Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Defile notları

Bende dipsomani var. Kelimeden anlaşılabileceÄŸi üzere bu bir iÅŸi dibine kadar yapmak zorunluluÄŸu/çılgınlığıdır. Bu çılgınlığn bende olduÄŸunu bildiÄŸimden kolay vazgeçemeyeceÄŸim hiçbir iÅŸe üzerinde çok düÅŸünmeden baÅŸlamam. Çünkü bir kez baÅŸladım mı duramayabilirim. Bunun tek istisnası sekstir. Huyum nedeniyle 'Ben çapkınlık yapmam' dediÄŸim zaman insanlar bunun  bir ahlaki tavır olduÄŸunu sanıyorlar. Ama deÄŸil, sadece dipsomanim nedeniyle bir defa çapkınlığa baÅŸladığım takdirde katiyen duramayacağımı bildiÄŸimdendir. Bazen bu hastalığım iÅŸe de yarayabiliyor, babam çok eskiden elime bir kitap verdi ve sonunda bütün kitapları okumak gibi absürd bir iÅŸe giriÅŸtim, Paris'te hayatımda ilk kez bir defile izledim, ÅŸimdi de defile görmeden yaÅŸayamıyorum. Hangi kanalda defile bulursam, onu mutlaka dikkatle izliyorum. Hüseyin ÇaÄŸlayan'ın defilesinde öyle çok not aldım ki gören beni dünyanın en önemli moda eleÅŸtirmeni falan sanabilirdi. Defilelerde not almak adetim halen devam ediyor, odamdaki televizyonda bir defile izliyorsam masama oturup harıl harıl notlar alıyorum. Bütün bu süreci olaÄŸanüstü trajik yapan boyut, benim aynı zamanda modadan zerre kadar bir ÅŸey anlamıyor oluÅŸumdur. Hiçbir ÅŸey anlamadığım, hiçbir anlam veremediÄŸim bir ÅŸeyi hiç durmadan seyrediyor ve durmadan notlar alıyorum ve bunun ne zaman nasıl duracağı da belirsiz.
Bugün Hüseyin ÇaÄŸlayan defilesinde baÅŸlayan, sonra artarak süren defile notları  almak yeni huyumun bazı sonuçlarını sizinle paylaÅŸacağım. İşte defilelerden notlarım:

- Anladığım kadarıyla moda dünyasında gündelik olanı, sıradan olanı modaya hakim kılmak gibi bir uÄŸraÅŸ var. Modacılar bir tür hayal dünyasında yaÅŸadıklarından gündelik ve sıradan olan onlara çok ilginç geliyor olabilir ama bizler gibi gündelik olandan,  sıradan olandan bıkmış ve hatta tiksinmiÅŸ insanlar açısından bir de defilede bunları karşımızda görmek bizi bunaltabiliyor. Bunu anlamak çok mu zor yani. Zor ise defileleri bundan böyle sadece diÄŸer tasarımcılar ve moda yazarları izlesin olsun bitsin.
ÇaÄŸlayan'ın defilesi baÅŸlamadan önce salona trafiÄŸi sıkışmış bir caddeden yükselebilecek  sesler efekt olarak verildi. Ben 'Ne oluyor deprem mi var?' diye paniklediÄŸimde bana seslerin gündelik olanı vurgulayacağı, bunun iÅŸaretinin verildiÄŸi söylendi. Benim anlamadığım ÅŸu; gündelik olandan hoÅŸlanacak olsam defilenin yapıldığı salonun dışında durup caddeyi seyrederdim. Hem orada trafik sesleri çok daha gerçekçi olurdu. Benim gibi sıradan insanlar defilelerde hayal etmek, fanteziler kurmak ve gündelikten mümkün olduÄŸunca kaçmak istiyoruz. 

- Modacılarda bu ilk maddede  açıkladığım eÄŸilim mankenlerine giydirdikleri kıyafetlere de yansıyor. Podyumdaki bir mankende soket çorap ve terlik olur mu Allah aÅŸkına. Sabah yatakta kalktığında belki olur ama o da sadece belki. Daha sonra böyle ÅŸeyleri onun üstünde görmek pek mümkün olmaz. Orijinallik olsun diye yapılıyorsa bu, o zaman  ben en orijinalini yaparım. Ev temizliÄŸi yapmakta olan bir kadının evine habersiz girip manken yerine onu seyrederim. Ama mankenler daha güzel olurlar diyorsanız üçüncü maddeye geçelim hemen.

- Artık mankenler güzel deÄŸiller. Bence poposu olmayan bir kadın katiyen güzel olamaz. Bırakın güzel olmayı, kadın bile olamaz. Bu zayıflama takıntısı mankenlerin fiziÄŸini gerçekten mahvediyor. Ben bugüne kadar güzel bulduÄŸum manken bacağı pek hatırlamıyorum. Çünkü bacakları çok ince oluyor. Pantolonlu bir kıyafetle podyumda geçen bir mankene arkadan baktığımda onun vücut çizgilerini seçemiyorsam o defileyi de mankeni de defterden hemen silerim ben. Çırpı gibi bir kıza üstüne üstlük soket çorap ve terlik giydirip podyuma orijinalite olsun diye sürerseniz, bizim onu görünce sokaÄŸa hemen kaçıp o modacılar tarafından nedense çok arzulanan gerçek yaÅŸama bir an önce dahil olup belki orada bir güzel kadın görmek ÅŸansımı artırmaya çalışırım.

- Galiba ünlü tasarımcıların çoÄŸunluÄŸu eÅŸcinsel olduklarından mankende seksüel çekicilik defilelerde artık tamamen gündemden çıkmış durumda. EÄŸer bu yorum doÄŸruysa, benim gibi insanlar biraz seksüel çekiciliÄŸi olan mankenler görmek isterse galiba bundan sonra erkek kıyafetlerinin sergilendiÄŸi defileleri seyeretmek zorunda kalacaklar. Vallahi isteyen kızsın bana. Bu ihtimal beni fazla heyecanlandırmıyor, eÅŸcinsel olmak gayretimi bugüne kadar gerçekleÅŸtiremedim ne yazık ki.

- Defilelere fazla giyinerek gitmemek gerekiyor. Bunu artık acı biçimde ve terleyerek anlamış bulunuyorum. Podyumlar ve yandaki koltuklar mankenleri ve önemli seyirci kadınları sıcak tutmak için ısındırılıyor galiba. Onlar ısınsın da benim gibi önemsiz ÅŸahsiyetler de arada harcanıp terleyebiliyor bu gibi durumlarda.  

- Defilelere seyirci olarak gelen kadınlar daima kural olarak podyuma çıkan mankenlerden daha güzel oluyorlar.

- Bir manken sevgili bulmayı hayatının ideali haline getiren ve bu uÄŸurda cinayet bile iÅŸleyebilecek kadar azmış-kızışmış eblehler kimlerdir Allah aÅŸkına?

Sevdiğim kıyafetler
Yazarken notlarıma bakıyorum, ÇaÄŸlayan'ın defilesinde özellikle iki kıyafeti çok sevmiÅŸim. Bir panço kıyafet vardı o çok hoÅŸtu, bir de fetiÅŸistik çaÄŸrışımlar yapan, mankenin tüm yüzünün kafasının kapandığı bir kıyafet vardı. Kadının nasıl gördüÄŸünü anlmamakla birlikte bu kıyafet de çok hoÅŸuma gitti. En azından bu ilginçti ve bana seksi de geldi. Bunu okuyunca tasarımcılar ÅŸimdi bana kızacak, 'Haddini bilmez adama bak bir kadını seksi buluyor ne kadar da tekdüze ve banal' falan diyecekler.

ARTIK KENDİME YAZAR DA DEMİYORUM
Zor ÅŸartlar altında çalışan muhabirler kendilerine gazeteci diyorlarsa, köÅŸe yazarlarının kendilerine gazeteci demeleri ayıptır tartışmasını internet ortamında okudum ve bu görüÅŸe katılıyorum.
İşte ben bu yüzden hayli zaman önce kendime gazeteci demekten vazgeçip yazı ÅŸovmeni olduÄŸumu söylemiÅŸtim. Yazı ÅŸovmeni olarak adlandırılmak beni mutlu eder ve böylece gerçek gazetecilerin hakkı da yenmemiÅŸ olur. Bir de son zamanlarda ayrıca kendime yazar yerine 'yazıcı' demeye de baÅŸladım. 20 yıl boyunca tek bir gün bile durmadan yazı yazan bir insan, olsa olsa yazıcı olabilir. Oysa yazarlık tamamen farklı bir kavramdır.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3