AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2010-03-10
Dünyanın başına yaşadığımız krizi bela eden, binbir türlü finanasal dümen ve sahtekârlıkla krizi yaratan ABD, “kötü bir örnekti”. Ama aynı ABD, diğer taraftan da, Türkiye gibi sürekli kavgadan kurtulamayan ülkelere ve Avrupa gibi müşterek hareket edemeyen sözde “Birliklere”, Lehman batışından sonra yaptığı uzlaşma hamlesi ile “iyi örnek” oldu.
Henüz işten uzaklaşmamış Bush ile henüz seçim kazanmamış Obama büyük çöküşü görünce, 2008 Ekim ayında, seçimden üç ay önce, bir anda siyasi kavgalarını, ulusal menfaati ön plana çıkartarak gömdüler, uzlaşarak tarihin en büyük parasal genişleme ve bütçe harcaması planını gündeme getirdiler ve uyguladılar.
Uzlaşmanın sonucu ne?
Akademik kavgalar devam eder. Akademisyen egoları sivridir ve şişiktir. Balon gibidir. Kimi enflasyon patlayacak der, kimi çift dip der, kimi devlet harcamasını sevmez, kimi para basılmasından hoşlanmaz, kim bu borç bizi öldürür der, kimi harcayın paraları diye teşvik eder!
Ancak seversin, sevmezsin, kızarsın kızmazsın, nefret edersin etmezsin, bugün “pragmatik” ABD, en önce toparlanan ve dev çöküşü de mümkün olan en az tahribatla atlatan ülke. Buna karşılık bir türlü birleşemeyen, “entel dantel” Avrupa (ve de tabii bırakın birleşmeyi, sürekli bölünen, kafası karışık Türkiye) sorunlarla boğuşmaya devam etmekte, Avrupa ufacık Yunanistan konusunda bile uzlaşamamakta!
Şimdi geleleim gerçeklere!
Cuma günü ABD 2009 dördüncü çeyrek reel büyüme revizyonu açıklandı. Grafikte dört çeyrekte batan ABD’nin, sonra dört çeyrekte nasıl çukurdan çıktığı açıkça görülebiliyor. İlk tahminde yüzde 5.7 olarak açıklanan büyüme oranı, ikinci revize tahminde % 5.9 ile yukarı doğru arttırıldı. Son tahmin ise 26 Mart 2010 tarihinde ve bu üçüncü tahmin kesin “nihai” veri olacak!
ABD 2009 Dördüncü Çeyrek Reel Büyüme İkinci Tahmin (yıllıklaştırılmış % artış)
Detaya inilirse ortada önemli bir gelişme var. 2009 sonunda ABD’deki bu reel büyüme zıplaması, bugüne kadar kıpırdanmayan şirket yatırımlarının uzun zamandır ilk defa zıplamasından ve şirket stoklarındaki daralmanın hızının kesilmesinden kaynaklanıyor.
Kötü haber yok mu ? Var tabii , ama bir sürü de iyi haber var!
Örneğin kötü haber, 2009 yılında sürekli artan mevcut konut satışlarının aralık ayında yüzde 16.2 ve şimdi de ocak ayında yüzde 7.2 civarında daralmış olması. Bu hem konut satışında vergi indiriminin kasım ayında bitmesi (sorun ortaya çıkınca süre uzatıldı) ve faizlerin artması korkusundan kaynaklanıyor. Ancak mevcut konut satışlarının bir evvelki yılın ocak ayına göre yüzde 11.5 artış sergilemiş olduğunu da altını çizelim.
Ama diğer taraftan da, dayanıklı tüketim malları siparişlerinde, tedarikçilerden toplanan verilerde ocak ayında büyük artış da oldu. Ocak ayı dayanıklı tüketim malları siparişleri yüzde 3 artarak tahminlerin iki katı artarken, bir yıl evvelki ocak ayına göre de yüzde 10 artmış bulunuyor.
Bu köşe yazısındaki en önemli söz “uzlaşma “ sözü! Yüzde artışlar değil.
Unutmayalım tüm havalanan uçaklar yere iner ama, bazıları sapasağlam ve “tek parça”, bazıları da “paramparça”!