AKŞAM GAZETESİ | Ömer Güvenç | 2010-03-16
Avrupa kupalarında deplasmanda 3 tane yesen bile atacağın bir gol tur için seni umutlandırırken, üç gol atanı, üç gol atmasına rağmen strese sokar, tedirgin eder.
Fenerbahçe’nin ilk maçta attığı bir gol yenilmesine rağmen çok önemliydi.
Bu gibi skorlarda kendi evinde oynayan takım maçın başlama düdüğüyle beraber arkasını unutur bir an önce golü bulmak için hep beraber giderler.
Ve bu da oyun disiplinini ve defans anlayışını bir anda bitirir.
Fenerblahçe dün maça bu düşüncenin aksine kontrollü başladı. Sarı-Lacivertli takım topun kendilerinde kalması için devamlı pas yaptı. Bu strateji son derece akıllıcaydı.
Buna rağmen Lille yine de pozisyonlar buldu. Bir topu da direkten döndü. Bu direkten dönen top Fenerbahçe’nin şansıydı. Eğer o top gol olsa Fenerbahçe’nin hem morali, hem de oyun disiplini dibe vuracaktı.
Son haftalarda dökülen Fenerbahçe’nin defansı dün yine çok kötüydü. Fransız takımının gollük ataklarına kaleci Volkan başarıyla karşılık verdi.
Gökhan Gönül sağ bek oynarken ileri çıktığında çok iyi işler yapan oyuncu. Ben de “Bu çocuk kesinlikle sağbek değil, sağbekin önünde oynamalı. Burada çok daha faydalı olur” derdim. Yanılmışım...
Gökhan iki maçtır önde oynuyor. Ama arkada oynadığı maçları aratıyor.
Hem de mumla..
Orta sahada Cristian’ın yerine oynayan Selçuk ile Vederson vasatı bile yakalayamadılar. Emre Fenerbahçe’nin en çalışkan gayretli, hırslı ve yürekten oynayan futbolcusuydu. Fener’i umutlandıran gol de ondan geldi. Alex’i sadece duran topları kullanırken görebildim. Ne hücumda ne defansta ne de orta sahada Fenerbahçe iyi oynamadı.
Fenerbahçe dün maça Ama 11 kişi başladı. Sonradan oyuna giren iki kişiyle beraber etti 13... Ama bu 13 futbolcudan sadece Volkan’ın elleri ve Emre’nin yüreği ön palana çıktı. Bunlar da turu getirmedi.