Son zamanlarda hayli duygusallaÅŸtım. Gözüm pek kolay doluveriyor. ÇocukluÄŸumdan bu yana bilirim ki bu pek hoÅŸ bir gösterge deÄŸildir.
Çünkü ben çocukken bir Nuri Bey amcamız vardı. Hayli yaÅŸlıydı, ileri yaÅŸlarında ona bir haller olduydu. Acıklı bir hikâye duyduÄŸu an aÄŸlayıveriyordu. Ben de çocuk acımasızlığı içinde onun bu zayıfığını kullanırdım.
Ona sadece ‘bir çocuk vardı, annesi öldü ve çocuk öksüz kaldı’ demem yetip artıyordu hüngür hüngür aÄŸlamasına.
Koskoca adamı bir cümleyle aÄŸlatabilmek benim de çok hoÅŸuma gidiyordu. Empati duygumun sıfır olduÄŸu bir yaÅŸtaydım, diyelim ki Nuri Bey amca birçok insanla masaya oturdu deÄŸil mi? Havadan sudan konuÅŸuyorlar. Ben durup dururken sanki ortaya anlatıyormuÅŸ gibi baÅŸlardım konuÅŸmaya, ‘bir çocuk vardı, annesi öldü ve çocuk öksüz kaldı’ derdim ve biraz önce normal konuÅŸmaların geldiÄŸi yerdeki adamın omuzlarını oynata oynata derinden hissederek aÄŸladığını görürdüm.
Galiba çocukken yaptıklarımın bedelini ödemeye baÅŸladım. Galiba ben de artık bunamaya baÅŸladım çünkü inanılmaz derecede duygusal olmaya baÅŸladım. ÖrneÄŸin oÄŸlumu cuma günleri almaya gittiÄŸimde, okulda bayrak töreni bahçede olduÄŸunda, İstiklal Marşı’ndan sonra okul marşı okunduÄŸunda daima gözlerim doluyor. Kendimi tutmasam hıçkırarak aÄŸlayacağım. Bir keresinde okul marşımız çalınmaya baÅŸlayınca ben de çocuklara katılayım dedim ve 50 yıldır unutmadığım marşımızı onlarla söylemeye giriÅŸtim ancak daha ilk kelimede rezil oldum. TED Ankara Koleji Marşı ‘bozkırda yeÅŸil bir yuva, bilgi yuvası’ diye baÅŸlardı. Ben tam var gücümle bozkırda diye bağırdığım an bütün çocuklar Beykoz’da dediler. Hani sesin yüksek olduÄŸu bir salonda yüksek sesle terbiyesiz bir lafı karşıdakine söylemeye çalışan bir adam, salondaki diÄŸer insanlar aniden sustuklarında ne hissediyorsa ben de aynen onu hissetim. Artık marşımızı yüksek sesle söylemiyorum sadece içim titriyor ve yıllar öncesine ait anılarla gelen duyguları da kimseye çaktırmadan yaşıyorum.
Tamam bu duygusallık normal diyorsanız baÅŸka durumlarda da gözlerim doluyor.
Geçen gün internet ortmında beni çok çok duygulandıran ve içimi buran bir kısa metrajlı film seyrettim. Bugün bunu sizinle paylaÅŸmak istiyorum.
BABA OLMAK: KISA METRAJLI BİR FİLM
İzlediÄŸim filmin başında yaÅŸlı baba ile genç oÄŸlu bir bahçede yan yana iskemlede oturuyorlar.
YaÅŸlı baba dala konmuÅŸ bir kuÅŸu iÅŸaret edip oÄŸluna ‘Bu ne?’ diye soruyor, genç adam gazetesini okumayı canı sıkılmış bir ÅŸekilde bırakıp onun bir saka kuÅŸu olduÄŸunu anlatıyor.
YaÅŸlı adam beÅŸ dakika sonra yine aynı kuÅŸu baÅŸka bir daldayken iÅŸaret edip yine oÄŸluna ‘Bu ne?’ diyor.
Genç adam bu kez biraz öfkeli bir ÅŸekilde gazetesini bırakıp yine öfkeli bir sesle babasına saka kuÅŸu diye söyleniyor.
Üçüncü kez aynı soru gelince genç adam bu sefer sinirden patlayıveriyor, ‘Kaç defa söyleyeceÄŸim sana neden anlamıyorsun o bir saka kuÅŸu’ diye bağırıyor.
YaÅŸlı adam bir süre dalgın biçime oturuyor sonra ayaÄŸa kalkıyor ve eve doÄŸru yavaÅŸ adımlarla gitmeye baÅŸlıyor. OÄŸlu arkasından ‘Nereye gidiyorsun ÅŸimdi de?’ diye sesleniyor ama baba onu dinlemiyor ve evine giriyor.
Bir süre sonra elinde küçük bir defter ile çıkıp geliyor. OÄŸlunun yanına oturuyor ve defterde bir sayfayı arayıp buluyor. Defteri oÄŸluna uzatıyor ve sadece ‘Oku’ diyor. Genç adam artık sabırsızlandığını ve sinirlendiÄŸini belli eden hareketler yapınca baba yine ‘Sadece oku’ diyor.
Genç adam sonunda bakıyor ki okumazsa bu iÅŸten kutuluÅŸu olmayacak, yüksek sesle okumaya baÅŸlıyor.
“Sevgili hatıra defterim,
Bugün çok mutluyum. Bugün oÄŸlum üç yaşına bastı. Onunla evimizin bahçesinde uzun süre yan yana oturduk. OÄŸlum bahçede bir kuÅŸu göstererek ‘Baba bu ne?’ diye sordu. Ona uzun uzun anlattım ama buna raÄŸmen aynı soruyu en az kırk kez tekrarladı. Ve ben hiç bıkmadan, hiç sıkılmadan ona her defasında cevap verdim. Bu güzel bir gün ve çok mutluyum.”
Genç adam kendisi üç yaşına girdiÄŸi gün babasının hatıra defterine düÅŸtüÄŸü notu okumayı bitirince birden dağılıyor ve yaptığının babasını nasıl da derinen yaralayabileceÄŸini fark ediyor ve kalkıp ona sarılıyor.
Birkaç kez seyrettim bu kısa filmi ve her defasında ben de sonunda dağılıyorum. İçimdeki babalık duygularını coÅŸturuyor bu film ve elimde olmadan aÄŸlıyorum.
Dedim ya son zamanlarda çok duygusallaÅŸtım ve kolay aÄŸlamaya baÅŸladım.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.