AKŞAM GAZETESİ | SIYASET | 19 MART 2010, CUMA

İnsani mesele başka siyasi konu başka

Başbakan Erdoğan'ın Londra'daki '100 bin kaçak Ermeni'yi idare ediyoruz' şeklindeki sözlerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Gül: Düşmanlık yapmadığımızı göstermek açısından söylediği kanaatindeyim. Kaldı ki kendisinin insani konulara hassasiyetini ve ilgisini biliyorum.
Türk halkında yabancı düşmanlığı ve ırkçılık yoktur

Kamerun ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ni kapsayan üç günlük Afrika ziyaretini tamamlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dönüş yolunda önemli açıklamalarda bulundu. Aralarında AKŞAM Gazetesi
Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya'nın da bulunduğu gazetecilere gündemi değerlendiren Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Londra'da yaptığı 'Ülkemizde bulunan 100 bin kaçak Ermeni'yi sınır dışı ederiz' sözlerinden ABD'de kabul edilen soykırım tasarısına, AB üyelik sürecinden, demokratik açılım ve nevruza kadar pekçok konuda net mesajlar verdi.

SAYILARI 100 BİNİ BULMAZ
l ÖNYARGI YOK:
Sayın Başbakan'ın, o sözleri, Türkiye'nin yaptığı pozitif bir şeyin ortaya çıkması, kin gütmediğimizi, düşmanlık yapmadığımızı göstermek açısından söylediği kanaatindeyim. 'Türkiye'de bu bile oluyor' diye bunu öne çıkartan, önyargısı olmadığını ortaya koyan açıklamalar. Ayrıca sayının 100 bin olmadığını düşünüyorum. Bu kişiler Türkiye'de çalışıyor, kazançlarını elde ediyor, ailelerine yardım ediyorlar. İnsani meselelerle siyasi konuları ayırt etmek lazım. Kaldı ki kendisinin insani konulara hassasiyetini ve ilgisini biliyorum. Bazen ifadeler farklı anlaşılabilir. Türk halkında yabancı düşmanlığı ve ırkçılık yoktur. Biz hep söylüyoruz. ABD ayrı, diaspora ayrı, Kafkasya'nın sorunları ayrı.

STATÜKONUN FAYDASI YOK
l KAFKASYA: Kafkasya İşbirliği Platformu'nu takip etmek gerekli. Statüko kimsenin çıkarına değildir. O yüzden 'sessiz çalışmak lazım' dedim. Minsk Grubu'nun çalışmaları görünür hale geldi. Onlarca senedir ilk kez başkanlar konuyu üst seviyeye taşıdılar. Kafkasya'da sorunların çözümünde Medvedev, teşvik edici, ısrar edici bir rol oynuyor. Bu çok önemli.

OBAMA'YLA KONUŞMAM
l SOYKIRIM İDDİASI:
ABD Başkanı Obama ile 'soykırım tasarısı'nın Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komisyonu'nda kabul edilmesinin ardından bir kez konuştuk. Bundan sonra daha konuşmam. Çok detaylı anlattık, biliyorlar. Bu konuda söyleyeceğimizi söyledik. Yapacağımızı yaptık. Bundan sonrası onlara kalmış bir şey.

l KUDÜS: Amerika ile İsrail'in arasını bulmak gerek. İsrail'in Kudüs'te takip
ettiği politika, herkesi çok rahatsız ediyor. Gelişmeler, ABD gibi yeri geldiğinde İsrail için her şeyi veto eden bir ülkeyi bile rahatsız edecek duruma geldiyse üzerinde düşünmek lazım.

AÇILIM HEYECANI SÜRÜYOR
l DEMOKRATİK AÇILIM:
Türkiye bütün bu meselelerini halledecek olgunluğa ulaştı. Çözüm usulü bazen zaman alıyor. Bunlar zor, ayak bağı meseleler. Türkiye artık kendini Avrupa ile mukayese ediyor. Türkiye'nin orta gelirli ülkeler barajına takılmayıp, başka bir aşamaya  geçmesi lazım. Bunun yolu demokratikleşmeden geçer. Heyecan kaybolmuş değil. Türkiye'nin özgürlükler ve demokratikleşme standartlarını yükselteceğine inanıyorum.

l NEVRUZ: Bakın nevruzla ilgili ilk kez tebrik mesajları yolladık. Bugüne kadar nevruzu kutlayan ülkeler bize yollardı.

AB'yi tedirgin etmemek için ağırdan alıyoruz
l TAM ÜYELİK: AB ile ilgili belli dönemler vardır. Bu noktalarda daha hareketli oluyor gelişmeler. Biri 2004 yılıydı. Tam üyelik müzakereleri için tarih tespiti yapılacaktı. Ondan önce Kopenhag Zirvesi çok önemliydi. Türkiye için randevu verilmesi gündemdeydi. O tarih çıkmadı. Orada, 'mümkün olan en kısa sürede' diye karar çıktı. 2005'te 'müzakerelere başlanılması' kararı çıktı. Çok önemliydi. Ondan sonra rutine girdi. Şimdi yeni fasılların açılması sürecindeyiz. Siyaseten Türkiye'ye engel çıkartan ülkeler olduğu gibi çok hızlı gitmemizden rahatsız olup endişe edenler de oldu. AB'yi tedirgin etmemek için ağırdan aldığımız da doğru. Mecliste de söyledim. Biz kendi üstümüze düşeni yapacağız. Onlar fasılları açar açmaz ayrı konu. Kendi standartlarımızı yükselteceğiz .O standartları yakalayınca fasılları açıp kapamak beş dakikalık iş. Türkiye'nin cazibesi, AB'nin siyasetini değiştirecektir. 

AFRİKA'DA İÇ SAVAŞ TEHDİDİ
l SORUNLU BÖLGE:
Afrika'daki en büyük sorun iç çatışmalardır. Bu durum Afrika'nın kaynaklarını bitiriyor. Sudan'da 2011'de referandum var. Güney ve Kuzey diye bölünme ihtimali yüksek. Sonrasında iç çatışma endişesi var. Bu ayrılma, Batı tarafından da destekleniyor göründüğü kadarıyla. Afrika'nın büyük ülkeleri de komşu ülkeleri de endişeli kendilerine sıçramasından. Sonuçta çatışma yayılabilir, kendi ülkelerine göç olabilir. Hastalık çok. İçme suyu sorunu had safhada. Türkiye'den gelmiş su çıkartan insanlar gördük. Şu ana kadar 27 köyde su çıkarmışlar. Hüdai Vakfı diye bir vakıfmış. 'Yeryüzü Doktorları' diye bir doktor grubu var. Türkiye merkezli. 1.5 milyon sterlin yardım yapmışlar, sağlık taramaları yapmışlar. Türkiye'ye sempati daha da arttı.

l ZEYNEP BEBEK: Cumhurbaşkanı Gül, gazetecilerin 'Torun görmek için uçağı İstanbul'a indirirsiniz zannetmiştik' sözlerine ise şu yanıtı verdi: Devlet işi aksamıyor. Yarın devlet günümüz var. Dışarıdan konuklarımız var.