AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2010-03-16
Bursaspor'un kendi sahasında ve muhteşem seyircisi önündeki maçlarda büyük avantajlar sağladığını biliyoruz. Bursaspor seyircisi, takımını her zaman galibiyete itmiştir. Önemli olan yeşil-beyazlı formaları giyen futbolcuların bunu iyi değerlendirerek yüreklerini ortaya koymalarıdır. İşte şimdi Ertuğrul Sağlam yönetiminde hem iyi futbol oynamak isteyen hem de mücadele eden ve gol peşinde koşan bir Bursaspor var. Yalnız Ertuğrul Sağlam'ı değil, sahadaki tüm futbolcuları alkışlamak lazım.
Ivankov, kalede güven veren bir isim. Dün onu dikkatle izledim, defanstaki arkadaşlarıyla sık sık konuşması çok iyi. Kendine de çok güveni var... Ali Tandoğan, Bursaspor'a transfer olurken kendisine rastladım; 'İyi şanslar Ali' dedim.
'Turgay Ağabey, şansımı Bursa'da deneyeceğim ve göreceksin çok iyi olacağım' demişti. Dediklerini de yapıyor, helal olsun... Dün de Bursa defansının en iyi oyuncusuydu. Aferin Ali sana...
Gelelim defansın göbeğinde oynayan Ömer ve İbrahim'e.. Onlar da çok güven veriyorlar.. Rakibe yakından pres yapıp, ileriye de gitmiyorlar. Kasımpaşa'nın uzun toplar atıp arkalarına dolaşmalarını hiç istemedikleri belli. Buna hiç müsaade etmediler. Kasımpaşa'nın iyi futbol oynadığını söylerdik, ayağa pas oynar, derdik. Ama dün Kasımpaşa yoktu sahada. Bir de üstelik Koray'ın yaptığı geri pası Sercan'a kaptırması ve Bursa'nın ikinci golü atması maçın kırılma noktasıydı.
Bursa ikinci yarı defans ağırlıklı futbolu tercih etti. Kasımpaşa'nın Cenk'le, Şahin'le ve Yekta ile kendi ceza alanı üzerinde verkaç yapmalarına müsaade etmediler. Dün akşam Kasımpaşa takımının bu kadar pas hatası yaptığını görmedim. Aksine Bursaspor da çok akıllı oynadı. Hatta son dakikalarda Turgay ve Ergic'le yüzde yüz iki gol kaçırdılar. Uzak demeden, soğuk demeden takımını yalnız bırakmayan Bursa taraftarını da yürekten alkışlarım..