AKŞAM GAZETESİ | Ömer Güvenç | 2010-03-16
Şampiyonluğun iki önemli adayı Beşiktaş-Galatasaray derbisinde az gol ama bol heyecan ve çok mücadele vardı. Beşiktaş özellikle ilk 45 dakikada bu sezonun en iyi futbolunun oynadı.
Toplu hücum toplu defans anlayışını mükemmel sahaya yansıttı.
Organize ataklarla adeta Galatasaray yarı sahasında, hatta ceza sahası içinde kamp kurdu.
Ama Beşiktaş’ın bir türlü çözemediği son pas ve son vuruş eksikliği dün de başroldeydi.
Eğer son paslar ve son vuruşlar çok değil biraz iyi olsa Beşiktaş ilk devreyi 2,3-0 önde bitirirdi.
Özellikle Nobre...
İkinci 45 dakikada oyun eşitlenir gibi oldu. Galatasaray daha çok oyuncuyla Beşiktaş kalesine geldi.
Herkes Beşiktaş’tan gol beklerken golü bulan Galatasaray oldu.
Arda’nın yeteneğine Sivok’un hataları da eklenince Galatasaray golü buldu.
Denizli golü bulmak için gol atabilecek bütün oyuncularını oyuna aldı. Nihat, Bobo ve Yusuf. Ama Beşiktaş’ı golü golcülerden değil, yenilen golde hata yapan Sivok’tan geldi. Sivok böylece bir nevi hatasını telafi etmiş oldu. Özetle zevkli ve heyecanlı bir karşılaşma izledik. Her iki takım futbolcularına da teşekkürler.
Sahanın içinde kırmızı gömlekli bir adam vardı. Fırat Aydınus. İşi hakemlik. İşte o kırmızı gömlekli adam işini dört dörtlük yaptı diyeceğim ama İbrahim Toraman’ın yaptığı penaltı mıydı, değil miydi kafamı kurcaladı. Aydınus ya göremedi ya da gördü, inanmadı. Leo Franco’nun çıkarttığı topta gol mü değil mi tartışmaları oldu. Bunun muhatabı kırmızı gömlekli adam değil yardımcısı Tarık Ongun’du. Günahı da sevabı da ona ait.