldu...
Fenerbahçe hücum pozisyonundayken orta sahadan kaybettiği topla ters köşeye düştü. Hem golü yedi hem de Lugano aşırı zorlanmadan sakatlandı...
Daha da önemlisi Fenerbahçe'de mücadele isteği var ama top kaybı çok üst düzeyde...
Defans pozisyonuna geçtiği vakit, telaştan dan-dun oynuyor... Hücum bölümünde de atılan topların isabet oranı çok düşük oluyor.
Bunun da nedeni bazı futbolcuların koşmaması, koşanların da iki kişilik oynamaya çalışması...
Mesela Cristian sahada hiç yoktu. Oyuna da, orta sahaya da katkısı olmadı. Emre de onun yüzünden sarı kartı gördü. Oysa bu futbolcu, son haftalara kadar ön liberoda karşısındaki futbolculara oyun kurdurmayan, kazandığı toplarla takıma hücum desteği veren önemli oyuncuydu.
Hadi Cristian kötü diyelim.
Güiza'yı ne yapalım?
Boşu boşuna sağa sola koşuyor. Ondan sonra da top ayağına geldiği vakit yaşlı dedeler gibi oluyor. Alex'in ürettiği pozisyonda kaptanına bir pas verişi var, sanki komedi filmi seyreder gibi herkes güldü. Son dakikada kaçırdığı gol ise daha kötüydü.
Bir golcü gol kaçırır. Ama karşı takımı az adamla yakaladığın pozisyonda iki metre yakınındaki arkadaşının ayağına topu atamazsa, kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonu gole çeviremezse, o zaman onun için iyi şeyler düşünülmez.
Yürekli, iyi futbol oynarken alınan yenilginin nedeni Güiza'nın kötü futboludur. Bu da şu demektir; üç golcüsü olan Fenerbahçe'nin bu takıma yakışan iyi golcüsünün olmamasıdır.
Ve bir de Deniz'in Lugano'nun boşluğunu dolduramaması.. Bu da şunu gösteriyor; Lugano ile Bilica yan yana oynamıyorsa defansta sıkıntı var demektir.
Her şeye rağmen Fenerbahçe futbol olarak ezilmedi, yürekli futbol oynadı. Kazanabileceği, en azından berabere bitireceği bir maçtan yenik ayrılmasına karşın tur için ümidi oldukça fazla.