AKŞAM GAZETESİ | Ömer Güvenç | 2010-03-16
Gaziantep'in tatlısıyla, acısı meşhurdur. Gaziantep'e gelenler daha çok tatlıyı tercih ederler. Tatlı yemek isterler. Beşiktaş'ta o niyetle geldi. Ama 'Misafir umduğunu değil bulduğunu yer' misali acıyı yedi. Daha doğrusu acıyı yedirdiler.
Beşiktaş şampiyonluk yolunda üç puanı Gaziantep'te bıraktı. Bıraktı demek yerine bıraktırdılar demek daha doğru olur. Çünkü Gaziantepspor maçın birinci dakikasından, doksanıncı dakikasına kadar daha arzulu, hırslı olan taraftı ve sadece 'Bu maçı ne olursa olsun kazanacağım' havasındaydı.
Toplu hücum, toplu defans anlayışını sahaya mükemmel bir şekilde yansıttılar. Attıkları iki golde inanılmaz güzellikteydi. Tabii Beşiktaş defansı da özellikle birinci golde yaptığı hatalarla bu gollerin güzelliklerine, güzellik kattı.
Beşiktaş'ın karşılaşma boyunca girdiği gol pozisyonu üçü geçmez. Bobo, Holosko, Nobre, Yusuf ve Tello gibi güçlü hücum hattına sahip bir takımın gol pozisyonuna girmekte zorluk çekmesi Mustafa Denizli'nin oturup düşüneceği ve çözmesi gereken bir problem.
Geçen haftanın süperi Rodrigo Tabata da o performansından oldukça uzaktı. Siz bakmayın skorun 2-0 olduğuna, Gaziantepspor'un direkten dönen 2 şutu, Rüştü'nün inanılmaz dört kurtarışı olmasa Antep Beşiktaş'ı 5'lik, 6'lık yapardı.
Maçı özetlersek ev sahibi takım Beşiktaş'tan çok daha iyi oynayarak karşılaşmayı bileğinin hakkıyla kazandı. Tebrik etmek, alkışlamak gerekir. Olcan, Serdar Kurtuluş, Deumi ve Cesar Gaziantepspor'un en fazla gününde olan, yıldızlaşan isimleriydi.