İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

İşte IMF'siz dönemin yol haritası

Aylardır süren IMF ile görüşmeler konusunda güne beklenmedik bir gelişmeyle başladık, stand-by anlaşması gündemden düştü. Sabahtan itibaren televizyonların ekonomi programlarında tek tartışma konusu ve piyasaların bir numaralı gündemi 'IMF'siz dönemin' nasıl şekilleneceğiydi. Aslında 'IMF'siz' demeyelim, dördüncü madde kapsamında eski dost IMF ile 'yeni bir ilişki formatı' kuruluyor.
İşte böylesine sıra dışı bir günde, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le görüştüm. IMF, kabine değişiminden sonra tamamen Ali Babacan'ın sorumluluk alanına girdiği için Şimşek, IMF ile ilgili açıklamalarda bulunmamayı tercih ediyor. Tamam ama Maliye'nin başındaki bir isim, üstelik dünya finans merkezi Londra'da önemli görevlerde bulunmuş ve IMF yöneticileri ile kişisel dostlukları olan bir Bakan'ın en azından yorumu, yaklaşımı önemlidir, merak konusudur. Bakan'ın yanındayken o kadar çok gazeteci Bakan'ı aradı ki; anlatamam.
Ben yine de sohbete IMF ile girdim. Tebessüm etti, 'biliyorsun onu konuşmuyorum' dedi, sadece 'normalleşiyoruz' kelimesi ağzından çıktı.
Israrcı oldum, yazılmamak üzere, 'arka plan bilgisi' olarak bazı görüşlerini anlattı. Ben yine 'normalleşme' mevzuuna döndüm, işte Şimşek'in çok önemli olduğunu düşündüğüm kısa değerlendirmesi:
'Ekonomide de normalleşme... Yeni bir dönem. Bakın, Almanya'nın da diğer gelişmiş ülkelerin de IMF ile ilişkisi dördüncü madde kapsamındadır. Bizim için önemli olan orta vadeli programdır. Temel budur.'
Peki, IMF devreden çıkınca Türkiye'nin dayanak yapacağı önemli bir çapası ortadan kalkmış olmuyor mu? Şimşek'in buna yanıtı ilginçti ve neredeyse iki yıldır 'Ha bugün anlaşıyoruz, ha yarın imzalıyoruz' diye geçen bir sürecin tuhaflığına işaret ediyordu.
'İki yıllık sürece bakın, bu nasıl bir çapa olacak ki? Bence zaten çapa olmaktan çıkmıştı. Belki beklenti ile ilgili bir durum olabilir. Ama her iki yöndeki opsiyonlar zaten satın alınmıştı. Biz ise yola fiilen IMF olmadan devam ediyorduk. Kendi programımız gayet iyi gidiyor. En kritik husus bütçe disiplinidir, uyguluyoruz. Tedbirlerin alınması lazım, yapıyoruz. Gelirler artıyor, giderler azalıyor.'

'SON ÇEYREK İYİYDİ, İLK İKİ AY DAHA İYİ'
Maliye Bakanı, bir yıllık resesyonun ardından 2009'un son çeyreğindeki performansın çok başarılı olduğunu, 2010'un ilk iki ayındaki bütçe gerçekleştirmelerinin de umut verdiğini söyledi. Bunu da bir örnekle şöyle açıkladı:
'Giderler kontrol altına alındı. 'IMF olsa da olmasa da yapılan baz planlamalarda bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6.6 iken, biz 5.5 olarak kapattık. Yani 62.8 milyar lira öngörülürken biz 52.2 ile yılı bitirdik. Geçen yıl sadece bizde değil, bütün dünyada standartlar rafa kalktı. (Açığın milli gelire oranının yüzde 3 olması gibi AB standartlarını da buna dahil ediyor.) Şimdi yılın ilk iki ayı performansları başarılı.'

'YENİ BÜYÜME TRENDİ YAKALADIK'
...'Ocak şubat rakamlarında, bütçe açığı, faiz dışı fazla ve büyüme başta olmak üzere iyileşme seyri sürüyor. Yeni bir büyüme trendi yakaladık. Evet, piyasalar kurala dayalı çerçeveyi tercih ederler. Bu ağırlıklı olarak IMF'dir. Ama şu da var, Türkiye ortaya koyacağı performansla, kendi programını gerçekleştirmedeki başarısıyla o kredibiliteyi kazanır. Geçmiş uygulamalarda zaten bir kredibilite inşası yaptık. Böylece kaygıları bertaraf edebileceğiz. Yeni dönemde ağırlığı buna vereceğiz.'

'BEN PİYASA OYUNCUSU OLSAYDIM'
Bakan Şimşek, son haberin nasıl algılanacağı üzerine konuşurken de 'ben piyasa oyuncusu olsaydım' diyerek, şöyle bir yorumda bulundu:
'Öncelikle politika çerçevesine bakardım. Sonra onun uygulamasına... Siyasi görünümle ilgili değerlendirmeleri bir tarafa bırakırsak ki; orada herkesin farklı görüşleri var, temel bazda ekonomik performansı, bütçe ve büyüme rakamlarını okuyup, bardağın dolu tarafını görürdüm. Hatta bardağın dolu tarafının daha fazla olduğunu anlardım. Çok açık biçimde Türkiye tekrar büyüme patikasına girmiş durumda. Bunu kabul ederdim. İhracat da artmaya başladı. Ekonomi büyüyor. '

'ENFLASYONDAKİ YÜKSELİŞ GEÇİCİ'
Makro ekonomik büyüklükler konusunda Bakan'ı da umutlandıran gelişmeler ortada. Fakat birisi kronik, diğeri görece yeni iki sorun dikkat çekiyor: İşsizlik ve enflasyon. Sırasıyla Şimşek'e bunlarla ilgili son gelişmeleri ve alınacak tedbirleri sordum. Enflasyonla başladık:
'Enflasyonda geçici bir yükseliş yaşanıyor. Bu ağırlıklı olarak yılın ilk iki ayında gıda fiyatlarındaki çok hızlı artışla ilgili. Bir de bizim aldığımız sigara gibi ürünlerdeki fiyat artışı kararı. Bunlar dönemsel. Çekirdek enflasyon şu anda yüzde 4 ama genel enflasyon yüzde 10,1. Aradaki farkın iki sebebinin yansımaları günden güne azalacak. Yükseliş trendi duracak ve tekrar geriye dönecek. İki-üç yıllık enflasyon beklentilerinde bozulma yok.'

'ÖZÜNDE PROGRAMA ODAKLANACAĞIZ'
Bakan Şimşek, Türkiye'nin dış açığını finanse etmesinde hiçbir sorun bulunmadığının altını çizerken, şimdi orta vadeli programa ağırlık verileceğini söyledi ve 'özünde programa odaklanacağız' dedi. Tam bu esnada ilgimi çeken bir cümlesi oldu, yoruma girmeden değerlendirmeyi uzmanlarına bırakıyorum:
'Bunu söylerken, IMF ile ne olur, ne olmaz konusundan tamamen bağımsız olarak düşünüyorum. Biz Mali Kuralı, IMF'ye bağlamadık. Burada bir koşul yok. Piyasanın aradığı rule-based (kurala dayalı) politikamızı zaten harfiyen uyguluyoruz.'
Peki, nedir Türkiye'nin kurala dayalı sistemi? Bakan'a göre Merkez Bankası'nın bağımsızlığı, BDDK'nın tıkır tıkır işleyen sistemi, Mali Kural'ın uygulanması (Bakan bunu başlı başına reform olarak tanımlıyor)...

'DALGALI KUR TARTIŞMA DIŞI'
İnsanımızın kriz algısında döviz kuru hep en önemli gösterge olmuştur. Bakan, piyasa işleyişini ve kamunun yaklaşımını anlatırken bundan hiç bahsetmemişti. 'Dalgalı kur da buna dahil mi?' dedim, 'Evet, kesinlikle dahil. Dalgalı kur aynen devam, kesinlikle tartışma dışı. Sistem çok iyi çalıştı.'
Bakan bunları anlatırken bir konuyu es geçti. Bence bunlara bir de sıkı maliye politikalarını, Şimşek özelinde eklemek lazım. Popülizmden uzak, bütçe disiplinine önem veren yaklaşımlar kesinlikle önemli etkenlerdendir.

'TÜRKİYE OLGUNLAŞTI, BU İŞİ İDARE EDEBİLİR'
Bakan Şimşek'le bir saate yaklaşan sohbetimizi bitirirken Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun duyurduğu '70 bin sözleşmeli öğretmene müjde' haberini ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği bono faizleriyle ilgili düzenlemeleri de konuştuk.
İşsizlik sorununu, 2001 ve 2008 krizlerinin karşılaştırması dahil o konuları yarına bırakıyorum. Fakat Bakan'la vedalaşırken, güncel soruna ilişkin içeride ve dışarıda ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermek amaçlı olduğunu düşündüğüm en son cümlesini buradan şimdiden aktarıyorum:
'Türkiye olgunlaştı. Bu işi yürütebilir, idare edebilir.'

YARIN:
l Bakan Şimşek, 70 bin öğretmenin kadrosu için ne dedi?
l Bono faizleriyle ilgili düzenleme ne olacak?
l İşsizlik sorunu nasıl çözülecek?

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3