Üç tip mesaj alırız. Bunlar, gönderdikleri tarzdan hiç vazgeçmezler. İçlerinden bazıları, e-postalarını sadece size yollamaz, her tarafa postalarlar. Tamamını devre dışı bıraktık. Tıpkı, dizisi tehlikede yapımcıların 'Kendin pişir kendin ye' kampanyalarını düzenler gibiler. İkinci grup, programcılar için öcü gibi. Her hatayı anında yakalarlar. Örneğin Muharrem Akduman, Esra Erol'un 'Seçme Saçması', 'Bu benim melaike yüzüm' demesini kaçırmaz. Engin Balim az ama öz yazanlardan. İşte size onun iğnelemelerinden biri; 'Başbakanımızın oğlunun gemiciği var. Sayın Bakanımız Binali Yıldırım'ın mahdumunun da gemiciği mevcut. AKP bu gidişle, Deniz Kuvvetlerimizden sonra en büyük gemicik gücüne sahip olacak'. Balim'in atladığı bir başka gemicik sahibi, eski Orman Bakanı'nın delikanlısını biz hatırlatalım.
***
Yaşar Usluer'i tanımayan kalmadı. Adeta 'Siyaset bilimci'. Onunla tek sorunumuz, uzun yazması. Kısaltırken üzülüyoruz. Yeni mesajının budanmış hali bile ışık saçmakta:
'Sayın Ayeri,
. Bazıları gibi okurlarınızdan gelen kitapları 'Çöpe atmadığınız' için, 'Kadınlarla, bayanları' karıştırmadığınız için, 'Okurlarınıza değer' verdiğiniz için, 'Başbakan ne der' diye düşünmeden hep 'Gerçekleri yazdığınız' için, daima 'Sağduyulu ve objektif' olduğunuz için sizi bir kez daha yürekten kutluyor, sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Bu arada 'RTE ödülleri'nize bayıldım.
. Sayın Erdoğan hem 'Kimseye bu gazeteciyi at' demedim lafını ediyor. Hem de 'Bizim dükkanda sana yer yok, diyeceksin' diyor. Bunun anlamı 'Benim iktidarımı eleştirenleri atacaksın' demek değil de nedir? Çölaşan'ı biz mi kovdurduk? S.Turgut, Çölaşan'ı alamadığını yazmıştı. Haber Türk'e neden alınmadığı da malum. Mesut Yılmaz'ın, Mehmet Barlas'ı Sabah'tan, eşi Canan Barlas'ı Yeni Yüzyıl'dan nasıl kovdurduğu da bilinmekte. Sayın Demirel'e yeğeni yüzünden yazılanlar, çizilen karikatürler, eşine atılan iftiralar, Erdoğan'a yapılsa, gazeteleri kapattıracak herhalde.
. Sayın Erdoğan 'Yargı reformu yapacaklarını, bunun için anayasanın bazı maddelerini değiştireceklerini, muhalefet destek vermezse, referanduma gideceklerini' söyleyip, 'Milletin iradesine neden güvenmiyorsunuz?' diyor. İyi de Sayın Erdoğan kendi partisinin üyelerine, delegelerine güvenmiyor mu ki, belediye başkanı ve milletvekili adaylarını hep kendi seçiyor. Kendi iktidarı da, öncekiler de muhalefet desteğiyle çoğu maddeleri değiştirmediler mi? Bu durumda adalet siyasallaşmaz mı?
. Söylediğiniz gibi anketçiler paraya göre yüzde oranı çıkarıyor, kararsızların kafasını karıştırıyor. Sarıgül'ün çoğu yerde teşkilatı hazır olmasına rağmen henüz resmen partileşemedi. Okyanus ötesinden talimat, CHP'nin genel kongresi beklenmiyorsa, neyi bekliyor?'
***
Yoğun okuma günlerimizde yeni bir Nihal Adsız keşfettik; 'Ahmet Turgut'. Profil Yayınları'ndan çıkan kitabı 'Türk Peygamber - BOZKIRIN SIRRI'nı hayranlıkla okuduk. Aslında bir mühendis ve şehir planlamacısı olan Turgut'u son yerel seçimlerden hatırlıyorduk. Bu kez, tarih araştırmacılığını yakaladık. Bizdeki 'Aladağ'ın adını, bugünkü Kırgızistan, Kazakistan ve Sincan-Uygur üçgenindeki atasından alışını öğrendik. Öktem'in 'Çadırı tutan direk', müjdelenen Yoldaş'ın eşi ve 'Gerçek sırrın anası'na Aşena -Asena değil- dendiği, köklerimizi incelerken ortaya konmakta. Adsız'ın Bozkurtlar ikilemesine torun geldiği inancındayız.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.