AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2010-03-11

kategori2

Güzel bir 'Hitit duası'

Yaklaşık 10 haftadır ayrı kaldığımız AKŞAM'a dün uğrayabildik. Op. Dr. Hüsnü Sezer'in talimatını aynen uyguladık; 'Öpüşme yasak'. En tepeden, muhasebemize kadar gösterilen ilgi doping yerine geçti. Düzeltme Servisimizin Aslanı Mehmet Ali Gülben'in masasına oturup, Fatiha okumayı unutmadık. Odamıza girdik ve Show TV Spor Müdürü Aybars Hünalp'ın yolladığı 'Güzel Bir Dua'yı fark ettik. Hititler'e ait bir duvar yazısından alma satırları sizlerle paylaşmak istiyoruz. Beğeneceğinizden eminiz:
'Tanrım,
Beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir...
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele...
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver...
...
Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol...
Anlık güzellikleri yaşayabilme sanatını öğret;
Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret...
...
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim...
...
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır...
...
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim'.

***
İstanbul Radyosu iki gün sürecek sempozyumda öz müziğimizin önemli isimlerini ve bu alanda sözü olanları bir araya getiriyor. Yarın da devam edecek panelde TRT'nin ev sahipliği için 'Gerçek Sorumluluk' demek mümkün. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu'nun, kurulduğu günden beri üstlendiği koruyup, kollamacılığının gereğini yaptığına inananlardanız. Belki de ilk kez müziğimizin yeri ile telif hakları konusunda kapsamlı öneri ve gelişmeler paylaşılacak. 'Türküz, türkü çağırırız' sloganı olmuşlara başarı dileklerimizi yolluyoruz. Edebiyatımızın ünlü kalemi Abdülhak Şinasi Hisar'ın tespitini hatırlatmayı unutmuyoruz:
'Türkler, ilk sözü de, son sözü de Türk Musikisi olan bir kitaba benzer'.

***
Magazin ve ekrandaki programları ilgi alanı. Bilal Özcan, karşısına Meltem Cumbul'u oturtup iyi hazırlanmış sorular yöneltiyorsa, izliyoruz. Hem de sıkılmadan. Öte yandan, araç peşinde koşmak dahil, çile çeken muhabirleri gördükçe canımız sıkılıyor. Gecenin, hatta sabahın ayazında soru soruluyor, muhataptan ses yok. Jipine binip giden ünlümüz ise Lerzan Mutlu. Sergilediği havaya bakarsanız, sanki 'Bilmem ne holdingin yönetim kurulunun bayan başkanı'. 1.60 Boyu, her mahallede yüz kişide bulunan sesiyle havasını basıyor. Basın emekçilerinin en garibanlarını yönlendirenlere sesleniyoruz; 'Kimlerin izleneceği, hangilerine boş verileceğini iyi belirlesinler'. Bu çocukları, ezdirmeyin. Gerçekten üzüntü duyuyoruz.
...
Elazığ'daki deprem sonrası, kendi de Gaggoş olan Mustafa Keser, TRT Müzik'teki canlı yayınını iptal etti. Devlet Ekranı'nda ağırlaştırılmış uygulamaya geçildi. Ancak, kimi kadın programları 'Muhabbet Tellallığı'na devam ettiler. Hem de, Muharrem Akduman'ın benzetmesiyle 'Vur patlasın, çal oynasın' havasında.