AKŞAM GAZETESİ | Oray Eğin | 2010-03-12

kategori2

Monocle, Türk gazetelerini nasıl görüyor

Dünyanın en etkili dergilerinden Monocle son sayısında Türk basınına tam beş sayfa ayırmış. Derginin yazarı dersini iyi çalışmış, Türk medyasının tiraj rakamlarından dominant gruplarına kadar ilginç bilgiler vermiş. Tek hatası spor sayfalarında üç büyük takıma yer verildiği iddiası: Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor diyor. Beşiktaş'ı hiç söylememişler herhalde.
Türk medyası raporu Hanzade Doğan Boyner'in fotoğrafıyla açılıyor, doğal olarak yazıda da ilk olarak ondan bahsediyor. Konu elbette hükümet ve Doğan Grubu arasında gerilen ilişkiler. Dosyada, resimaltlarında Özkök'ün ve Aydın Doğan'ın yönetimden çekilmesinden de bahsediliyor.
Doğan'ın Monocle'la konuşurken ne kadar dikkatli olduğu vurgusu var; bütün sözcükleri tartarak söylemiş.
Monocle, Türkiye'nin öncelikli medya problemi olan hükümet baskısına sadece değinmiş.
Derginin hemen her alanda kuralları net bir şekilde belli olan ilgi alanları yine yazının asıl hakimi olmuş. Monocle, tasarıma çok önem veren ve tasarım hakkında yazmayı seven bir dergi olduğu için Türkiye'deki gazetelerin mizanpajları makalenin ağırlığını oluşturuyor.
Doğal olarak da en eli yüzgün gazetelerden Zaman'ın görsel yönetmeni Fevzi Yazıcı'yla konuşulmuş. Bana kalırsa Cumhuriyet'le de görüşülmeliydi ama neyse... Hele hele son reklam kampanyaları, ses getiren birinci sayfaları Monocle'ın ilgisini fazlasıyla çekerdi.
Neyse, Yazıcı ilginç bir şey söylüyor: 'Birinci sayfalarda büyük başlıklar var ama font'larımızın boyu haberlerimizin boyuyla ölçüşemiyor bile...' Hakikaten de gün aşırı 'Ordu hükümeti devirecek' diye haber yapanlar bunu yarım sayfa manşet bile yapsalar Türk gazeteciliğinde yeteri kadar 'büyük' gözükmüyor.
Yazıcı'nın bir vurgusu da görsel yönetmenlerin genellikle bilgisayar ya da gazetecilik okudukları, 'Eğer renk çalışmazsanız, kontrolünüz yoktur' diyor.
Derginin konuştuğu tek köşe yazarı Cüneyt Ülsever. Ayrıca Penguen'den Bahadır Baruter'le de görüşülmüş ve Erdoğan'ın mizaha yaklaşımı üzerinde durulmuş.
Monocle zaman zaman dünya medyasındaki değişimlere, gazetelerin öyküsüne yer veriyor. İlk sayıların birinde dünyadan üç gazete modelinin kendilerini yeniden yaratma girişimlerini ayrıntıyla aktarmışlardı. Orada da asıl üzerinde durdukları nokta estetikti.
Ancak Türk medyası üzerinde kalem oynatmak isteyenler, estetik üzerinde konsantre olsalar bile yaşananlardan, baskıdan, hükümet ilşkilerinden kendini alamıyor.
Monocle'ın dergisi en azından dünyaya neler olup bittiğinin aktarılması açısından olumlu olmuş.

Sokağın gündemi yandaşın gündemi
Medyayla sokağın gündemi arasındaki ciddi uçurum dünkü gazetelere yansıyan Numan Kurtulmuş'un sözlerinde gizli. Saadet Partisi lideri sokağın nabzını iyi tutan bir siyasetçi. Anadolu'yu dolaşıyor, insanlarla yakın temas içinde. Geçenlerde Mahmutpaşa'da bir araştırma yapmışlar...
'İşlerim çok kötü' diyenlerin oranı 41, 'kötü' diyenlerin ise yüzde 40 çıkmış. Toplam yüzde 81...
Gazeteler darbelerden, çetelerden, generallerden bahsediyor.
Sokak ise ekonomik sıkıntıdan yakınıyor, en büyük gündemi geçim sıkıntısı...
Tablo böyle ortadayken bazı yandaş kalemler de 'Bu aralar ekonomik sıkıntıdan bahsetmeyin' diye yazılar yazıyor...
Türkiye seçim ortamına sürüklenirken bazı gazetecilerin kendi mahallelerinden ve yandaş kulüplerinden çıkmaları faydalı olacak sanırım.