İlginç ama ilginç olduğu kadar da aldatıcı bir tartışma var: ABD ve İsrail'in arasının açıldığı, bu iki kadim müttefikin birbirinden uzaklaştığı iddia ediliyor. Mesele şu: Obama yönetimi Filistin müzakerelerini yeniden başlatmak istiyor. İsrail ise buna çomak sokarcasına, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden İsrail'i ziyaret ettiği sırada Doğu Kudüs'te yeni yerleşimler inşa edeceklerini açıkladı. Bunun üzerine ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İsrail Başbakanı Netanyahu'yu aradı ve telefonda 'fırçaladı.'
***
Şimdi bu olanlara bakanlar 'Vay efendim, Obama öyle radikal bir başkan ki İsrail'le gerilimi göze alıyor. İki ülke birbirinden uzaklaşıyor. Ne olacak bu işin sonu?' diyorlar.
***
Ne olacağını söyleyeyim. Bir kere yukarıdaki yorumlar suyun yüzeyine bakarak yapılan yorumlar. İşin arka planı ve tarihsel boyutu bilinse yaşananların 'üç günlük hikaye' olduğu anlaşılacak. O nedenle gelin şu işin ABD'den ve İsrail'den görünen kısmına bakalım...
***
ABD'den görünen kısmı: Washington'a her gelen başkan ve dışişleri bakanı ile birlikte İsrail ile benzer krizler yaşanır. Hatta 1957 ve 75'te yaşananlar bu günkünden çok daha derindi. ABD yönetimi bunu biliyor. Ve büyük ihtimalle olanlara hazırlıklı.
***
İsrail tarafından görünen kısmı: İsrail ve lobileri genel olarak sağ eğilimli. O nedenle zaten ABD'de cumhuriyetçi hükümetlere destek veriyorlar. Şimdiki yönetim ise demokrat. Üstelik bu yönetim demokrat olmakla kalmıyor. Başkan'ın ön ismi Hüseyin, yani bir Müslüman ismi. Artı İslam dünyasına yakınlaşma çabasında olan bir başkan bu. Kısacası Obama İsrail için müthiş bir rahatsızlık nedeni.
***
Ama Obama İsrail'i rahatsız etse de Netanyahu onun önümüzdeki seçimlerde kaybedeceğinden emin. ABD yönetiminden korkmuyor. Ona 'topal ördek' gözüyle bakıyor. 'Günü kurtarma'ya eğilimli. O nedenle krizi derinleştirmek istemez.
***
Peki durum böyleyken kriz aşılacak mı?
Bu sorunun cevabı 'kesinlikle evet'. Yukarıda söylediğim gibi Netanyahu yapıcı bir yol izleyecek.
Keza Obama da öyle. Çünkü aşılmazsa Obama büyük sıkıntıya düşer. Bazılarının iddia ettiği gibi, Yahudi lobileri İsrail'i eleştirmiyorlar. Aksine Obama yönetimini eleştiriyorlar. ABD Başkanı onları karşısına alamaz. Çünkü popülaritesi her yerde düşüyor. Bir de Yahudi lobilerini kaybederse...
***
Kriz aşılır dedik ama bu nasıl olacak?
Netanyahu önümüzdeki günlerde ABD'deki en büyük Yahudi lobisi olan AIPEC toplantısı için Washington'a geliyor. Orada Hillary Clinton ile görüşecek. İş tatlıya bağlanacak.
Başka bir senaryo: İsrail'deki bazı kaynaklara göre ABD'nin İsrail'e karşı takındığı tavrın altında yatan neden başka: İsrail İran'ın nükleer faaliyetinden çok rahatsız. Bu nedenle ona saldırı planları yapıyor. Obama ise hem İran'ın faaliyetini durduramıyor hem de Ortadoğu'da karışıklık istemediği için İsrail'in İran'a saldırmasını önlemeye çalışıyor. Bu nedenle de ona Kudüs'teki yerleşimleri bahane ederek baskı yapıyor.
Geri dönme Pelin Batu!
Üniversiteden arkadaşımdır Pelin. Kısa süreliğine birlikte program yapmışlığımız da vardır. Onu en iyi tarif eden sözcük herhalde şeffaflıktır. İçi-dışı birdir Pelin'in. Komplekssiz ve olduğu gibi. Bir de çok duyarlıdır. Ezilene, ötekine, hayvanlara...
***
Tüm bu özellikler acımasız televizyon dünyasında onun ayağına dolaşıyor maalesef. Pelin vicdanı olan, evrensel düşünen herkesin söylemek istediklerini söylemeye çalışıyor ama üzülen taraf hep o oluyor.
***
Cumartesi akşamı da öyle oldu. Konuşturulmayınca masadan kalktı. Bence çok güzel hareketti. Ama geri dönmemeliydi. Murat Bardakçı'nın ikna kabiliyetinin sınırlarını bilemiyorum fakat şunu biliyorum: Hayatta arkana bakmayacaksın!
Kaan Sezyum
Bir şeylerin kıymetini bilmeyi, paylaşmayı ve sevgiyi hatırlamakta zorlanıyorsanız mutlaka Kaan Sezyum'un Radikal Cumartesi'deki 'Hayat ve Anlamı' başlıklı yazısını okuyun. Ağladığınız için bana kızsanız da buna değecek!