AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2010-03-12

kategori2

Enflasyondaki artış büyük çapta ithal

Şubat ayı enflasyonu artarken, yıllık enflasyon sayısı da  önemli boyutta yükseldi. Yapılması gereken önemli bir  tartışma enflasyonun içeriden mi, yoksa dışarıdan mı kaynaklandığı. Özetle söylemek gerekirse, bir miktar enflasyon artışı içerideki bütçe düzeltme hedefli vergi artışlarından kaynaklansa da artış büyük çapta ithal malı. Aşağıda enflasyon artışının ithal olduğu yani dışarıdan kaynaklandığı tezine kanıt verilecek. Ama önce verilere bakalım.
Yıllık enflasyon oranı on üç aylık aradan sonra şubat ayında yeniden çift haneye yükseldi. En son 2008'in Aralık ayında yüzde 10.1 oranında seyreden yıllık enflasyon oranı şubat ayında yeniden aynı orana ulaştı.
Ocak ayına göre yaklaşık iki puan artan enflasyonda, önemli katkılar  mevsimsellik, kötü hava koşulları ve küresel fiyatların etkisi ile artan gıda fiyatları kökenli. Zaten bu konuda Merkez Bankası daha önceden de uyarısını açıklamıştı.
Aylık enflasyon oranı şubatta yüzde 1.5 oldu. 2003 yılından bu yana şubat ayında bu seviyelerde aylık fiyat artışı gerçekleşmiyordu. Geçen yılın şubat ayında ise negatif enflasyon, yani ortalama fiyatlarda düşüş söz konusu idi. Böyle olunca da yıllık enflasyonda 1.9 puanlık yükseliş şaşırtıcı olmadı. Aylık enflasyon oranları kasım ayından bu yana bir önceki seneye göre daha yüksek gerçekleşiyor. Bu artışların gerisinde, bir yıl önce bütün fiyatları aşağıya doğru etkileyen küresel kriz nedeniyle oluşan, baz etkisinden söz etmek gerekiyor. Aynı zamanda iç talebin yavaş da olsa canlanıyor olması da fiyat artışlarına müsaade ediyor.
Enflasyonda görülen 1.9 puanlık artışın 1.5 puanı TÜFE içindeki en büyük grup olan 'gıda ve alkolsüz içecek' grubundan gelmiş. Gıda grubunun tek başına TÜFE endeksindeki payı yüzde 28 civarında. Ek olarak, yüzde 5'lik paya sahip olan tütün mamulleri ve alkollü içecekler grubundaki vergi ve fiyat ayarlamaları da yıllık enflasyonu 0.3 puan yukarıya çekmiş.
Bu faktörler geçici kabul edilip dışarıda tutulduğunda, enflasyondaki ana eğilimde herhangi bir yükseliş görülmüyor. TÜİK tarafından gıda ve tütün mamullerini hariç tutularak hesapladığı çekirdek enflasyon endekslerinde bu durum belirgin bir şekilde görülebiliyor. Bu nedenle orta ve uzun vadede enflasyonun görünümünde bir bozulma olmadığını söyleyebiliriz. Merkez Bankası da bu nedenle enflasyondaki yükselişe rağmen para politikasındaki tavrında pek bir değişikliğe gitmeyecektir.
Gıda fiyatlarındaki yükselişin Türkiye'ye özel şartlardan daha çok küresel fiyatlarda görülen artışlarla alakalı olduğunu düşünüyoruz. Aşağıdaki grafik IMF tarafından hazırlanan ve aylık olarak açıklanan küresel gıda ve içecek fiyat endeksinde görülen yıllık artış oranlarını,
TÜFE içindeki gıda grubuyla birlikte gösteriyor.
Grafikte görülen paralel seyir sürpriz değil. Kısa zaman öncesine göre yıllık bazda yüzde 20'li oranlarda azalan küresel gıda fiyatları hem hava şartları hem de talep artışı nedeniyle aralık ayından bu yana yüzde 10 civarında artmaya başladı. TÜFE'de gördüğümüz gıda fiyatı artışları da benzer nedenlerle paralel bir seyir izliyor.
Enflasyondaki hızlı yükselişin risklerinden birisi genel enflasyon beklentilerini artırması. Her ne kadar mevsimsel ve geçici diğer faktörler nedeniyle de olsa, son dört ayda yıllık enflasyonun beş puan birden artması genel beklentilerde bozulmaya yol açacaktır. Bu olumsuz etki, fiyatlama davranışlarını doğrudan etkileyerek enflasyon için orta ve uzun vadede bir risk oluşturabilir. Aynı zamanda bozulan enflasyon beklentilerinin faiz ve döviz kuru gibi volatilitenin artabileceği günlük piyasalarda olumsuz etkisi olabilir.
Döviz ve faiz piyasalarının hem yurtdışındaki gelişmelere, özellikle de Avrupa ve Yunanistan konusuna, hem de yurtiçindeki siyasi gelişmelere karşı hassas olduğu biliniyor.
Bu faktörlerde olumsuz yönde yaşanacak gelişmeler enflasyonu da orta ve uzun vadede etkileyecektir. Normal şartlarda, kış aylarında yüksek bazda artan gıda fiyatlarının önümüzdeki aydan itibaren yumuşayarak enflasyondaki yükselişin durması, yıl sonuna doğru da yüksek baz etkisi ile yıllık enflasyonda  düşüşlerin olmasını beklemek daha doğru.