AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2010-03-10
Muhteşem bir dönüşüm bu. Yeni bir ülke, yeni bir devlet, yeni bir cumhuriyet şekilleniyor. Halkının ezilmediği, horlanmadığı, öldürülmediği bir cumhuriyet olacak burası...'
Olan bitene dair Ahmet
Altan'ın yaptığı yorum bu:
'Muhteşem...'
Muhteşem olan ne?
Generaller gözaltında... Başsavcı kodeste... Tekel işçisi yerde... Hrant'ın asıl katilleri aranızda...
Yüzlerce insan aylardır ne ile suçlandığını bilmeden hala dört duvar arasında...
Olan biten ne olarak sunuluyor?
Askeri vesayet kalkıyor... Demokrasi yerleşiyor... Sivilleşiyoruz.
Yani? Rejim değişiyor!..
Elbette bu köhne rejim değişmeli...
Kuruluş ideolojisi sorunlu bu rejimin...
Elbette bu rejimin eşik bekçileri suçlu...
Elbette bu aygıtın son derece sorunlu tarafları var.
Ama şu anda el çırparak coşku çığlıkları attığınız şey sahici bir değişim değil...
Yapmaya çalıştığınız, parçası olduğunuz kurgu yürümez.
Zira bu 'yeni cumhuriyet' bir yeni anayasa ister.
Küçük değişikliklerle, zemini yeniden tanımlamadan ve tasnif etmeden yeni bir cumhuriyet inşa edemezsiniz.
Bir anayasaya ihtiyacınız var.
İnsanlık tarihinde anayasasız cumhuriyet yok.
Anayasalar bu tür ayak oyunlarıyla
yazılamıyor maalesef.
Eskinin bozuklarını; kullanarak, kotararak, ekleyerek ve bozarak yığınların zihin algısını yönetebilir ama sahici bir dönüşüm yaratamazsınız.
İmkansız.
Şu aşamada açık açık söyleyemeseniz de, el çırparak karşıladığınızı sandığınız yeni rejim esas olarak nedir?
Halkımıza açık açık bir anlatsanıza...
'Halkının ezilmediği, horlanmadığı,
öldürülmediği bir cumhuriyet olacak burası...' Kulağa ne de hoş geliyor.
Olmalı... Gerçekten de...
Ama halktan, haklılıktan ve haktan bahsedenler siz olamazsınız.
Siciliniz kirli.
Bu cumhuriyet yıkılmalı mı?
Kesinlikle evet...
Bir anayasaya ihtiyaç var mı?
Elbette...
Ama bu cumhuriyeti yıkacak olan da, yeni bir anayasa yazacak olan da gene bu millettir.
Bu miletin her bir bireyidir. Bir büyük mutabakattır. Veya değildir...
Ama hep birliktedir. Açıkça... Mertçe... Gerçekten ihtiyaçsa bu zaten kendini dayatacaktır. Kaldı ki yıllardır dayatıyor. Ama sahtekarlıkla... Bu toprağa ait olmayan reçetelerle... Neo-Liberalizmle... Uşaklıkla... Olmaz.
70 gündür direnen Tekel işçisinin haklı mücadalesini görmeyen, 40 gazeteci cezaevlerine tutuklu yatarken susan, üniversitelerde göz göre göre kadrolaşma yaşanırken körleşen, ülke açıkça bir polis devleti haline gelirken işine geldiği için susan, herkes dinlenme korkusuyla yaşarken bundan utanmadan beslenenler bu millete kalkıp 'ezilmekten, horlanmaktan' bahsedemez.
Hele hele Hrant'ın öldürüleceğini bilip susan polisler aklandığında buna isyan edemeyen ikiyüzlüler 'öldürmeyen bir cumhuriyet' narası atamaz.