AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2010-03-08

kategori2

Bayanlar matinesi

“Kadın” yapıştırılması epey zor bir etiket. Bir kere şu mesele var: Ne zaman kadın ne zaman kız denecek? Belli bir yaşa kadar kız, sonra kadın mı? Yok yok öyle değil. Bazılarına göre evli ise kadın, bekâr ise kız. Ama oldu mu ya? Artık işler değişti. 20’sine gelince evlenmiyor ki bu kızlar... Şimdi 40 yaşındaki bir bekâra da kız mı denecek? Haşa! Bayan diye şık bir kelime var. Etliye sütlüye, yatak odası aktivitesine karışmayan bir kelime. Herhalde bayan en şık olanı.
O zaman bu gün “Bayanlar Günü”. “Bayanlar Günümüz kutlu olsun tüm kızlar ve kadınlar!”
***
“Kadın” sık sık hatırlatılması gereken bir etiket.
“Kadın yazar”, “kadın vekil”, “kadın yönetici” denmesi bu yüzden herhalde. Cinsiyetimiz mesleğimizin önüne konmasa unutulacak. Oysa erkeklik öyle mi ya? Bir kere “erkek” doğuyor kâfi.  Yaşa, medeni duruma, bekârete bakmaksızın hep erkek. O yüzden onu tekrar tekrar hatırlatmaya gerek yok. E haliyle “Erkekler Günü”ne de gerek yok.
O zaman aman unutmayalım kadınlığımızı. Bugün hatırlayalım! “Kadınlar Günümüz kutlu olsun!”
***
“Kadın” üzerine çalışılması gereken bir etiket.
Şöyle ağzını doldurarak “kadın” denmeyi hak etmek için bayağı çaba harcamak gerek. Güzel olacaksın. Makyaj yapacaksın. Her ay kuaföre gideceksin. Erkek ölçülerine uyacaksın. Kırıtmayı bileceksin. Hem seksi hem evcil, gerektiğinde sert ama kriz anında yumuşak olacaksın. Aksi takdirde “abla”sın, “bacı”sın, “ana”sın ama şöyle için doldura doldura “kadın” değilsin.
O zaman bugün kadın olmayı hak eden tüm kadınların günü. “Kutlu olsun!”
***
“Kadın” şizofrenik bir etiket.
Öyle bir tek “kadın” olarak anılmak “ayıp”. İlla önüne arkasına annelik, eşlik, ablalık ekleyeceksin. Tamam gece olunca kadın olacaksın ama sabahları anne, öğlenleri kariyer insanı, akşamları aşçı olduktan sonra. Matruşka bebekler gibi yani. Kat kat kimlikler.
O zaman bu gün tüm matruşka kadınların günü. “Kutlu ve mutlu olsun!”