Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

CHP 'Dördüncü Adam'ı arıyor

'Cesaret edebilseydim, Tanzimat'tan beri bir bir nevi Oedipus kompleksi, yani bilmeyerek babasını öldürmüş adamın kompleksi içinde yaşıyoruz, derdim.' Ahmet Hamdi Tanpınar, Yaşadığım Gibi.
 
CHP'nin yaşadığı bunalımı bir tür süreklilik problemi olarak değerlendirebilir miyiz?
Atatürk; 'Birinci Adam', İsmet İnönü 'İkinci Adam' idi. Bülent Ecevit'in 'Üçüncü Adam' olduğu bugün her günkünden daha fazla anlaşılıyor.
Ve fakat, CHP lideri Deniz Baykal'ın da, diğer sol lider figürlerinin de, bırakın Bülent Ecevit'in Üçüncü Adam'lığını tescili, İnönü'nü İkinci Adam'lığını bile içselleştiremedikleri görünüyor.
Deniz Baykal da, diğer liderlik adayları da kendilerini doğrudan Mustafa Kemal Atatürk'e bağlayacak muhayyel bir 'sol Kemalist tarih' yazmaya çalışıyorlar.
Oysa, siyasal kültür bir bütün ve süreklilik içinde düşünülmedikçe; gücünü, kapsayıcılığını, inandırıcılığını ve iddiasını kaybediyor.
Liderlik, kendisini doğrudan 'kurucu'ya bağlayan bir 'kestirme yol' inşa ettikçe; bu partinin kadrolarına 'tarihsel süreklilik bilinci'nin kaybı olarak yansıyor.
Deniz Baykal kendisini 'İkinci Adam'lığa konumlamaya çalışıp, Türk solunu kalabalıklarla kucaklaştırmış Bülent Ecevit'in ismini telaffuz etmekten kaçındıkça kadroları da sol müktesebatı umursamıyor.
CHP milletvekili olan Türk tarihinin en büyük entelektüellerinden Ahmet Hamdi Tanpınar bu yüzden sağa terk ediliyor...
Hasan Ali Yücel'in millet ile derin ünsiyetinin kaynakları araştırılmıyor...
Bu partinin kapıları, tarihle ve milletle bir sürekliliği, bir ünsiyeti temsil edebilecek bütün entelektüellere kapanıyor.
Bırakın Türk modernleşmesini Mustafa Kemal ile başlatan bir anlaşıyı, sol birikimi Deniz Baykal ile özetleyen ve derinliği Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlığındaki bir 'asr-ı saadet'e işaret etmekle sınırlı bir siyasal kültürle karşı karşıyayız.
Kim ne derse desin, 1980'li yıllarda sol, entelektüel iktidarı muhafazakarlara devretti.
Bugün CHP kadroları arasında dünya düşünce hayatını takip edebilen, Derrida'dan Foucault'ya okumalar yapmış birini görebilmek mümkün değil.
Ve fakat; paradoks gibi görünse de muhafazakar kadroların çağdaş düşünce hayatını yakından takip ettiklerini ve aynı zamanda Divan Edebiyatı'ndan Osmanlı
Tarihi'ne kadar bir kültürel sürekliliğin de peşinde olduklarını görüyoruz.
Solda ise, liderlikteki silsileden kopuş, siyasal kültürün yoksullaşmasına sebep oldu...
Siyasal kültürün yoksullaşması da partinin halkla bağlantısını koparttı.
CHP 'halkla konuşan entelektüeller'in partisiydi..
Örneğin sağın sahip çıktığı ve 'tarihsel bir süreklilik' peşindeki Ahmet Hamdi Tanpınar, Köy Enstitüleri'nin aşığıydı...
Bugünkü CHP ise ancak kendi kendine konuşabilen, halkla ortak bir dil kuramayan, tarihsel süreçlerken kopuk, anakronik, uygunsuz bir yapı olmaya doğru gidiyor.
CHP marjinalleşmeye devam edecekse...
Hem tarihsel süreklilikten koptuğu hem de dünyaya eklemlenemediği için... Yani cehaletten marjinalleşecek...
Aslında ne komik, CHP'nin 'cehaletle' suçladıkları 'entelektüelleştikçe,' CHP cahilleşti...
Zevahiri, vitrine konulacak 'çakma entelektüel' tiyatrocular da kurtaracak gibi görünmüyor şimdi...
Daha derin bir entelektüel kriz var... Ve 'anakronik CHP' bir an evvel entelektüel fobisinin sebepleriyle yüzleşmek zorunda...
CHP liderliği 4. adamlığı kabullenip, partisinin müktesebatına sahip çıktığı ve entelektüel fobisinden kurtulduğu zaman; sanırım tekrar konuşulabilir olacak.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3